ALİ ÖZŞERİK / FRİBOURG

İsviçre Cenevre BM Merkezi önünde Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik tecridin kırılması amacıyla HDP Hakkâri Milletvekili Leyla Güven öncülüğünde başlatılan süresiz-dönüşümsüz açlık grevi direnişine katılan ve eylemini 32 gündür sürdüren Mehmet Ali Koçak, direnişin sonuç alıncaya kadar devam etmesi gerektiğini belirterek herkesi kendi çapında ve koşullarında direniş içinde yer almaya çağırdı.

Tecridin kırılması özgürlüğe kapıdır

Dersim Mazgirtli olan Koçak, 2006 yılından beri İsviçre’de sürgünde yaşıyor. Sürgün yaşamı boyunca kararlı bir yurtsever olarak tanınan Koçak, “Tecridin kırılması bizim için ve çocuklarımız için özgürlüğe açılacak bir kapı olacaktır” diyerek, eyleme katılımını şu sözlerle ifade etti:

“Ben Önderliğe bağlı bir Kürt yurtseveriyim. Ona uygulanan tecridin giderek katmerleşmesi ve ardından tecridin kırılması için Leyla Güven öncülüğünde başlayan eylemlere, bu eylemlerin cezaevlerine, Avrupa’ya yayılması ve onların günden güne erirken hiç bir adım atmaması nedeniyle, kendi irademle eyleme katılma kararı aldım. En önemlisi de biz sürgünde yaşayan yurtseverlerin, Kürdistanlıların beklenen düzeyde tecride karşı harekete geçmemesine bir yanıt verilmeliydi.”

Avrupa da sorumludur

Eylemlerin yıllara dayanan tecrite rağmen geç başladığını ve Leyla Güven’in de bunu dikkat çektiğini belirten Koçak sözlerini şöyle sürdürdü: “Önderliğimiz çok ağır bir tecritle karşı karşıya ve bu 3-4 yıldır sürüyor. Kürt halkını savaş ve kan siyasetiyle bitirmek isteyen devlet bunu sürdürmek için Önderliği tecrite tabi tutuyor. Dünyada başka bir örneği yok. Bu tecritten Avrupa da sorumlu. AB, BM, CPT görevini açık açık yapmıyor. Bunlardan çok fazla birşey beklenemeyeceğini görüyoruz. Kendi çıkarları ve stratejilerine göre davranıyorlar.”

Avrupa’da beklenen direnişin gösterilip, gösterilmediği konusunda düşüncelerini de aktaran M.Ali Koçak, direnişin öz gücüyle sonuç alınacağını, uluslararası kurumların eğer bir adım atacaksa bunu da direnişin sağlayacağını vurguladı.  “Ben açıkça Avrupa’da gerçek direniş gücünün hala açığa çıkmadığını ve yetersiz olduğunu düşünüyorum. Strasbourg eyleminin başarıya ulaşması diğer Avrupa ülkelerindeki direnişin büyümesine paralel gelişecektir.

Sadece cezaevlerinde 7 bin kişi direniş eyleminde. Avrupa buradan bile kendini görmelidir.

Eylemleri büyütemezsek sonuç alamayız. Bunun kendi öz gücümüze dayanan direnişle sağlanacağını bilmeliyiz. Önderliğe bağlılık lafta kalmamalı, bunun sorumlulukları yerine getirilmeli. Eğer getiremiyorsak bağlılığımızı sorgulamalıyız.”

Aynı tarz eylemlerle yetinmemeliyiz

Koçak, Zülküf Gezen’in eylemini ve şahadetini de değerlendirdi: “Zülküf Gezen arkadaşımızın eylemi iyi irdelenmelidir. Kendisi bulunduğu koşullarda tecrite karşı isyanını, bu eylem biçimiyle göstermiştir. Anısı önünde saygıyla eğiliyorum.

Biz sonuç alıncaya kadar direnmeyi sürdüreceğiz. Avrupa’da, aynı tarz eylemlerle geldiğimiz yer, bugün bulunduğumuz yerdir. Bu nedenle eylemlerimizi zenginleştirmeliyiz. Yürüyüşlerle yetinmemeliyiz.

İsviçreli, uluslararası kurumları, kanton parlamentolarını, partileri, sivil toplum örgütlerini hem direnişe ortak etmeliyiz, hem de sorumluluklarını hatırlatmalıyız. En önemlisi bireyler olarak da kendimizi harekete geçirmeli ve gücümüz, imkanlarımız doğrultusunda elimizden geleni yapmalıyız.

Cenevre BM önünde ülke temsilcileri, hükümet dışı örgütler eyleme büyük ilgi gösteriyor. Ziyaret ediyorlar. Sorular soruyorlar. Önümüzdeki günlerde bu ziyaretler daha da artacaktır.”

‘Newroz büyük moral oldu’

4 parça Kürdistan’danki Newroz kutlamalarının kendilerine büyük bir güç ve moral verdiğini vurgulayan Koçak, “Amed’de, Serhat’ta ortaya konulan direniş ruhu halkımızın hiçbir zaman zalime karşı boyun eğmediğinin göstergesidir. Bizler inanıyoruz ki; halkımızdan aldığımız bu güçle ve daha da görkemli direnişlerle tecridi kıracağız” diye ekledi.

Açlık grevinin bir ayı geride bıraktığını hatırlatan Koçak şöyle konuştu: “Biz halkımıza söz verdik. Bizler halkımızdan, önderliğimizden aldığımız güç ve cesaretle tecride karşı direniyoruz.

Buradan bir kez yine verdiğim sözü tekrarlıyoruz, tecridi kırmayıncaya kadar eylemimizi devam ettireceğiz. Bizler inanıyoruz faşizmi yıkacağız, tecridi kıracağız. Başarı bizim ve halkımızın olacak!”