'Tecavüzcüsünden vazgeçemeyen kadın' profillerinin oluşturulduğu dizilerde kadın, sevgilisi, eşi gibi yakın çevresinden kimselerin saldırısına uğruyor. Kadını iki kat daha sessiz kalmaya iten bu durum, izleyenler için alternatif bir model olarak görülüyor. İffet, Fatmagül’ün Suçu Ne? ve Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizileri üzerine profil çözümlemesi yapan Anadolu Üniversitesi İletişim Bilimleri Fakültesi Sinema Televizyon Bölümü Öğretim Üyesi Aysun Akıncı Yüksel, diziler ve kadın konusuna ilişkin değerlendirme yaptı.
Mağdur profili
Dizilerdeki tecavüzcü ve mağdur profillerinin, yapılan araştırmalarla uyumlu olduğunu ifade eden akademisyen Aysun Akıncı Yüksel, tecavüz olayında saldırganların genelde yakın çevreden sevgili, eş gibi insanlar olduğunu dile getirdi. Mağdurlar açısından bakıldığında daha çok, kurban profilinin çizildiğini söyleyen Yüksel, "Mağdur kadın, eyleme geçme şansı olmayan, eyleme geçtiğinde ya geç kalmış ya da kurumlar tarafından reddedilen kişiler olarak medyada yansıtılmaktadır" şeklinde konuştu. Fatmagül’ün Suçu Ne?, İffet ve Öyle Bir Geçer Zaman Ki dizileri üzerinde çalışan Yüksel, "İffet ve Fatmagül’ün Suçu Ne dizilerinin doğrudan tecavüz odaklı olmasına karşın, Öyle Bir Geçer Zaman Ki’de tecavüz, belli bir süre diziyi oyalayan bir konu olarak geçiyor" dedi.
Travma
Dizilerdeki tecavüz vakalarına gerçek hayatta da sıkça rastlandığına dikkat çeken Yüksel, dizilerde tecavüz sonrası yaşanan travmanın nasıl atlatılacağı konusunda elle tutulur bir yolun gösterilmediğini kaydetti. Kadının yaşadığı travmayı atlatması için tek yol gösterici dizinin 'Fatmagül’ün Suçu Ne?' olduğunu belirten Yüksel, "Orada bir kadın dayanışması söz konusudur. Yasal yollarla meselenin halledilmesi, bu travmanın psikiyatr desteğiyle atlatılabileceğinin gösterilmesi anlamında da çok önemlidir. Fakat yine de problematik. Çünkü tecavüze yeltenmeyen, ama orada bulunup engel olmayan kişi ile evleniyor en nihayetinde. Bununda sıkıntılı olduğunu söyleyebilirim" dedi.
Mücadeleci kadına ihtiyaç var
TV dizilerindeki kişilerin gerçek yaşam ve gerçek kişiler üzerinde etkili olduğunu sözlerine ekleyen Yüksel, televizyonda işlenen profillerin doğru olmamasının izleyicilerde doğru bir model oluşumunu da engellediğinin altını çizdi. Tecavüz oranlarındaki artışların dizilerle direk bir ilişkisi olmadığını söyleyen Yüksel, tecavüz potansiyelinin aslında hep var olduğunu ve geçmişte de pek çok tecavüz vakası yaşandığına dikkat çekerek oluşturulan profillere karşı öncelikle izleyicinin bilinçli olması gerektiğini belirtti.
JINHA/ESKİŞEHİR