Mazlum Doğan Diyarbekir zindanında teslimiyete, inkara, ajanlaştırmaya karşı direnerek şehit olurken “Direnmek Yaşamaktır” demişti.

Kürt Özgürlük Mücadelesi direnerek “yaşamanın diriliş” olduğunu öğrendi. Bundan böyle hiç bir sömürgeci sistem, hiç bir diktatör, hiç bir zalim Kürtlerin direnerek kazandığı bu özgür yaşama arzusunu Kürtlerin elinden alamıyacaktır. Demokrasi mücadelesi, Türkiye toplumunun demokratikleşmesi de direnilerek kazanılacaktır.
Kürt Özgürlük Mücadelesinin iki asırlık mücadelesinde Kürtler hep yalnız kaldılar. Sömürgeci güçler Kürtlerin haklı davasını her dört parçada kendi halklarına ters yüz ederek anlattılar.
Türkiyeli emekçiler, Arap emekçileri, Fars emekçiler de sömürgeci güçlerin “bölücülük”, “ayrıcılık” yalanlarına inanarak Kürtlerin en temel, demokratik, ulusal hakları için verdikleri mücadeleye süphe ile baktılar.
Oysaki Kürt halkının haklı özgürlük mücadelesi Türkiyeli emekçilerin, Arap emekçilerinin, Fars emekçilerinin de kurtuluşunu sağlayacaktı. Kürtler özgürleşince Türkiyeli, Arap ve Fars emekçileri de özgür olacak, onların ülkeleri de demokratikleşecekti.
Türkiye gençliği, Türkiyeli aydınlar, Türkiye’nin Kemalizm ile yollarını ayıran solcuları, müslümanları başlarına getirilen felaketin bilince yavaş, yavaş varıyorlar.
Oysaki Kemal Pir bunun bilincine bundan kırk yıl önce varmıştı. Onun için “Türkye halkının kurtuluşunu, Kürt halkının kurtuluşunda görüyorum” demişti. O’nu ne Türkiyeli emekçiler, ne de Kürtlerin bir bölümü anlayamamıştı.
Bundan 88 yıl önce 1925 Kürt Milli Hareketinide ne Türkiyeli müslümanlar, ne de Türkiye solu anlayabilmişti. Anlayabilmiş olsalardı ne İskilipli Atif hoca asılırdı, ne de 29 Haziran 1925’te Şeyh Said ve 47 arkadaşı Dağkapı’da tespih taneleri gibi ipe dizilirlerdi. Ne de Takrir-i Sükün yasası 1925 hareketini Kemalist Devrime başkaldıran gerici, İngiliz destekli bir harekettir diye Komintern’e rapor yazan Kemalizm’e göbekten bağlı TKP’nin üzerinden buldozer gibi geçerdi.
Ne de SBKP’ye göbekten bağlı TUDEH sömürgeci Şahlık  sistemine karşı mücadele eden Doğu Kürdistanlıların haklı mücadelesine, Mahabad’ın yıkılmasına, Gazi Muhammed ve arkadaşlarının Çarçıra meydanında asılmasına seyirci kalır, ne de IKP, Sovyetlerin telkini sonucu partisine katliam uygulayan BAAS’çılarla birlikte Güney Kürdistanlılara karşı devrim cephesini oluştururlardı.
Yine Türk Nurcuları, Melê Seide Kurdî’nin Risalelerinden “Kürdistan” ve “Kürt” kelimelerini ayıklar, yıllarca sömürgeci sistem’in yedek lastiği olmazlardı.
Sular akıp Ortadoğu’da kendi yatağını bulacaklardır. İran’da Şahlık rejimi yıkıldı. Irak’ta Saddam ve BAAS rejimi devrildi. Darısı diğer sömürgeci diktatörlüklerin başına olacak. Zalimler bir gün tarih sahnesinden silinecektir. Ortadoğu’nun mazlum halkları birlikte sömürgeci diktatörlüklerin yıkılışını bayram olarak kutlayacaklardır.
Direnerek özgürleşilir. Direnerek demokrat olunur. Direnilerek zalimlerin fiyakaları bozulur. Kürtler direnerek dünyanın göndemine oturdular. Arap, Fars, Türkiyeli emekçiler de direnerek özgürleşecek, demokratlaşacaktır. Bunun başkaca alternatifi yoktur.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 11 Haziran 1922 tarihinde Şeyh Mehmud Berzenci kendisini Kürdistan’ın kralı ilan etti.
* 13 Haziran 1999 tarihinde Feleknas Uca PDS listesinden ilk defa Kürt kökenli milletvekili olarak Avrupa Parlamentosuna seçildi.
* 14 Haziran 1993 tarihinde Diyarbekir DEP üyesi ve gazete dağıtıcısı Haşim Yaşa uğradığı kontra saldırısında yaşamını yitirdi.
* 14 Haziran 1993 tarihinde Kars’ın Digor İlçesi’nde baskıları protesto etmek için Digor’a yürüyen köylülerin üzerine yolun iki tarafında pusu kuran Özel Hareket timleri tarafından ateş açıldı. 9 Kürt köylüsü yaşamını yitirirken onlarcası da yaralandı.
* 15 haziran 1909 tarihinde Diyarbekir’de Peyman gazetesi çıkarıldı.
* 15 Haziran 1988 tarihinde İstanbul’da “Toplumsal Diriliş” dergisi çıkarıldı.
* 16 Haziran 1994 tarihinde DEP Anayasa Mahkemesince kapatıldı. Milletvekillikleri düşürülen DEP milletvekilleri Z.Aydar, R.Kartal, Ali Yiğit, N.Toğuç, M.Kılınç ve N.Güneş Brüksel’de basın toplantısı yaptılar.
* 17 Haziran 1921 tarihinde Koçgiri Kürt Milli Hareketi, Sakallı Nurettin Paşa komutasındaki TSK ve Topal Osman çetesi tarafından bastırıldı.   
* 17 Haziran1988 tarihinde kendisini 24 Nisan 1988 günü teslimiyete karşı Çanakkale Cezaevi’nde yakan Sema Yüce, Çapa Tıp Fakültesi’nde yaşamını yitirdi.