“Gülü çiğdemi filan bırak/ Sardunyayı karidesi filan bırak/ Acıyı ve ölümleri bırak/ Oy pusulalarını ve seçimleri bırak/ Evet/ Seçimleri özellikle bırak/ Çünkü açlık çoğunluktadır…/ Artık her şeyi yaşadık/ Ve birlikte düşündük/ Ve düşündük ki her şey cehennem/ Bir bakışta/ Ve cehennem/ Başarılmamış bir savaştır…/ Çünkü açlık çoğunluktadır/ Ve ezecektir gücüyle dünyayı” (Turgut Uyar)

***

Evet açlık çoğunluktadır dünyada ve giderek çoğalmaktadır. Türkiye’de zengin giderek daha zenginleşirken, yoksul da giderek daha yoksullaşmaktadır. Başka bir deyişle sınıf ve katmanlar arasındaki uçurum gün geçtikçe daha da artmaktadır.

Araştırmalara göre Türkiye servet adaletsizliğinin en çok olduğu ülkeler arasında yer alıyor. Türkiye’de servetin yüzde 78’i en zengin yüzde 10’un elinde bulunuyor.

Bir de ülkenin kendi bölgeler arasındaki çelişkileri var ki içler acısı. İşsizlik açlık ve yoksulluk gün geçtikçe çığ gibi büyüyor.

Yeterli adaletli bir üleşim ve bölüşümün ötesinde savaşlar da yoksulluğun çoğalmasının bir başka nedeni. Öyle çok uzaklara gitmeye de gerek yok. Türkiye gelirinin oranıyla düşünüldüğünde ABD den sonra en yüksek askeri harcamanın yapıldığı bir ülke konumunda. Bu bilinen harcamalar. Bu konuda bir şeffaflıktan da söz edilemez çünkü harcamalar Sayıştayın bile denetimine kapalı tutuluyor.

***

Türkiye tarihi devlet olarak ister Türk, ister Kürt, ister başka etnisiyenden olsun hemen her yapıdan insana eziyet ettiği örnekleriyle doludur. Ancak denilebilir ki Kürt halkı bu sistemin her kesimi tarafından çok yönlü bir eziyete tabi tutulmuştur. Bu durum günümüz açısından da varlığını tüm yönleriyle sürdürmektedir. Söz gelimi milliyetçi kesim Kürtleri Kürt olduğu için ezer. Laikler Kürtler Müslüman olduğu için ezer. İktidarlar Kürtleri adalet, eşitlik ve özgürlük istediği için ezer. Sermaye kesimi Kürtler fakir olduğu için ezer…

Son cümleden hareketle: Kürt coğrafyası hep çatışma ve ölüm haberleriyle gündeme geldi. Ancak bölgedeki açlık ve yoksulluk konusu onca hengamenin arasında yeterince gündem olmadı.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), "Yaşam Memnuniyeti Araştırması"na göre şehirdeki nüfusa oranlarına göre mutsuzluk sıralamasında başı çeken iller sırasıyla Diyarbakır, Tunceli, Urfa, Mardin, Muş, Bitlis, Batman, Osmaniye, Ağrı, Kars…gibi şehirler yer alıyor.

Bir süre önce de Bahçeşehir Üniversitesi Ekonomik ve Toplumsal Araştırmalar Merkezi (BETAM), “Bölgesel İşsizlikte En Kötüler Ve En İyiler” başlıklı araştırmasını açıkladı. Araştırmaya göre, işsizlik oranlarının bölgeler arasında büyük farklılıklar gösteriyor. Araştırma notunda, “Ancak bu yükseliş bölgeleri çok farklı etkiledi. Sonuçta işsizlik düzeylerindeki var olan devasa ayrışma daha da derinleşti” deniliyor.

Bölgeler işsizlik oranları itibariyle karşılaştırıldığında, Manisa-Afyonkarahisar-Kütahya-Uşak yöresi yüzde 7.2 ile en düşük işsizlik oranına sahipken, Mardin-Batman-Şırnak-Siirt yöresinde işsizlik oranı yüzde 30.1 olmuş.(Yani 4 kat daha fazla bir işsizlik söz konusu). Mardin-Batman-Şırnak-Siirt yöresi işsizlik artışı itibariyle de üçüncü sırada bulunuyor. İşsizliğin en yüksek olduğu ikinci yöre ise yüzde 23.2 ile Urfa-Diyarbakır yöresi.

Bunca ekonomik ayrışma ve derinleşmenin,sosyal eşitsizliklerin  giderilmesi de devlet olmanın gereklerindendir. Hadi son sözü de Victor Hugo söylesin: “Hakkın çalındığı yerde mücadele bir sorumluluktur”