Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın müzakere taslağı üzerinde görüşmelerini sürdüren İmralı heyeti, önemli bir kriz döneminin geride bırakıldığını ve yeni bir döneme girildiğini savundu.

17 Aralık Çarşamba günü İmralı’ya giderek Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’la görüşen HDP Heyeti dün de Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan ile birararaya geldi. Görüşme ardından HDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ile Sırrı Süreyya Önder, Başbakanlık Merkez Binası önünde basın açıklaması yaptı. Sürekli ilgili birçok sıkıntı ve kırılganlıkların yaşandığını söyleyen Önder, “bunların bir çok sebebi var. Ama belki sayılması gereken en başlıca sebebi bizim siyasi tarihimizde böyle bir müzakere sicilinin olmayışı. Açıkçası ne devlette ne demokrasi güçlerinde ne direnen güçlerde bu konuda çok fazla bir birikim söz konusu değil. Biz bu süreçte kendi içtihadımızı da oluşturarak yürümeye çalıştık. Dünyada çatışma sonrası çözüm süreçlerinin yaşadığı bütün deneyimi alarak, denenmiş ve sonuca bağlanmış yöntemleri baz alarak ilerlemeye çalışıyoruz” dedi.


Yeniden İmralı ve Kandil’e
Önder, süreçle ilgili önemli bir kriz döneminin geride bırakıldığını ileri sürerek, şunları söyledi: “Sayın Öcalan’ın katkıları ile ağırlıklı olarak İmralı’da olmak üzere yeni bir sürece girdiğimizi söylemek istiyoruz. Bu bütün meselelerin hallolduğu anlamına gelmiyor ama şu anlama geliyor; diyalog süreçlerinin kapanmaması anlamına geliyor. Hangi başlıkların görüşüleceği konusunda önemli bir mutabakat var. Partimizin yetkili kurullarıyla görüştükten sonra İmralı’ya geçeceğiz, sonra Kandil’e gideceğiz.”

Görüşmeler hız kazanacak

Basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Önder, sürecin takvimine ilişkin “Takvim bizim için mümkün olan en kısa süredir. Bir gün sonra yapılması gerekenleri bugün, bir ay sonra olacak olanı bir haftada üç ay sonra yapılacak işi bir ayda yapmak gibi ilkesel bir yaklaşımımız var. Süreç uzadıkça saldırılara, hırpalanmalara, enfeksiyona açık hale geliyor. Ayın 3-5’ini bizden duymayacaksınız, çok seri görüşmeler gerçekleştirilecek” diye konuştu.

Talep eden değiliz

“Biz bu meseleyi çözeceğiz. Talep eden konumda değiliz, yeni bir cumhuriyeti oluşturacak iradelerden biriyiz. Müşterek barışımız böyle gelişebilir” diyen Önder sözlerini şöyle sürdürdü: “Her şey güllük gülistanlık değil. Müzakere dediğimiz şey de birbirinden farklı düşünen insanların bir anlayış birliğine varma, mutabakat zeminini genişletme çabasıdır. Bu meseleyi bugüne kadar savaştan nemalanan, savaşı bir varoluş biçimi haline getiren, nefret ve ırkçı söylemler üzerinden siyasetini inşaa eden siyasetler, bunu süratla bir bölünme paranoyası olarak algılatmaya çalışıyorlar. Açıkçası meselenin özüyle daha çok ilgiliyiz.”
Kamu Düzeni ve Güvenliği Müsteşarlığı’nın da görüşmelere katılabileceğini teyit eden Önder, Amed Milletvekili Leyla Zana’nın da heyetle birlikte Kandil ve İmralı’ya gideceği bilgisini verdi. İmralı’ya geliş gidişlerin de yol kat ettikçe artabileceğini kaydetti.

Özerklik talebi

Önder, özerklik konusuna ilişkin soruları da, “Özerklik bu toprakların yabancı olduğu bir şey değil. Bizim istediğimiz coğrafi, etnisite anlayışı değildir ve sadece bir bölgeye ait de değildir. Trabzonlunun kendi deresi hakkında karar verebilmesidir. Nineler orada jandarma şiddetine uğruyor. Demokrasi desek herkes memnun olur mu olur. O zaman demokrasi istiyoruz” diye yanıtladı. 


Öz gücümüze güveniyoruz

Önder, AKP ile ittifak söylentilerine ilişkin de şöyle konuştu: “Bu partinin geldiği noktada binlerce partilimizin canı-kanı var ve değil AKP’ye hiç kimseye kurban etmeyiz. Kendimize özgücümüze güveniyoruz. Emekçilerle halkla kurduğumuz güç birlikteliklerine güveniyoruz.”

İSTANBUL