
YPS Genel Koordinasyonu, Saray çetelerinin operasyonlarında ve bütün girişimlerinde sonuçsuz kaldığını belirterek, Kürdistan halkının direnişçi birliklerinin büyük bir performans örneği göstererek haksızlığın, sömürünün, zulmün, katliamın kol gezdiği Kürdistan sokaklarında kendine yakışır bir düzeyde örgütlü mücadelesini yürütmekte olduğunu belirtti.
AKP yönetimindeki Türk devletinin saldırıları Nusaybin ve Gever’de 17’nci, Şırnak’ta ise 16’ncı gününe girdi.
NUSAYBİN
Mardin’in Nusaybin ilçesinde devlet güçlerinin soykırım saldırılarına karşı halkın direnişi 17. gününe girdi. Dün sabahın ilk ışıklarıyla beraber çatışmalar önceki günlere göre daha da şiddetlendi. Kışla ve Zeynelabidin, toplarla aralıksız dövüldü. Qamislo-Nusaybin sınır hattına konuşlandırılan tanklardan da direniş mahalleleri havan topu ve obüslerle dövüldü. Saldırı nedeniyle birçok ev kullanılmaz hale gelirken, mahallelerden yoğun dumanlar yükseldi.
Hep direniş kalesi oldu
Diğer adıyla Nisêbîna Rengîn, Kürdistan’da “direniş kalesi” denilince akla ilk gelen yerlerden biri. İpek Yolu üzerinde kurulan şehir, aynı zamanda tarihi ve ekonomik olarak Mezopotamya’nın önemli merkezlerinden. 24 Temmuz 1923’te imzalanan Lozan Antlaşması’nda cetvelle çizilen sınırlarla ikiye ayrılan Nusaybin, Rojava’nın Qamişlo kentine el sallama mesafesinde. Hep direnişle anılan kent, bugünlerde de görkemli bir direnişe sahne oluyor.
7 kez yasak ilan edildi
Öz yönetim direnişlerinin başlamasıyla birlikte devlet tarafından halka dönük saldırıların gecikmediği Nusaybin’de şimdiye kadar 7 defa sokağa çıkma yasağı ilan edildi. Daha önce ilan edilen yasaklarda halka dönük ağır saldırılar gerçekleşirken, tüm saldırılara rağmen halkın direnişi karşısında ilerleyemeyen devlet güçleri, hiçbir mahalleye giremeyerek geri çekilmek zorunda kaldı. Ancak bu saldırılarda içlerinde kadınların, çocukların, gençlerin ve yaşlıların da bulunduğu 31 Kürt devlet güçleri tarafından katledildi.
Yasak öncesi her gün abluka
Yer yer yasaklar kalksa da ilçede hiçbir zaman abluka kalkmadı. Halk, devletin mahallelere girmesini engellemek ve kendilerini savunmak için direnişe geçerken, devlet güçleri direnişin olduğu Fırat, Abdulkadirpaşa, Yenişehir, Dicle, Zeynelabidin ve Kışla mahallelerini kuşatmaya aldı. Fiili bir yasağın uygulandığı mahalleler, günlerce saldırıya tutuldu.
4 mahalle ağır saldırı altında
Mardin Valiliği tarafından 14 Mart günü 7. defa tekrar ilan edilen sokağa çıkma yasağının üzerinden 17 gün geçti. Devlet güçleri tarafından üs olarak kullanılan AFAD Kampı‘na günlerce askeri sevkiyat gerçekleşirken, hazırlığı yapılan saldırı süreci için ilçeye binlerce özel harekatçı yığdırıldı. Yine tank, top ve zırhlı araç sevkiyatlarıyla uzun süreli bir saldırının hazırlığı yapıldı. Yasağın başlaması ile birlikte mahallelere dönük ağır saldırılar başladı. Saldırılar özellikle Fırat, Abdulkadirpaşa, Yenişehir ve Dicle mahallelerinde yoğunlaşırken, Qamişlo sınırına sıfır noktada bulunan Zeynelabidin ve Kışla mahallelerinde ise zaman zaman çatışmalar yaşanıyor.
Evler yıkılıyor
Günlerdir tüm savaş tekniği ile direniş mahallelerine girmeye çalışan devlet güçleri, Nusaybin’de 16 günde bir adım dahi ilerleyemedi. Newroz Alanı, İpek Yolu ve Veysika Mezarlığı’na konuşlanan tanklardan mahallelere sürekli top atışları yapılırken, bir yandan da yine zırhlı araçlar tarafından kuşatmaya alınan mahalleler bombaatarlar başta olmak üzere ağır silahlarla gece gündüz taranıyor. Rastgele yaylım ateşine tutulan mahallelerde en çok evler hedef olurken, devlet güçleri “terörle mücadele” bahanesiyle yurttaşlara ait evleri bir bir yıkarak ilerlemeye çalışıyor. Öyle ki bir binayı yıkmak için defalarca top atışının yapıldığı görülürken, zaman zaman YPS güçleri ile özel harekatçılar arasında sıcak çatışmalar yaşanıyor.
Zırhlı araçlar bir bir darbeleniyor
YPS güçlerinin direnişine çarpan devletin tüm tekniği Nusaybin’de dumura uğramış durumda. 16 günlük saldırılarda en çok kaybı Nusaybin’de yaşadığı belirtilen devlet güçlerinin kendi aralarında yaşanan kayıplarla ilgili ciddi tartışmaların olduğu belirtiliyor. Mahallelere her girmeye çalıştıklarında saldırıların hedefi olan zırhlı araçlar, YPS güçleri tarafından bir bir darbelenirken, son dönemlerde özel harekatçıların operasyona çıkmak istemedikleri ve zırhlı araçlara binmekten korktukları yönünde tartışmaların yaşandığı kaydediliyor. Bunun üzerine ilçeye gelen Genelkurmay Başkanı Hulusi Akar’ın ardından ilçeye savaş tekniği yüksek farklı çok sayıda zırhlı araç getirildi. Savaş tekniğinin arttırıldığı Nusaybin’de korucu, JÖH, PÖH, SAS ve SAT komandolarının hepsini görmek mümkün.
23 JÖH ve PÖH öldürüldü
Şimdiye kadar kullanılmayan obüsler de son günlerde ilçede kullanılmaya başlandı. Gece gündüz top, havan ve obüs atışlarının gerçekleştiği mahallelere girmeye çalışan onlarca zırhlı araç, YPS güçleri tarafından imha edilirken, ilçede her gün yoğun ambulans trafiği yaşanıyor. 16 günlük yaşanan çatışmalarda şimdiye kadar en az 23 PÖH ve JÖH ölürken, 8 YPS savaşçısı da yaşanan çatışmalarda hayatını kaybetti. Devlet yetkilileri tarafından her gün onlarca YPS’linin “etkisiz hale getirildiği” yönünde açıklama yapılsa da, şimdiye kadar hastaneye giden bir cenazenin bile olmaması da dikkat çekiyor.
Önceki günkü çatışmalar
YPS Genel Koordinasyonu tarafından dün yapılan açıklamada, Nusaybin’de 28 Mart’ta yaşanan çatışmalarla ilgili şunlar paylaşıldı:
* Öğle saatlerinde 1 kepçe Koçer Mahallesi’ne girmek isterken mahalle savunmasını yapan gençler tarafından vurularak darbelendi ve geri çekildi.
* Yine ilerleyen saatlerde bu kez 1 tank aynı mahalleye girmeye çalıştı ve öz savunma birliklerimiz tarafından vurularak etkisiz hale getirildı. Bu zırhlı araç çekici tarafından olay yerinden çekildi.
* Bir birliğimiz tarafından yapılan suikast atışları sonrasında Saray çetelerinin 3 elamanı öldü
rüldü.
ŞIRNAK
Halkın öz yönetim talebine karşı soykırım saldırılarının 16. gününe girdiği Şırnak’ta yoğun bombardıman ve çatışmalar sürüyor. Öz yönetim alanlarında bulunan sivillerin hayatı gözetilmeden yapılan rastgele bombardıman sonucu birçok evde yangın çıktı.
Devlet güçlerinin Şırnak’ta saldırıları devam ederken; YPS ve YPS-JIN üyeleri, önceki akşam Şırnak Valisi Ali İhsan Su’nun konvoyuna silahlı saldırı düzenledi. Yerel kaynaklardan edinilen bilgilere göre, Çakırsöğüt Jandarma Tugayı’nı ziyaret ettikten sonra kente dönen Vali Su’nun konvoyuna Bahçelievler Mahallesi mevkiinde silahlı saldırı düzenlendi. Saldırıda konvoyun önündeki araca kurşunun isabet ettiği belirtilirken, herhangi bir yaralanma ve can kaybının olmadı.
Midibüs çekildi
YPS ve YPS-JIN üyeleri tarafından imha edilen özel harekatçılara ait midibüs, zırhlı araçla çekilerek kentten çıkarıldı. Ne zaman vurulduğu öğrenilemeyen midibüs, yoğun sisten faydalanarak zırhlı araca bağlanarak kentten çıkarıldı. Midibüsün Cizre yolu üzerinde bulunan ve özel harekatçıların karargah olarak kullandığı Şırnak Üniversitesi yönüne götürüldüğü bildirildi.
İki gün önce YPS Genel Koordinasyonu tarafından yapılan açıklamada kentte yaşanan çatışmalarda bir midibüsün imha edildiği ve 9 özel harekat polisinin midibüste yaşamını yitirdiği açıklanmıştı.
Saldırılar 16 günle sınırlı değil
16 gündür aralıksız saldırıya maruz kalan kentte öz yönetim iradesi de büyük bir direniş sergiliyor. Ablukanın ilk gününde bu yana kentte bulunan HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, direniş iradesini sahiplenme çağrı yaptı. Şırnak’a yönelik saldırıların son 15 günle sınırlı olmadığını belirten Başaran, AKP’nin “Çöktürme Planı” adı altında soykırım saldırılarının planlı bir şekilde devreye konulduğuna işaret etti. Başaran, “Şırnak’ta son 2 aydır zaten kentte abluka vardı. Son 15 gündür gece gündüz kentin bütün mahallelerle saldırı olduğunu görüyoruz. Mahallelerde rastgele saldırıyorlar, orada sivil var mı yok mu, bu gözetilmiyor. Atılan toplar nedeniyle yurttaşlar yaralandı ve evlerinde çıkmak zorunda kaldı. Hasta olan insanların hastaneye gitme imkanı yok, öz yönetim mahallelerinde 15 gündür elektrik ve su da kesik” şeklinde konuştu.
Direniş alanlarına yönelik önce yıkma sonra kamulaştırma yapılmasının nüfus dengesini değiştirmeye yönelik olduğunu dile getiren Başaran, “Mülteciler üzerinden yürütülen bir başka plan ise mültecilerin direniş alanlarında göçerttiği insanların yerine yerleştirilmesi ve Türkleştiremediği Kürtleri göçerterek topraklarını Araplaştırarak bir şekilde nüfus dengesiyle oynamak. Sur’da, Silopi’de, İdil’de kamulaştırma ve yıkımların asıl nedeni bu. Planı Şırnak’ta ve tüm Botan’da da uygulamak istiyorlar. Bu çok ayaklı bir plan ve neticede önümüzdeki yüz yıla da Kürtlerin statüsüzlüğü öngörülüyor” dedi.
‘Kadınların zılgıtlarından korkuyorlar’
Bir çok direniş alanında olduğu gibi Şırnak’ta da kadınların en büyük öncü olduğunu belirten Başaran, devletin bu nedenle kadınları bilinçli hedef seçtiğini kaydetti. “Aslında burada en büyük korkuları kadınlar. Çünkü Rojava örneğinde de şunu biliyorlar. Eğer bir mücadelede kadınlar ön planda ise o mücadelede kazanma şansı çok yüksektir” diyen Başaran, “Devlet aslında bunu 90’larda da gördü. Babaları, kardeşleri, eşleri katledilen kadınlar onların mücadelesine sahip çıktı bayrağı aldı ve daha yükseklere taşıdı. İşte tam bu yüzden devletin kadınlara bu kadar saldırması aslında korkunun göstergesidir. Bu yüzden kadınların bedenleri teşhir ediliyor önce kadınlar hedef alınıyor. Nasıl ki DAİŞ barbarlığına karşı kadınlar zılgıtlarıyla bir direniş kazandıysa burada da AKP hükümeti kadınların bu direniş zılgıtlarından korkuyor” dedi.
‘Herkesin yapacağı bir şey var’
Son olarak kamuoyuna seslenen Başaran, “Buradaki direnişinin kazanımı herkesin geleceğini ilgilendiriyor” dedi ve şu çağrıyı yaptı: “Herkese şu çağrım var: Bizim sesimiz ne işe yarar demeyin. Herkesin sesinin toplamı büyük bir çığ olur. Bu gün burada Kürdistan’ın insanlığın onuru için mücadele eden insanlara destek çıkmanın vaktidir. Barış ve özgürlük için herkes ayağa kalkmalı, bu iradeyi sahiplenmemiz gerekiyor.”
27 Mart’taki çatışmalar
YPS Genel Koordinsayonu, dünkü yazılı açıklamasında Şırnak’ta 27 Mart’ta yaşanan çatışmalarla ilgili şu bilgileri verdi:
* Atatürk Mahallesi’nde saat 07.00’de operasyona giden Kobra tipi zırhlı bir aracın üzerindeki silah imha edildi. Kobra geri çekildi.
* Yenimahalle’ye girmek isteyen Kobra, mahalleyi savunan gençlerin sabotaj eylemi imha edildi; 3 PÖH elemanı da öldü.
* Aynı gün başka bir zırhlı araç tekrardan mahalleye girmek isterken yapılan etkili vuruşlar sonucunda araç darbe alarak geri çekildi.
* Yine aynı bölgede yapılan eylem sonucu da 1 PÖH elemanı öldürüldü.
GEVER
Kuşatma ve bombardımana karşı direnişin 17. gününe girdiği Hakkari’nin Gever (Yüksekova) ilçesinde gece başlayan yoğun bombardıman, dün devam etti.
İlçe Alay Komutanlığı, Efeler Taburu ve Şemzinan yol güzergahında konumlandırılan tanklardan YPS ve YPS-JIN öncülüğündeki direnişin kırılmadığı Cumhuriyet ve Güngör mahallelerine yönelik bombardıman sürerken, mahallelerden yer yer şiddetli patlama sesleri yükseldi. Yapılan bombardıman sonucu yüzlerce ev ve iş yeri yerle bir olurken, gece saatlerinde de kimi noktalarda yangın çıktı.
Direniş mahallelerine İpekyolu Caddesi üzerinden çok sayıda zırhlı araç sevk edilirken, ağır bombardımana rağmen devlet güçlerinin mahallelere girmesine izin vermeyen YPS ve YPS-JIN güçlerinin direnişi devam ediyor.
Psikolojik savaşa dikkat
YPS Genel Koordinasyonu, dünkü açıklamasında devlet güçlerinin Cumhuriyet ve Güngör mahallelerinde ilerlediklerine dair psikolojik savaşın bir parçası temelinde aslı olmayan haberler yapıldığını vurgulayarak, Cumhuriyet ve Güngör mahallelerinde devlet güçlerinin değil tam tersine halkın sivil savunma birliklerinin ilerleyişinin söz konusu olduğunu kaydetti. YPS’nin çatışmalarla ilgili paylaştığı detaylar ise şöyle:
* YPS savaşçıları, 27 Mart günü Qaportê ve Pakê köyleri arasında bir askeri birliği hedefledi. Çatışma esnasında birlikler bir kademe geri çekilirken düşmanın çevre karakollardan obüs ve havanlar yaptığı bombardıman sonrası 7 ambulans olay yerine gelerek ölü ve yaralı askerleri kaldırdı. Ölü ve yaralı polis ve asker sayısı net olarak bilinmemektedir.
* 28 Mart günü öğleden sonra Cumhuriyet Mahallesi’nde şiddetli çatışmalar yaşandı.
* 28 Mart’tan bu yana faşist katliamcı güçler, Güngör Mahallesi’nde ilerlemek istiyor.
* 28 Mart günü Cumhuriyet Mahallesi girişinde bulunan Eski Cezaevi kavşağı, Üçgen Bina ve Kurtlar Petrol güzergahlarından devlet güçleri mahalleye girmek için girişimde bulunduğu esnada mahalleyi savunan birliklerimizin direnişi ile karşılaştı. İlerlemesi durdurulan operasyon güçleri ile yer yer çatışmalar yaşandı. Burada düşmanın ölü ve yaralıları olsa da net sayı bilinmemektedir.
* Saray çeteleri 28 Mart günü saat 17.00’de Cumhuriyet Mahallesi’nde bir binaya sızma yapmak istediği esnada yapılan suikast sonucu 1 özel harekatçı öldürüldü. Daha sonra etkili bir şekilde yoğun atış altında bırakılan devletin operasyon birimleri, herhangi bir sonuç alamadan geri çekildi.
HABER MERKEZİ