10-15 Ekim tarihleri arasında Mozambik'te yapılan Dünya Kadın Yürüyüşü (DKY) toplantısına, Kürdistanlı kadınlar delegasyon olarak katıldı. Toplantıda yoğun ilgi ile karşılanan Kürdistan delegasyonunda Bakur, Rojava ve Başur'dan temsilciler yer aldı. Toplantıya Ortadoğu delegasyonu olarak katılan Kongreya Jinên Azad (KJA) Diplomasi Komisyonu'ndan Ayşe Gökkan izlenimlerini aktardı.

Gökkan, toplantıya ilk kez seçilmiş Kürdistan delegasyonu olarak katıldıklarını belirterek; "Toplantı, Kürdistan delegasyonunu karar altına aldı. Deneyimlerimiz tartışma konusu oldu. Özellikle Rojava Kadın Devrimi, kadınların öz savunma ile 21'inci yüzyılın DAİŞ gibi en vahşi erkek egemen zihniyetine karşı mücadele etmesi ekseninde Rojava'dan gelen arkadaşlar bir sunum yaptı. Aynı zamanda Kürt özgürlük hareketinin stratejik olarak hem ulusal hem cins mücadelesini paralel yürüten deneyimlerini aktardık. Bu deneyimler dünya kadınları tarafından çok ciddi karşılandı.Gökkan, kadın bilimi Jineoloji üzerine de aktarımlarda bulunduklarını, Jineoloji ile kadının tarihini birlikte yazmak istediklerini toplantılarda dile getirdiklerini söyledi. 

‘Şiddetin teşhirinde mutabık olduk’

AKP politikalarının ortaya çıkardığı kadına yönelik şiddetin devletlerarası bir kriz olmamasının da ayrı bir tartışma gündemi olduğunu belirten Gökkan, Dünya Kadın Yürüyüşü olarak kadına yönelik Kürdistan ve Türkiye'de anti kadın politikalarının bir kriz konusu olmaması üzerinden, dünyadaki erkek egemen zihniyetini sorgulayan bir tartışma yürüttüklerini dile getirdi. Yine ortaya çıkan siyasal, sosyal, ekonomik, fiziksel ve psikolojik şiddet ve kadının uğradığı her türlü şiddettin teşhir edilmesi gerektiği konusunda mutabık olduklarını söyleyen Gökkan, "Savaş süreçlerinde kadına yönelik cinsel şiddet ve işkence, savaş sırasında ulusal mahkemeye taşınmalıdır. Savaş sırasında sisteme karşı mücadele ederken, cinsel işkenceye maruz kalıp, bunu cezaevinde uluslararası mahkemeye taşımak önemli bir deneyimdir. Taciz ve tecavüzü uygulayan utanmıyor, kadın ise utanması gerekenin yerine utanıyor. Korkması gerekenin yerine korkmayacağımızı, utanması gerekenin yerine utanmayacağımızı bir öz savunma olarak ele alıyoruz” diye kaydetti. 

Birlikte mücadele kararı

Kürdistan'daki durum üzerine de önemli kararlaşmalara gidildiğinin altını çizen Gökkan, “Öz savunmanın kadınlar için meşru ve yaşamsal bir model olduğuna dair karar alındı. Kürdistan'daki halklar ile birlikte mücadele etme kararı alındı. Rojava'nın bir kadın devrimi olarak deneyim paylaşımı açısından takip edilmesi ve paylaşılması gereken kadın devrimi değerlendirmesi yapıldı” diye belirtti.

‘Ortak direniş alanları’

Kürt kadınlarının kendini mağdur olarak görmediğini ve tüm saldırılara karşı öz savunma geliştirdiğinin altını çizen Gökkan, şu değerlendirmede bulundu: "Bugün Sayın Öcalan'a bu kadar tecrit uygulanıyorsa, Kürt özgürlük hareketine ve kadına bu kadar ciddi saldırılar oluyorsa, Ortadoğu'yu etkileyen mücadele olmasından kaynaklıdır. Kadınlar Ortadoğu'yu mücadelesiyle etkiliyor. Kürdistan'da çok güçlü ortak direniş alanları oluşturuyoruz. Kobanê enternasyonal bir mücadele alanı olmaya başladı. Bu nedenle 21'inci yüzyılı kadın özgürlük yüzyılı olarak ele alıyoruz. Özgürlük tüm dünya kadınları ile birlikte sağlanacaktır."

Dünyanın her yerinde kadına yönelik tüm saldırılara karşı da kesin mücadele kararı alındığının altını çizen Gökkan, tüm kadınları örgütlü yaşamaya ve örgütlü direnmeye çağırdı.


 DİHA / AMED