Kobanê Kürtlerin birliğinin güçlenmesinde çok büyük bir rol oynayacak. Kobanê'nin Kuzey Kürdistan'a açılan kapısına, yani Pirsus'a (Suruç) yaptığım kısa yolculuk bunu gözler önüne seriyordu. Şu ana kadar belki aynı kulvarda yürümeyen Kürtleri, Kürtlerin dostlarını, Kobanê'deki direniş bir araya getirdi.
Sınırdaki nöbet herkesi biraz daha birbirine yaklaştırdı. Aynı kaygı, aynı heyecan, aynı üzüntü ve aynı özlemdi Kobanê...
Kobanê'nin düşmemesi için verilen mücadele ulusal birliğin temel taşlarını dizmiş durumda. Kobanê Türkiye, Kürdistan, Avrupa ve dünyanın her tarafında Kürt ve Kürt dostlarının serhildanı oldu.
DAİŞ çetelerinin hiçbir ahlak, hukuk tanımayan pervasız saldırıları 40. güne yaklaşsa da sınırda tanık olduğum nöbet, Kürt halkının özgürlük davasına ne kadar tutkulu olduğunu gösteriyor. Biz gazetecileri gören insanlar bir anda soru yağmuruna tutuyor. "Ne oldu, durumlar nasıl", "Bugün bir gelişme var mı?"
Gazeteciler de öğrendikleri gelişmeleri onlarla paylaşıyor.
Türkiye ve Kürdistan'ın hemen hemen her yerinden gelen nöbet eylemcileri, bir yandan bir an önce Kobanê'nin özgürlüğünü beklerken, bir yandan da DAİŞ çetelerinin sınırdan geçmesini engellemeye çalışıyor. Bu anlamıyla Kobanê'nin gözü ve kulağı oluyorlar.
***
Ve çocuklar... Küçük dünyalarında yeni yeni anlam vermeye çalıştıkları yaşamlarına savaş gibi korkunç bir gerçeklik damga vuruyor.
Pirsus'ta 45 ila 50 bin oldukları söylenen Kobanêliler için kış, büyük bir kaygı yaratıyor. Suruç Belediyesi gelenlerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor. Ama kışın nasıl geçirileceği, önemli bir sorun olarak ortada duruyor. İnşaat halindeki evlere yerleştirilen aileler, çocuklarının geleceğinden endişeli. Belediye, imkanlarını seferber ederek ihtiyaçları karşılamaya çalışıyor; ancak kaymakamlık çalışmalara büyük engeller çıkarıyor. Bu oldukça düşündürücü bir durum.
Belediye tarafından yapılan 4 bin kişilik Arîn Mîrkan Çadır Kenti'nin elektriği kaymakam ve valilik engeline takıldı. Yine Avesta Düğün Salonu'nda bulunan 800 kişi ve çevredeki evlerde kalan 1200 kişiye belediyenin sabah sunduğu çorba, kaymakamlık engeline takılıyor. Bunlara şahit olduğumuzda devlet yetkililerinin "200 bin kişiye kucak açtık" söyleminin kocaman bir yalandan ibaret olduğunu bütün çıplaklığı ile görebiliyoruz.
Aldığımız bilgilere göre devlet kurumları Pirsus'ta sadece 1200 kişiye yardım dağıtıyor, bu yardımlar da son zamanlarda mülteci kimliği olanlara veriliyor.
Kimliği olmayanlara hizmet yine belediye tarafından sağlanıyor. Belediye bünyesinde oluşturulan, parasız hizmet veren üç eczane bulunuyor. Bu eczanelere başvuran kimliksizlere Van, Amed ve Kobanê'den gelen gönüllü hemşire ve eczacılar hizmet veriyor.
Pirsus'ta olduğumuz sürede devletin dağıttığı adaletsizlik bütün bunlarla sınırlı değildi. Rehine olarak tuttuğu 264 kişiden 64'ünü apar topar gece tekrar Kobanê'ye gönderme, tam anlamıyla insan hakları ve mülteci yasalarının ihlaliydi. Mermi ve bomba seslerinin bir an bile durmadığı bir alana insanları sınırdışı etmek hangi nefretin yansımasıydı?
***
Kelle kesmenin yarattığı korkuyla her şeyi elde edeceğini düşünen bir güruh ile ortaya koyduğu direniş ile bugün dünyanın sempatisini üzerine çeken YPG/YPJ'nin göğüs göğüse savaşına çok da uzak bir yerde değiliz. Dört gözle yeni gelişmeleri izlerken, bir yandan fırsat buldukça da Pirsus'ta sınır köylerini geziyoruz. Kobanê'den gelenler başta Pirsus merkez olmak üzere ilçenin köylerine, boş alanlarına yerleştirilmiş durumda.
Manzara ile karşılaştıkça ilk akla gelen, "Ne yer ne içerler" sorusu oluyor. Türk medyası öyle uzaklarda durup, "Devletimiz bakıyor" dese de durum hiç de öyle değil. Kobanêlilere yardım elini uzatan, onların sorunlarını sorunu olarak gören ve bir parça ekmeğini onlarla paylaşan, kardeşi Pirsus halkıdır. Her türlü hizmet, oluşturulan komitelerle yürütülüyor. Çadır kentlerin oluşturulduğu bölgelerde olası hastalıklara karşı sağlık ve temizlik komiteleri sorumluluk üstleniyor. 
Tüm boş evler, dükkanlar ve boş alanlar Kobanê'den gelenlere tahsis edilmiş. İşyeri sahipleri ile yaptığım görüşmede, Kobanê'den gelenlerin çok fazla sorunları olmasına rağmen günlük yaşamda verdikleri hiçbir sıkıntının olmadığı, Pirsus halkı tarafından mümkün olduğunca ihtiyaçlarının karşılandığı dile getirildi.
 Pirsus sadece Kobanê'den gelen kardeşlerinin sorunlarıyla ilgilenmiyor, nöbet için Kürdistan ve Türkiye'nin birçok kentinden gelenlere de kucak açıyor.
Yeni bir gün, yeni bir gece, yeni bir nöbet...
Büyük bir patlamada bir anda bütün dikkatler, kaygılar Kobanê'ye çevriliyor. Farklı silah seslerine göre yorumlar yapılıyor. Daha da önemlisi, çocuklarının zaferine kilitlenen son derece bilinçli bir topluluk var Pirsus sınırında.