
Cizre’de vahşet bodrumundaki yaralıların hastaneye nakledilmesi beklenirken, bu kez farklı bir binada katliam yapıldı. Yaralı ve çocukların da bulunduğu bina ateş altına alınarak yakıldı. 9 kişi yanarak can verdi. Evin sabah saatlerinde de bombalandığını belirten HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, saat 08.36’dan itibaren yaralılarla irtibat kurulmadığını ve ambulansların gitmesi gereken yere bombaların gönderildiğini kaydetti. Türk güçleri, itfaiye ve sağlık ekiplerini engellerken dalga geçer gibi “Teslim olun” anonsları yaptı.
Bir binanın bodrumunda hastaneye kaldırılmayı bekleyen yaralıların bulunduğu Cizre’nin Cudi Mahallesi’nde bir başka evin birinci katında da aralarında yaralıların da bulunduğu 37 kişinin mahsur kaldığını, önceki akşam Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç duyurmuştu. Mehmet Tunç, aralarında ağır yaralıların da bulunduğu 37 kişi ile birlikte bulundukları bodrumun üst katlarının yoğun top atışları nedeniyle yandığını ve bodruma isabet eden topun açtığı delikten yangının bodrumun bir odasına sıçradığını belirtti. Bu odada durumları ağır olan 9 yaralının yanarak can verdiğini ifade eden Tunç, bodrumda yangının son bulduğunu fakat binanın 3 ve 4’üncü katında hala dumanların yükseldiğini söyledi. Tunç, “Diğer 28’i yaşıyor ama aralarında yananlar da var. Bu şartlar altında bir gün daha yaşayamazlar. Diş macunu vardı onları sürdük yaralarına. Yukarı yanarken havan topunun delik açması ile içeri yangın sıçradı. Ve bir odada bulunan 9 ağır yaralı yandı. 4-5 damacana vardı. Arkadaşlarımızın üstüne döktük. Bodrum katı iki daireden oluşuyor. Biz diğer daireye geçtik. Havan topu atışları devam ediyor. Evin önünde zırhlı araçlar dolaşıyor” dedi.
Belirlenen isimler
Yaralıların arasında 13-14 yaşlarındaki çocukların da bulunduğunu belirten Tunç, “Zamana karşı bir yarış içindeyiz. Durumu çok ağır olan insanlar var” diyerek, son durumu aktardı.
Katledilen 9 kişiden kimliği tespit edilenlerin isimleri şöyle: Şervan Adıgüzel, Ercan Pişkin, Mehmet Özkul, Nizar Isırgan, Cengiz Sansak ve Ramazan Çömlek. Yaralıların bazılarının isimleri ise şöyle: Ferhat Balcan, Fidan Dadak Felek Çağdavul, Yasin Çıkmaz, Hasan Ayaz, Ekrem Çevirgen, Abdulkerim Oruç.
08.36’da iletişim koptu
HDP Grup Başkanvekili İdris Baluken, vahşet bodrumundan yaralıların alınması yönünde bir gelişme beklerken, farklı bir binada bombalı saldırı sonucu çıkan yangınla bir katliamın yaşandığını ifade etti. Yangın bilgisinin akşam saatlerinde kendilerine ulaşmasıyla birlikte İçişleri Bakanlığı ve Kamu Güvenliği Müşteşarlığı düzeyinde girişimlerde bulunduklarını kaydeden Baluken, yangına müdahale etmek için giden itfaiyenin de engellendiğini aktardı. Yangını söndürmek için bölgeye giden Cizre Belediyesi’ne bağlı itfaiye ekiplerinin binaya yaklaştırılmadığını söyleyen Baluken, katliamın devlet sorumluluğunda gerçekleştiğini ifade etti.
Sağlık Bakanlığı’nın bölgeye ambulans göndermediğini söyleyen Baluken, sabah saatlerinde de söz konusu evin bombalandığını ve evdeki yaralılarla saat 08.36’dan bu yana irtibat kuramadıklarını ifade etti. Baluken, “Ambulansların gitmesi gereken yere bombalar gönderilmiş. İnsanlığını yitirmiş katil bir zihniyet kol geziyor” dedi.
Teslim ol’ çağrısı
Halk Meclisi Eşbaşkanı Mehmet Tunç, kapının önüne kadar gelen panzerden kendilerine “Teslim olun aksi halde olacaklardan siz sorumlusunuz” şeklinde anonslar yapılmaya başlandığını söyledi. Binada yaralılardan başka kimsenin olmadığını belirten Tunç, “Binada silahlı kimse yok. Katliama devam etmek istiyorlar” dedi.
Katilin yalanı
Şırnak Valiliği ise binanın PKK tarafından ateşe verildiğini öne sürdü. Açıklamada, “İlimiz Cizre İlçesi Cudi Mahallesi’nde 04.02.2016 günü bölücü terör örgütü mensuplarının kullandığı 4 katlı bir binadan ve çevredeki diğer binalardan güvenlik güçlerimize yönelik olarak bölücü terör örgütü mensuplarınca uzun namlulu silah ve roketatarlı saldırı neticesinde çıkan çatışmada 9 terörist etkisiz hale getirilmiş, 1 polis memurumuz ise şehit olmuştur. Bu esnada binadan kaçan teröristler söz konusu binayı ateşe vermişlerdir. Bölücü terör örgütü mensuplarının yoğun ateşi sebebiyle itfaiye araçları alana girememiştir” denildi.
Diğerinden de haber yok
Cudi Mahallesi’nde 15 gündür bir binanın bodrum katında kurtarılmayı bekleyen 15 yaralı, 7 cenaze ve bitkin haldeki 9 sivilden 7 gündür haber alınamıyor. Son olarak 7 gün önce İçişleri Bakanlığı yetkilileri ile sürdürülen görüşmeler sırasında HDP milletvekilleri ile görüşen yaralılar, yetkililerin bilgisi dahilinde dışarı çıkacakları sırada devlet güçlerinin saldırısına uğramıştı. Önceki gün de yaralıların alınması için bir kez daha yaralıların bulunduğu Bostancı Sokak’a girerek yaralıları alması için Şırnak Belediyesi’ne ait ambulanslar gönderildi fakat ambulanslar yaralıların bulunduğu eve 300 mt yaklaştıkları sırada ev ve çevresine yoğun top atışları başladı. Günboyu ambulans eve 300 metre yakınında bekletildikten sonra tıpkı diğer girişimlerde olduğu gibi devlet güçlerinde “Çatışma var” denilerek geri çevrildi. Vahşet bodrumunda 15 gün boyunca ambulansların engellenmesinden dolayı hastaneye kaldırılamadığı için 7 yurttaş yaşamını yitirdi.
3 cenaze de alınamıyor
Cizre’nin Sur Mahallesi’nde kimliği tespit edilemeyen 3 kişinin cenazesi bulundu. Cenazelerin bulunduğu haberinin gelmesinin ardından cenazelerin bulunduğu Site Sokak’a ambulanslar sevk edildi. Sokağa girmek isteyen ambulanslar devlet güçleri tarafından “Çatışma var” denilerek sokağa sokulmadı. Cenazeler yerde beklemeye devam etti.
Sağlık ekipleri engellendi
Türk güçleri, Cizre Belediyesi’nin ambulanslarının ilk vahşet bodrumuna yaklaşmasını engelerken Cizre dışından harekete geçen sağlıkçıları da engellemeye devam etti. Dün bir kez daha engellenen sağlıkçılar, arkadaşımız Ramazan Marankoz’a konuştu.
Her defasında Emir Tacidin Sokağı başında bekletilerek, çatışma mizanseniyle engellendiklerini belirten sağlıkçılar, “Bostancı Sokağa hiç bir şekilde giremedik. Yaralılara en yakın olduğumuz zaman 29 Ocak Cumartesi günüydü. Ama aynı şekilde top atışları yapılarak vazgeçmemiz beklendi. Vazgeçmedik, saat 16.00’ya kadar bekledik. Ancak bakanlıklar izin verdiklerini söylediği halde izin verilmedi. 200 metre yakındık. Yaralıları alıp çıkacaktık” dedi.
İkinci evdeki katliam
Önceki gün de beklerken yangın çıktığını gördüklerini ama yanan evde 37 kişinin olduğunu bilmediklerini belirten sağlıkçılar, şöyle devam etti: “Bulunduğumuz sokağın orada yangın çıktı, orada 37 kişi yanarak, katledilmeye çalışıldı. Biz dua ettik yaralıların bulunduğu ev olamasın diye fakat daha kötüsü oldu. Mahallenin içini biz bilmiyoruz. Sonuçta gün boyunca aralıklarla gelen patlama ve çatışma sesleri var ya da sessiz, biz oraya gidince çok büyük olaylar varmış gibi yansıtılıyor. Kendileri orada elini kolunu sallayarak dolaşabilirken biz engelleniyoruz. Biz bir keresinde yürüyerek gidelim dedik, dediğimiz anda da olaylar büyüdü.”
‘Daha öldürmedik’
“Öldürmeden vermeyeceğiz”, ”Daha öldürmedik biz”, “ölüleri toplamaya mı geldiniz” sözleriyle karşılaştıklarını kaydeden sağlıkçılar, şöyle devam etti: “Bahaneleri olmasın diye her söylediklerine sessiz kalıyoruz. Fakat yine de yaralıları alamadık. Gittiğimiz bölge, devlet güçlerinin denetimi altında. Çatışma var deniliyor ama yaralıların olduğu yerde asker botlarını görüyorum, sesleri geliyor. Size sadece Nusaybin Caddesi üzerinde olan biteni anlatıyoruz. Bizim gördüğümüz bir vahşet başka hiç bir şey değil. Vahşet böyle devam edecek. Elimiz kolumuz bağlı izliyoruz. Her gittiğimizde umutla gidiyoruz ama yıkılarak geri dönüyoruz.”
ŞIRNAK
Devlet sivil olduklarını biliyor
Cizre’deki yaralılara ulaşmak için iki gündür Nusaybin ve Kızıltepe’de bekleyen HDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, Şırnak Valisi dahil devlet kanadının Cizre’deki evde sivillerin olduğunu iyi bilmesine rağmen yaralıları almalarını engellediğini söyledi.
Demirtaş, dün Kızıltepe’ye geçti. İlçede önce Merkez Cami’nde cami cemaati ile birlikte Cuma namazı kılan Demirtaş, ardından Mardin Büyükşehir Belediye Eşbaşkanı Ahmet Türk ile birlikte Kızıltepe Belediyesi’ne geçerek basın toplantısı düzenledi. Demirtaş, “Dün yine aynı senaryo tekrarlandı. Ambulanslar ana caddeye kadar gittiler, orada durduruldu. Sokağa tank atışlarıyla birlikte çatışma mizanseni yaratıldı. ‘Güvenliğinizi sağlamamız mümkün değil’ diyerek ambulansları engellediler” dedi. Diğer binada da 9 kişinin yanarak can verdiğini aktaran Demirtaş, şunları söyledi: “Her yeni seferde daha fazla vahşi olmayı başarıyorlar, biz de şaşırıyoruz. İnsanlığın en dibe vurduğu dönemi yaşıyor AKP. 5 kişilik grupla sağlık ekiplerini alacağız diyoruz, gitmeye hazırız diyoruz, günlerdir izin verilmiyor. Şırnak Valisi dahil hepsi çok iyi biliyorlar ki orada sivil insanlar var.”
İki binada bulunan yaralıların da dışarı çıkamadığını ifade eden Demirtaş, “Onlar neden çıkamıyor, çünkü keskin nişancılar ateş ediyor. Ambulansların gelmesine izin vermiyorlar. Çok sayıda çürümüş cenaze var” dedi.
Siyasi iktidarın Kürtleri kurtarma adına Kürtlerin çocuklarını katlettiğini, cenazelerinin sürüklendiğini söyleyen Demirtaş, buna da ‘demokrasi, huzur operasyonları’ denilmesi üzerinde durdu.
Barbarlardan kurtarılmalı
Yaşanan vahşete karşı tüm halkı duyarlı olmaya çağıran Demirtaş, şöyle devam etti:”Ortada terörle mücadele yok. Terörden kurtarılacak kimse yok. Kurtarılacaksa Kürtler, AKP’nin barbar anlayışından kurtarılması lazım. Bu nedenle çağrımızı tekrarlıyorum; ‘Zulme Karşı Ses Yükselt, Barışa Ses Ver’ diyoruz. Her yerde ‘ben ne yapabilirim’ demeyin. Yaptığımız çağrının çok kıymetli bir eylem çağrısı olduğunu herkes anlamalı. Sat 19.00 olduğunda savaşı yükseltmek isteyenler barış çığlığından utanmalı. Her yerde ‘bu halk AKP’nin savaşından yanadır, yürüttüğümüz savaşı Kürtler destekliyor’ diyenlere karşı, ‘biz kirli savaşınızı desteklemiyoruz’ diyenlerin sesi yükselmeli. Cizre duymalı, Sur duymalı, Başbakan duymalı. Buraya gelip açıkça Kürt halkını hasta, rehabilite edilmesi gereken bir ucube olarak tanımlayan anlayış sizin sesinizi duymalı.”
‘Bütün ahlaki değerleri unutmuşlar’
Konuşmasının devamında siyasi iktidarın, karşılarında kör bir duvar olarak durduğunu ve hiçbir ahlaki değeri umursamadığını kaydeden Demirtaş, Başbakan Davutuğlu’na verilen tek görevin ise katliamların üzerini örtmek görevi olduğunu vurguladı. Demirtaş, bu konudaki sözlerini şöyle sürdürdü: “Öylesine büyük korku ve panikle hareket ediyorlar ki, hiçbir ahlaki, kitaba ne varsa, kanuna dair ne varsa unutmuş durumda. Onların tek korkusu iktidarı kaybetmek. Kaybetmemek için yapmayacakları ahlaksızlık yok. Yaralılara yapılanları görüyorsunuz. Davutoğlu’na verilen tek görev, ‘bütün bu suçları örtmekle görevlisin’ diyorlar. Bütün kanunsuzlukları örtmekte görevli Başbakan. Cizre’deki bir polise emir verecek gücü yok. Özel harekat polisi sağlık görevlilerine ‘Sen git Başbakan gelsin’ diyor. Davutoğlu da ortada Başbakan gibi geziniyor.”
Güvenlik bürokrasisi ve ordunun bölgede inisiyatifi ele geçirmiş durumda olduğuna dikkat çeken Demirtaş, “Ordu inisiyatifi ele almış durumda. ‘Çık’ dese de çıkmıyor, ‘dur’ dese de durmuyor. ‘Başbakan Mardin’e geldiğinde mutlaka sokağa çıkma yasağının kalkması gerekir’ denildi, kalkmıyor. O’nu takan yok. Biz uyarı yaptığımızda anlamıyorlardı. Bak inisiyatifi sıfıra geldi” diye konuştu.
MARDİN