SERKAN DEMİREL / ANF / CENEVRE

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağırlaştırılmış tecridi kırmak ve Hakkâri Milletvekili Leyla Güven ve zindanlarda öncülüğünde açlık grevlerini sahiplenmek amacıyla 20 Şubat’ta Cenevre’de süresiz-dönüşümsüz açlık grevine başlayan Mehmet Ali Koçak’ın direnişi 51. gününe girdi.Koçak, “Önemli olan yaşanan bu direniş karşısında içinde bulunduğumuz sessizlik duvarının tam anlamıyla yıkılması, İmralı zindanının kapılarının açılmasıdır” dedi.

‘Direniş büyütülmeli’

Kürdistanlılara direnişi, İsviçrelilere ise dayanışmanın büyütülmesi gerektiği çağrısı yapan Koçak, sık sık, “Tecrit bir insanlık suçudur, buna karşı ses çıkarmak sadece Kürt’ün değil, kendisine insanım diyen herkesin sorumluluğundadır” ifadelerini kullanıyor.

‘Geç kalınmış bir direnişti’

Bugün yürütülen açlık grevi direnişlerini, Leyla Güven’in dediği gibi “geç kalınmış bir eylem” olarak değerlendiren Koçak, “Keşke daha önce başlatmış olsaydık. Geç kalınmış olsa da bizler bu eylemleri büyüteceğiz, geliştireceğiz. Sonuç almayıncaya kadar bu eylemlerimiz sürdüreceğiz ve tecridi kıracağız” diye ekledi.

Kendilerine bu direnme gücünü Öcalan’ın ve Kürt halkının verdiğini söyleyen Koçak, “Bizler moralliyiz, dirençliyiz kazanacağımıza inanıyoruz” diye konuştu.

‘Zindanlara ses vermek önemli’

Cezaevlerinde tecride karşı yapılan eylemler sonrası yaşanan şahadetleri de anan Koçak, zindanlarda yürütülen açlık grevi direnişlerinin daha ağır bir şekilde devam ettiğini dikkat çekti. Koçak, “Zindanlarda arkadaşlarımız üzerinde ağır bir tecrit var. Buna rağmen kahramanca bir direniş sergileniyor. Çok ağır şartlarda hücrelerde bir direniş sürdürüyorlar. Öncelikli olarak zindandaki arkadaşlarımız sağlık durumlarıdır halkımız bu gidişata dur demeli ve zindanlara ses vermelidir. Eylemlerini her bölgeye yaymalı, metropollere taşımalıdır” dedi.

Koçak son olarak şunları ifade etti: “Artık durmanın zamanı değil, sokaklarda olmanın ve direnmenin zamanıdır. Düşmanımız barbardır, Kürtlerin yokluğu üzerinden kendini var eden bir siyaset yürütüyorlar buna dur demek gerek. Kim elinden ne geliyorsa onu yapsın ama yeter ki bu direnişin bir parçası olsun. Aynı zamanda Avrupa’ya ve onun kurumlarına da artık bu suç ortaklığına son verme çağrısı yapıyoruz. Bizim taleplerimiz en insanı taleplerdir. Tecrit bir insanlık suçudur kimse buna sessiz kalamaz.”