BDP İl binasında tüm tahliye edilen tutsaklar adına, Bayram Altun, Kamuran Yüksek Ve Gülcihan Şimşek ortak açıklama yaptı. Açıklama metnini Gülcihan Şimşek okudu. Rehin alma politikasıyla her ne kadar Kürt siyasi hareketinin tasfiye edilmesi amaçlanmışsa da halkın görkemli direnişinin devlet-iktidar politikalarını boşa çıkardığını kaydeden Şimşek, 2014 yerel seçimlerinde de buna en güzel cevabın verildiğini belirtti. Operasyonun bir diğer amacının Demokratik Özgür Kadın Hareketi'nin tasfiyesi olduğunun altını çizen Şimşek, sözlerini şöyle sürdürdü: "Türkiye’de kendi kimliğinden, kültüründen, değerlerinden vazgeçtiğin oranda her şey olabilirsin. Ama Kürt ve kadın kimliğinde ısrar edersen, ancak şüpheli, sanık ve mahkum olabilirsin. Bu darbe de bunu esas almış, binyıllardır köleleştirilen kadın kimliğine karşı çıkan, özgürlük ve eşitlik mücadelesi veren Kürt kadınlarını öncelikli hedef olarak görmüştür. Bu operasyonlarla tarihsel eve kapatılma esasını zindana kapatmaya dönüştürmüştür. En doğal demokratik mücadele kanıt ve araçlarımızı birer suç argümanı olarak karşımıza çıkarmış, eril zihniyetin tüm yöntemleriyle Kürt kadınlarının yıldırılması amaçlanmıştır. Ancak kadınlar bu operasyonlarla Demokratik Özgür Kadın Hareketi’ni kitlesel olduğu kadar niteliksel olarak da büyütmeye devam etmiştir. Buna en çarpıcı örnek 2014 seçimlerinde BDP'nin Eşbaşkanlık sistemidir."


Saygı ve minnet

Devletin Kürt halkına uyguladığı siyasi soykırım operasyonlarını protesto etmek ve barış sürecine destek vermek için başta gençlik olmak üzere halkın gösterdiği direnişi saygı ve minnetle andıklarını belirten Gülcihan Şimşek, demokratik hakkını kullanarak bu eylemlerde yer alan yüzlerce gencin tutuklanarak haksız ve hukuksuz bir şekilde onlarca yıl cezalara çarptırıldıkları ve Türkiye'nin en ücra köşelerine sürgün edildiğini ifade etti.


Hasta tutsaklar

Gülcihan Şimşek, cezaevlerinde bulunan yüzlerce ağır hasta siyasi tutsağın tedavi edilmediği ve adeta ölüme terk edildiğini belirterek, cezaevinde yaşamını yitiren hasta tutsak Aram Akyüz’ü andı. Hasta tutsakların bilinçli bir politika ile ölüme terkedildiğine dikkat çeken Şimşek açıklamasının sonunda dava boyunca kendilerini yalnız bırakmayan avukatlara da teşekkür etti.


Ne lütuftur ne de yeterli

Tahliye edilmelerinin ne iktidarın bir lütfu ve sorunlara çözüm getirmesi, ne de zindanların boşaltılarak siyasi tutsakların özgürlüğüne kavuşması anlamına geldiğini belirten Şimşek sözlerini şöyle noktaladı: "Başta İmralı Cezaevi'nde olan Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan olmak üzere hasta ve yirmi yılı aşkındır cezaevinde olan siyasi tutsaklar özgürleşmeden bir demokratikleşme ve barıştan bahsedilmeyeceğini vurgulamak istiyoruz. Özetle; bu geçen beş yılda barış ve demokrasi mücadelesini yürütme kararlılığımızı daha da pekiştirdik. Halkımızın fedakârca direnişi, Rojava Devrimi gibi örneklerde de mücadelemizin ne kadar güçlü ve haklı olduğu kanıtlanmıştır. Bu nedenle Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan'ın ve halkımızın özgürlüğü için demokrasi mücadelemize daha güçlü bir şekilde katılacağımızı belirtiyor, Demokratik Özerklik, Demokratik Ulus inşası ve Kadın Özgürlük Mücadelesinin aktif ve kararlı yürütücüsü olacağımızı belirtiyoruz." 


ANF/AMED