Doğu Akdeniz’in suları eskidende sıcaktı. Malatya’dan kalkan keşif uçağının Doğu Akdeniz’in sıcak sularına gömülmesinden sonra fokur, fokur kaynamaya başladı.
Doğu Akdeniz önemli bir stratejik bölge. Türkiye’deki İncirlik üssü, Güney Kıbrıs’taki İngiliz üssü, Lazkiye’deki Tartus Rusya deniz üssü ve Süveyş kanalı bölgenin önemini bir kat daha artırıyor.
24 Haziran günü Malatya Erhaç hava üssünden kalkan F-4 tipi bir keşif uçağı Suriye hava koruma sistemi tarafından hava sahasını ihlal ettiği gerekçesi ile Lazkiye önlerinde vurularak sulara gömüldü.
Tarafların açıklamaları birbirini hiç tutmamaktadır. Suriye keşif uçağının kendi hava sahaların da uçaksavar tarafından vurulduğunu iddia ederken Türk tarafı ise uçaklarının uluslararası hava sahasında füze tarafından vurulduğunu ileri sürüyor.
Türkiye NATO anlaşmasının 4. maddesi gereğince danışma konseyini toplantıya çağırdı. Yine anlaşmanın 5.maddesindeki “bir NATO ülkesinin üçüncü bir ülke tarafından saldırıya uğradığında, NATO ülkelerinin saldırıya karşı ülkesi saldırıya uğrayan ülkeye yardım etmeleri hakkını” saklı tutuyor.
NATO Dışişleri Bakanlar kurulu toplantısından Suriye’yi kınayan sert bir açıklamanın çıkacağı muhtemeldir.
Bunun haricinde NATO’nun sözleşmesinin 5.maddesi gereğince Suriye’ye bir müdahalede bulunması bugün için olası değildir.
Suriye cephesinin arkasında İran-Rusya-Çin bulunmaktadır. Suriye silahlarını bu ülkelerden temin etmektedir. Suriye hava savunma sistemi Rusya tarafından kurulmuştur. Rusya’nın Doğu Akdeniz’deki tek deniz üssü Lazkiye’deki Tartus deniz üssüdür. Rusya bu üs’deki donanması ile Doğu Akdenizi ve İncirlik’ten kalkan uçakları denetlemektedir.
İran’ın Şii hilalinin Ortadoğu’ya açılan kapısı Suriye’dir. İran, Lübnan’daki Hizbullah’ı bu kapı vasıtasıyla silahlandırmakta, maddi ve manevi olarak desteklemektedir.
Suriye ayrıca Çin ve Kuzey Kore’den de silah ihtiyacını temin etmektedir. Uzun lafın kısası Suriye’nin sırtı kalındır. Bu nedenlede kendi ülkesinde sivil halka karşı giriştiği saldırılara karşı tepkilerde benzer ülkelere gösterilen tepkilerden daha yumuşak olmaktadır.
Türkiye’nin bölgede süper güç olma, neo-Osmanlıcılık hayali ikinci defadır Doğu Akdeniz’in sıcak sularında buharlaşıp havaya uçmuştur. Böylece Türkiye bölgedeki inandırıcılığını da kaybetmektedir. Ayrıca Türkiye Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun ileri sürdüğü ‘komşu ülkelerle sıfır problem’ politikası da iflas etmiş durumdadır. Türkiye’nin Ortadoğu’da sorunsuz partnerleri olarak elinde sadece S.Arabistan ve Ürdün kalmıştır.
Türkiye kendi içerisinde Kürt sorununu çözemediği müddetçe komşuları ile başı beladan kurtulamayacaktır. Türkiye’nin ise Kürt sorununu demokratik yollardan diyalogla çözme gibi bir iradesi, alışkanlığı yoktur. Bu nedenle Kürt sorunundan müzdarip komşuları ile çatışmalı, sorunlu ilişkilerini devam ettirecektir. Ancak yinede Kürt sorunu konusunda sorunlu komşuları ile biraraya gelebilme olasılığını hiç gözardı etmemek lazımdır. Türkiye-İran arasındaki ilişkiler özellikle hem çatışma, hem de alttan Kürt sorunu konusunda uzlaşma biçiminde olmuştur.
Kürt örgütlerinin, Kürt politikacılarının, Kürt akil insanlarının süreci çok soğukkanlı bir biçimde takip etmelerinin, müşterek bahiste yanlış at’a oynamamalarının zamanıdır.


KÜRDİSTAN TARİHİNDE BU HAFTA:
* 24 Haziran 1996 tarihinde HADEP kongresinden dönen kongre delegeleri Hulusi Kul, Mustafa Öztürk ve Mehmet Kaya Ankara-Adana yolunda arabaları durdurularak kontgerilla tarafından öldürüldüler.
* 25 Haziran 1937 tarihinde Dersim, aralarında Atatürk’ün manevi kızı sabiha Gökçen’inde bulunduğu THK pilotlarınca bombalanmaya başlandı.
* 28 Haziran 1987 tarihinde aralarında Diyarbekir, Mardin, Siirt, Van, Elazığ, Dersim ve Hakkari’nin bulunduğu yedi Kürt ilinde OHAL (Olağanüstü Hal Bölgesi) yönetimi başladı.
* 29 Haziran 1925 tarihinde Şark İstiklal Mahkemesinin 28 Haziran’da verdiği karar gereğince 1925 Kürt Milli Hareketinin önderi Şeyh Said ve 46 arkadaşı Diyarbekir Dağkapısı‘nda idam edilerek, Kürdistan şehitleri arasına katıldılar.
* 29 Haziran 1999 tarihinde PKK Genel Başkanı Abdullah Öcalan, Ankara 2.Nolu DGM tarafından idam cezasına çarptırıldı.
* 30 Haziran 1996 tarihinde ARGK militanı Zeynep Kınacı Dersim’de yapılan bayrak töreninde üzerindeki bombaları patlatarak intihar saldırısı düzenledi. Olayda 6 asker öldü. Zilan kod adlı Kınacı şehit düştü.