Almanya’dan seçim notları - 6 / BREMEN


Hannover’den sonra Almanya’nın büyük kentlerinden Bremen’deyiz. Bremen, 550 bin nüfuslu bir liman kenti. Türkiye’den İzmir’le kardeş şehir. Kent, Türkiye ve Kuzey Kürdistan’dan göçlerin de önemli bir merkezi olmasıyla biliniyor. Öyle ki, Kürdistanlıların dernek örgütlenmesi, 30 yıl öncesine dayanıyor. Kentte bulunan 30 bini aşkın seçmenin 5 bin 500’ü de Kürdistanlı.

Bremen’deki seçim izlenimlerine dün AABK’ye bağlı Alevi Kültür Merkezi ve Cemevi’nin görüşleriyle başlamıştık; bugün Demokratik Kürt Toplum Merkezi’yle (DKTM) devam edeceğiz.


HDP bayrakları ve şehitler...

Bremen Demokratik Kürt Toplum Merkezi, kent merkezinde, oldukça işlek bir cadde üzerinde bulunuyor. Şimdilerde HDP bayrağıyla süslenmiş merkeze emek vermiş onlarca Özgürlük Hareketi şehidi var. İçeriye girdiğinizde ilk göze çarpan da zaten Bremen’deki Kürdistanlılarla temas etmiş şehitlerin fotoğrafları... HDP bayraklarıyla şehitlerin fotoğrafının yan yana görüntüsü, çok şey anlatıyor. HDP’yi on yıllar süren bir mücadeleden ayrı düşünmemek gerektiği, onu yaratan emekler, bedeller bir çırpıda aklına geliyor insanın.


Çalışmaların başlangıcı

Bremen Seçim Komisyonu, aylardır çalışmalarını sürdürüyor. Komisyonun önemli bileşeniyse, pek tabii ki DKTM. Çalışmaların başlangıcını, Halk Meclisi Eşbaşkanı ve komisyon üyesi Sait Bilgin’den öğreniyoruz: “Seçimle ilgili süreç başlayınca kendi alanımızda ne yapacağımızı tartıştık, planlama çıkardık. İlk etapta Demokratik Kürt Toplum Merkezi çevresindeki kitlemize ulaşma, daha sonra diğer çevrelerle ilişkiye geçme biçiminde bir planlamamız oldu. Ayrıca HDP’nin Hazine’den hiçbir destek görmediğini biliyorduk, maddi yardım sunma çalışmamız oldu. Yani ilk aşamada seçmenleri tespit ettik, kayıtlı olmayanların seçmen kütüğüne kaydını yaptık ve maddi anlamda küçük de olsa katkı sunmaya çalıştık. Bu çerçevede bir de gece örgütledik.”

Bilgin, HDP destekçisi kurumların birliğinin oluşmasıyla birlikteyse çalışmaların renginin değiştiğini belirtiyor ve ekliyor: “Bremen’de AABF’ye bağlı iki Alevi kurumları HDP’yi destekliyor. Demokratik İşçi Dernekleri Federasyonu (DİDF) çok aktif çalışıyor. Yine Dev-Yol geleneğinde örgütlü olan ama sonra parçalı duruma düşenler var, onlarla ortaklaştık. Daha birçok kurum var.”


Son haftaya kalmayacak

Seçime katılım oranının oy kullanma işleminin başlangıcında düşük olduğunu ancak giderek yükseldiğini aktaran Bilgin, kararlı: “Daha da hızlandırıp son haftaya bırakmadan seçmenimizin oy kullanma işlemini büyük oranda bitirmek istiyoruz.”

Seçim komisyonu üyesi Fırat Kaya ise insanların ilk defa yurtdışında oy kullanabiliyor olmasının heyecan verici sonuçlar yarattığını vurguluyor ve ekliyor: “İnsanlarımız oylarını namus olarak görüyor; kullanmak istiyor. Biz de bu duyarlılığı geliştirmek için biraz daha çalışırsak eminim ki daha önemli sonuçlar elde ederiz.”


Namus meselesi...

DKTM temsilcisi olarak Seçim Komisyonu’nda yer alan Kadri Sakal ise, oldukça heyecanlı. “Hiçbir dönemde göremediğimiz bir heyecanı HDP çalışmalarıyla gördük” diyor ve devam ediyor: “Türkler, Araplar, diğer bütün halklar HDP’de umudu görüyor. Kürtler de gerçekten bir heyecan yaşıyor. Herkes HDP için sandıklara koşuyor. Bizim de Bremen’de 10 komisyonumuz var. Herkes çalışıyor. Şimdi otobüslerle seçmenleri sandığa taşıyoruz. Hedefe ulaşmak istiyoruz. Barajı aşmayı namus meselesi gibi görüyoruz, öyle çalışıyoruz. Bremen’deki bütün insanlarımız da bu taşın altında elini mutlaka koymalıdır. Herkes şöyle düşünmeli: Eğer sandığa gitmezsem, oyum benim karşıtıma dönecektir.”


Kürt halkı ve dostları...

HDP’yle oluşan birliği de çok önemseyen Sakal, “Kürt halkı geçmişten bugüne dostuna sırtını çevirmemiştir. Uzanan dost elini havada bırakmamıştır. Şimdi HDP’de birlikte çalıştığımız dostlarımıza da hiçbir zaman sırtımızı çevirmeyeceğiz” diyerek herkese çağrı yapıyor: Bir olalım, kazanalım.


Bir sürgün neden destekler?

Fatma Aslan, bir sürgün. Eşi Osman Arslan, polisin ve gardiyanların işkencesinde büyük hasar görüp Aydın Cezaevi’nde ölüme terk edilmiş; 2002’de ise yaşamını yitirmişti. Eşini katletmekle yetinmemişler; Fatma Aslan da hapsedilmek istenmiş, ceza almış, Almanya’ya gelmiş. Eşine ve kuzenine yapılanları dinlemeye bile yürek dayanmıyor. Kürt halkının ne yazık ki artık aşina olduğu, yaşamından bir parça olarak bildiği hikayeler. HDP’nin harcında bu hikayeler de var.

Fatma Aslan, anlatıyor: “Almanya’ya gelme kararı aldığımda rüyamdan bile böyle bir şey geçmiyordu. 2006’da gözaltına alındım, sonra her gün imza vererek yaşamak zorunda kaldım, 2006 sonundaysa ceza aldım. Şimdi HDP çalışmalarına bakıyorum, orada olmak için neler vermezdim! Maalesef şimdi buradayım.”

Fatma Aslan, HDP’ye bakınca ayrıca geri dönme umudunu, eşinin, ailesinin şehit düşen diğer üyelerinin hesabını ve hayallerini görüyor.


Rojava’nın ‘simyacı’sı


Bremen Demokratik Kürt Toplum Merkezi’nde bir güzel adam çıktı karşımıza: Ali Mervan. Efrînli. 5 dil biliyor. 20 ülkede yaşamış. “Derdin neydi” diyoruz, anlatıyor: “Dünyanın her yerine gittim. Japonya’da, Avustralya’da, Kanada’da yaşadım. ABD’ye gittim, Los Angeles’a yerleştik. Değerli bir şey arıyordum. Arayıp durdum, 36 yıl. Hiçbir yere tam ayak uyduramadım. Rojava Devrimi olduğunda da ABD’de, Los Angeles’taydım. Hiç beklemiyordum, sürpriz oldu. Sonra şöyle bir baktım, 36 yıl aradığım şey tam da buydu. Aramayı, gezmeyi bıraktım. Efrîn’e döndüm, yerleştim. Artık orada yaşıyorum. Aradığımı buldum.”

İnsanın aklına Coelho’nun meşhur Simyacı’sı geliyor; arayıp duran ve aradığını sonunda başlangıç noktasında bulan...

HDP’yi de Ali Mervan’ın Rojava’da bulduğu şeyi Türkiye ve Kuzey Kürdistan toprağında arayan, yeşertmeye çalışan bir emek cephesi olarak görmek, heralde tutarlı olur. Milyonların HDP’de bulduğu da, Ali Mervan’ın Rojava Devrimi’nde bulduğuyla aynı değil midir?


FEDA ne yapıyor?


Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA), HDP çalışmalarının başlangıcından bu yana en hakiki bileşenlerden biri. FEDA üyeleri, FEDA’ya bağlı dernek ve dergahlar, çalışmaların başlangıcından bu yana büyük emek sarf ediyor; Alevilerin HDP’yle buluşan hayallerini daha büyük kitlelelere taşımak için ellerinden geleni yapıyor.

Dr. Yaşar Özler, FEDA yöneticisi. “HDP, Alevilerde büyük bir kırılma yarattı“ diyor ve devam ediyor: “Seçim çalışmalarının başlangıcında kendi alanımızla ilgili ne yapabileceğimizi düşündük ve Alevi seçmenleri tespit etmeye çalıştık. Sonrasında bu seçmenlere seslenmenin kanallarını açmaya, ulaşmaya çalıştık. Aleviler artık yüzlerce yıldır halkını katledenin kim olduğunu biliyor. Herkes bizim istediğimiz gibi düşünmeyebilir tabii ama en azından Aleviliği özünden ulaştıran sistemin ne olduğunu şimdi herkes biliyor. AKP ve CHP’nin ideolojisinin aynı olduğunu biliyor ve sistemden kendisine bir hayır gelmeyeceğini görüyor.”


Dêrsimli artık özgüvenli

Özler, Dêrsimli. Dêrsim’de HDP’yle kazanılan büyük ivme de onu heyecanlandırmış. “Dêrsim 38’in travmasını attı üstünden” diyor, ekliyor: “Dêrsimliler artık Kürdistan’ın kalbi rolünü tekrar oynamaya başladı, özüne döndü. Artık özgüvenimiz var. Herkesin kafasında sistem düşüncesi yıkılıyor. Bizi bu hale getirenin Türk egemen sistemi görüldü. Şimdiye kadar olmadığı kadar da birlik oldu. Dêrsim tarihinde görülmemiş bir birlik var, onun getirdiği bir birlik de var. Daha önce hiç bize oy vermeyenler, hatta daha önce Kürt sözü geçtiğinde bile cephe alan insanlar, birlik ruhuyla birlikte kendilerini sorgulamaya başladılar. Onlar da değişti, biz de değiştik.”


Dağ, taş ne anlatır?

HDP’yle birliğin bir Dêrsimli için ne ifade ettiğini de oldukça güzel anlatıyor Özler: “HDP’ye katılmak Dêrsimliyi köklerine götürüyor, tarihlerindeki yanlışlara ve doğrulara götürüyor. Seyid Rıza’ya, Alişêr’e, Şahan Ağa’ya götürüyor. Eskiden Dêrsim’in kuru dağına, taşına hayranlık vardı ama sormuyorduk ki, “Niye Dêrsimliler bu dağa taşa bu kadar sevdalı?” Her dağın, her taşın altında ziyaretlerimiz var, direniş tarihimiz var. Kuru Dêrsim hayranlığının bir anlamı yok; bizim hayranlığımız kültürümüzedir, tarihimizedir. Önemli olan dağımızın, taşımızın altında yatan köklerimizin mirasını sahiplenmektir. Bunu da HDP’yle yapıyoruz. Sevindirici bir dönüşüm var.”


OSMAN OÐUZ/BREMEN