Demokratik Özgür Kadın Hareketi (DÖKH), 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla yazılı açıklama yaptı. Açıklamada, Kürt kadınlarının 2013 yılının 8 Mart’ını büyük bir acı ve öfke ile karşıladığı belirtilerek, “Paris katliamında şahadete ulaşan Kürt kadın önderi Sakine Cansız, Fidan Doğan ve Leyla Şaylemez yoldaşların sözü sözümüz, yolu yolumuz, direnişleri direnişimiz olacak kararlılığı ile kadın mücadelesinde yeni bir süreç işleyecektir. Bu büyük acı büyük bir güce dönüşecektir. Bu anlamda özgürlüğe inancımız, egemen erkek sistemine karşı savaşımız ve özgürlük tutkumuz hamle yapacaktır” denildi.

Açıklamada, AKP siyasetinin kadınlara yönelik politikasına da dikkat çekilerek, siyasi, sosyal imha ve fiziki katliamların devreye konulduğu ve 2012 yılında Bitlis’te düzenlenen askeri operasyonda 15 HPG’li kadının yaşamını yitirdiği hatırlatıldı. Ayrıca Paris katliamı ile kadın hareketine dönük özel saldırılarının uygulandığı belirtildi.

Çözüm taleplerle mümkün
DÖKH açıklamasında barış girişimlerine de dikkat çekilerek, Kürt halkı ve kadınlarının verdiği mücadele ile Rojava’daki Kürtlerin mücadelesi sonucu devletin İmralı ile görüşmek zorunda kaldığını kaydetti. Devlet tarafından somut adımların atılaması gerektiğini belirtilen açıklamada, sürdürülen siyasetin yeni imha konsepti anlayışı çerçevesinde olduğuna işaret edilerek, şöyle denildi: “Öncelikle tartışmaya açılması ve Kürt halkına açıklanması gereken konular siyasi önderlerine yaklaşımları nedir? Kürtlerin anayasal tanımı ne olacaktır? Anadilde eğitim hakkına ne denmektedir? İdari ve siyasi hakları konusunda ne düşünülmektedir? Hakları gasp edilmiş bir halka talep dayatılmaz, taleplerine yanıt verilerek barışçıl çözüme gidilir. Bu anlamda barış yapması gereken devletin kendisi olmaktadır.”



Kadına karşı özel politika
Açıklamada AKP hükümeti döneminde kadına yönelik şiddetin yüzde bin 400 arttığı dönemde son olarak Ermeni kadınlara dönük örgütlü cinayetlerin gündeme gelmesinin devletin kadına karşı özel politikalar işlediğinin göstergesi olduğuna dikkat çekilerek, “Kürtaj yasası, 3 çocuk yetmedi 5 çocuk doğurun çağrısı bu çalışmaların propaganda ayakları olmuştur. Yoksul, emekçi halkların evlatlarını asker deposu gören, neoliberal piyasa için ucuz işgücüne ihtiyaç duyan ve yayılmacı arzuları olan devlet iktidarı doğurganlığı milliyetçi ideoloji ile artırmayı merkezi devlet politikası olarak uygulamaktadır” ifadelerine yer verildi.
DÖKH açıklamasında, politik faşizmin tekçi, yok edici, öfkeli, bastırmacı ve salt kendine meşruiyet sağlayıcı saldırganlığının toplumsal karşılığının sosyal faşizm olduğu belirtilerek, kadın aleyhtarı politikalara karşı ortak mücadele ve örgütlenme çağrısı yapıldı.
DÖKH’ün bu amaçla 10-11-12 Mayıs tarihleri arasında 20’ye yakın Ortadoğu ülkesinden kadın delegelerin katılımı ile ‘’Li Rojhilata Navin Jin Jiyan Azadi’’ sloganı ile ‘’Ortadoğu Kadın Konferansı”nı gerçekleştireceklerini duyurdu.

AMED