
Önce yukarıdaki fotoğrafa bakın. Tanıyor musunuz onları? 7-8 yıl sonrasının bir fotoğrafı bu. Diyarbakır yakınlarında çete mensupları için yapılmış kafeslere konulmuş tutsakların fotoğrafı. İyi bakın tanırsınız. Oğlunuz, kardeşiniz ya da sizin aşiretten birileridir. Eğer tanıyamamışsanız nedeni, 30 kişinin 3.5-4 metrelik kafeslere tıkıştırılmış olmasında arayın. Zor seçiliyor insan. Karıştırılmış iskambil kağıdı destesi gibi. Kollar, bacaklar, yüzler, eller birbirine girince, sima en bile tanıyamıyor insan. Artık bıktım, yazmıştık hatırlıyor musunuz demekten, fotoğrafını koydum. Tekrar ediyorum 7-8 yıl sonrası Diyarbakır çete kafesleri bunlar ve Batman, Ağrı, Urfa filan da…
Bay devlet sizde bakın lütfen. Sizi hiç sevmiyorum. Elimden gelse yıkıcam. Elimden geleni ardımda koyduğumda söylenemez ama siz de bir bakın! Kafeslere tıkan da siz olacaksınız ama gene de bakın. Çünkü sizin işiniz de zor. Siz de başa çıkamayacağınız çetelerden bahsedip duracaksınız. Onların bir parçası, rüşvet alanı, yol vereni, göz yumanı, öldüreni ve bir çok defa da öldürüleni de olacaksınız ama baş efendileriniz büyük kapitalistler de çok şikayetçi olacak bunlardan. Çünkü onların binlerce işçiyi sömürerek elde ettiğini, üç nehir de baraj, iki otoban, bir köprü ile talan ettiklerine karşı, bir yer altı tünelinden geçirilmiş, yüklü bir parti ile onlardan daha fazla kazanıyor ve bunu sonra o pazarlarda kullanıyorlar. Yani zaten sermaye, sermayeyi sevmez ama çok kolay kazanılmış sermayeden hiç hoşlanmaz çünkü onun yerini alır hemen. Bu yüzden sizden beklenmeyecek bir şekilde biraz rasyonel olun, fotoğrafa bakın…
Barış süreci! başladığından beri kaç arazi çatışması oldu? Kaç iki aile kavgası? Kaç ölü var? 50 ölü, yüz yaralı mı? Henüz her şeyin başındayız. Ne yazık ki daha önce de yazmıştık. 60 bin korucudan 50 bini mafya olacaktır. Bazılarının 20-30 yıldır oturduğu, sürdüğü toprakları terk edip bırakacaklarını mı sanıyorsunuz. Son arazi kavgalarında kaç korucu ailesi var onu inceleyin. Şu anda Diyarbakır sokaklarında kaç yeni çete kuruluyor? Kaç çete her geçen gün büyüyor? Sadece polisiye önlemlerle ve hatta gençliğinin mücadelesiyle bunların ortadan kalkacağını düşünüyorsanız, hayal kuruyorsunuz. Hiçbir polisiye önlem ya da kenevir tarlalarının yakılması bunu ortadan kaldırmaz. Onun üreticilerini, satıcılarını bir başka merhaleye taşır. Mesela eroin satıcısı yapar. Hiçbir şey ortadan kalkmaz. Sadece yer değiştirir.
Yukardaki fotoğraf, aslında, El Salvador’dan. Devrimci gerilla hareketi FMLN’nin hükümetin en büyük ortağı olarak, hatta tek başına da diyebileceğimiz şekilde iktidarda olduğu ülke. Devlet başkanı Mauricio Funes yeniden darbe olmasın diye ılımlı bir aday olsa bile yine de FMLN adayı olarak seçildi. Devlet başkan yardımcısı Salvador Sanchez Ceren yani gerilla da ki adıyla Kumandan Gonzalez. Yani bu fotoğraftaki kafeslerin sorumluları onlar. İşin trajik kısmı, bizzat Kumandan Gonzales’in de bulunduğu gerillanın barış anlaşmasının en önemli maddelerinden biri dehşetli katliamlar yapan ölüm timlerinin tamamen kaldırılmasıydı. Bir diğeri de 80.000 kişilik güvenlik güçlerinin 20.000’e inmesi ve bunun içine 2000 gerillanın katılmasıydı. Yani barış anlaşmasına göre ülkenin bütün güçlerinin beşte biri gerilla oldu. İşin ironik kısmı ise şimdi bu hükümetin güvenlik güçlerini artırmak istemesi.
Honduras’tayken her 3 saatte bir halk otobüsü şoförü öldürülüyordu. İki mafya grubu hat kavgası yapıyordu. Şoförün hemen arkasında elinde silahı bir güvenlik, otobüsün arkasında bir başka güvenlik pompalı tüfekle duruyordu. Bu durumda bile o kadar çok şoför öldürülmüştü ki bazı semtlere halk otobüsü işlemiyordu. Şoför yoktu. Gecekondu mahallesinde konuşurken, Brezilya da 40 Dolara adam öldürülüyor diye anlatıyordum. Aa iyi paraymış diyorlardı. Çünkü Guatemala da bir kişi 3 Dolara öldürülüyordu. Iska geçince zarar ediyordun. Geçenlerde iki büyük çete Salvatrucha ve Calle 18 aralarında barış yaptı. Devlet barışı destekledi. Katolik kilisesi aracı oldu. Bu bana Guatemala gerillası URNG ile hükümet arasındaki barış anlaşmasını hatırlattı. Orada da kilise aracılardan biriydi.
Şimdi lütfen bir daha fotoğrafa bakın, eğer gerçek bir ‘Ekolojik demokrasi’, alternatif 'komünal ekonomi’ inşa edilemezse barış anlaşması olsa bile gerçek barış filan olmayacak. Öncekinden iki kat daha fazla insan ölecek. Kafeslere tıkılanlar, Meksika da ortaya çıkan çete savaşlarının toplu mezarları ya da temizlikçinin banyo küvetinde sadece 50 Dolara asitle yok ettiği, sürümden kazandığı cesetler… Seçim sizin…