
Fransa'nın başkenti Paris'te, Batı Kürdistan için 'Suriye'de Kürtlerin Durumu ve Hakları' adlı bir konferansı yapıldı. Kürdistan'ın dört parçasından siyasi parti temsilcileri, Kürt parlamenterler, Yüksek Kürt Konseyi temsilcileri, dini birlik temsilcileri, Ermeni, Asuri ve Ortadoğu'da yaşayan diğer halkların temsilcileri, Kürt dostu Fransızlar, avukat ve aydınların katıldığı önceki günkü konferans, Fransa Parlamentosu Victor Hugo Konferans Salonu'nda gerçekleştirildi. Konferansın divanında KNK Yürütme Konseyi üyelerinden Rajhan Hazım, Goorge Arya, Nilüfer Koç, Rojhan Hazım, KNK Başkan Yardımcısı Dengu Haco ve KNK Kadın Komisyonu Üyesi Dilşa Osman yer alıyordı. Divan'a Nilüfer Koç başkanlık yaparken konferansın ilk konuşmacısı ev sahibi olan KNK Başkanı Tahir Kemalizade tarafından gerçekleştirildi. KNK Başkanı Tahir Kemalizade, Batı Kürdistan ile dayaşınmanın büyütülmesi çağrısında bulunarak, Kürtlerin birlikte hareket etmesi ve Hewler Anlaşması'nın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Polonya örneği
Uzun yıllardır özellikle Güney Kürdistan'a yaptığı ziyaretler, Kürtleri konu edinen çalışmalarıyla bilinen Kürt dostu Fransız Büyükelçi Bernard Dorin de, Polonya örneğiyle sözlerine başladı. Polonya'nın daha önce Prusya, Avusturya, Rusya arasında paylaşıldığını ve sürekli bir savaş alanı olduğunu ama bunu aşarak bugün krizden etkilenmeyen Avrupa'nın nadir ülkelerinden biri olarak ayakta durduğunu hatırlatan Dorin, Kürtlerin de böyle bir şansının olabileceğin söyledi. Dorin,"Kürtler için esas olan, Irak Kürtlerinin aldığı hakları elde etmektir, bu da sadece kültürel değil, idari otonomidir. Başkaları tarafından değil, kendi kendilerini yönetmeleridir" dedi.
'Kürtler demokrasiyi inşa etmek istiyor'
Konferansın ana bileşenlerinden biri olan Yüksek Kürt Konseyi adına ilk söz alan Hanım Sinem Muhamed, Batı Kürdistan için Fransa'nın bir demokrasi ülkesi olarak rolünü oynaması gerektiğini vurgulayarak konuşmasına başladı. Suriye'de yaşanan son durumu özetleyen Muhamed, Kürtlerin sürekli bir çalışma içinde olduğunu belirterek, "Üçüncü bir yol seçtik; demokrasi mücadelesi verdik. Halkımız arasında A'dan Z'ye örgütlememizi sağladık" dedi. Hedeflerinin Batı Kürdistan'da bulunan halkların birliğini sağlamak olduğunu belirten Muhamed, Kürtlerin her alanda örgütlülüğüne dikkat çekti. Batı Kürdistan Kürtlerinin sadece kendi örgütlülükleriyle yetinmediğini aynı zamanda Kürt bölgesinde bulunan Ermeni, Asuri-Süryani ve Arapların da kardeşlik meclisleri etrafında örgütlendirildiğini belirtti. "Kürtler, demokrasiyi bölgedeki bütün halklarla inşaa etmek istiyor" diyen Muhamed, Yüksek Kürt Konseyi'nin Kürtlerle sınırlı olmayan bir çalışmayla bölge halklarına dönük de aktif bir rol üstlendiğini vurguladı.
'Dayanışma komitesi kurulmalı'
Konsey bileşenlerinden Suriye Demokratik Kürt Partisi adına Nasireldaen İbrahim söz aldı. Hewler toplantısının birlik açısından önemine vurgu yapan İbrahim, "Politik olarak çok büyük adımlar attık. Tarihi bir süreçteyiz. Buna denk bir hat izlenmeli. Bunun yanı sıra Batı Kürdistan'da yaşayan halk savaşın derinleşmesiyle birlikte ekonomik olarak da giderek zorlanıyor. Dayanışmanın bu boyutta da yükseltilmesi şart" dedi.
Divan, İbrahim'in konuşmasından sonra konferansın gidişi konusunda yeniden bilgilendirme yaparken "Bu konferanstan Batı Kürdistan ile dayanışma temelinde bir komitenin de kurulması gerektiği" önerisinde bulundu.
Ardından söz Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Ahmet Türk'e verildi.
Tehlikelere dikkat
Kürtlerin izlemesi gereken siyasi hatı özetleyen DTK Eşbaşkanı Ahmet Türk, Kürtleri bekleyen tehlikelere dikkat çekti. Türk, "Yüksek Kürt Konseyi çok önemli çalışmalar yapıyor, onları kutluyorum. Parti ve ideolojik çıkarları öne çıkartırsak kaybederiz. Ulusal birliği esas almalıyız. Biz eğer Yüksek Kürt Konseyi'ni de esas almazsak yanlış yaparız. Bütün çalışmalar bu Konsey çerçevesinde yürütülmeli. Türk Hükümeti'nin Suriye'ye müdahale etme niyetinin nedeni Kürt halkı ve Kürt hareketidir. Bu parçadaki devrimin kesinlikle Kuzey'e de etkisi olacak"dedi.
Demokratik bir birliktelik
Fransız siyasi partilerinden iki parti temsilcisi konferansta konuştu. İlk konuşmacı Fransız Komünist Partisi Temsilcisi Patric Marguet oldu. Marguet, "Bölge halkları kendi kaderlerini kendileri belirlemelidir" dedi.
Asuri halkını temsilen Hanım Linda Elia da "Orada bulunan halklar olarak birliğimizi koruma çabası içerisindeyiz. Birlikte hareket etmediğimiz takdirde yaşanan şiddetin parçası olacağız. Demokratik bir birliktelik için çabamızı sürdürmeliyiz" dedi.
Elimizde kan yok
Suriye Kürt Geleceği Partisi adına Ahmed Süleyman söz alan bir diğer Konsey üyesiydi. "Kürtler bu kanlı sürecin dışında durmayı başardı. Şu an kimsenin kanı elimizde değil. Biz Kürtler kan istemediğimizi her fırsatta yineledik ve bunun parçası olmamayı bugüne kadar başardık. Bunun için aynı topraklar üzerinde yaşadığımız halklarla birlikte örgütlenmeyi esas aldık. Bunu başardık da. Biz bizden önce onları korumak gibi bir görevede sahibiz" diyen Süleyman, Suriye'de diğer halklar birbirini boğazlarken, Kürtlerin kardeşliğin sembolü olduğunu vurguladı.
Batı Kürdistan için şans
Konferansın önemli isimlerinden biri de KONGRA GEL Başkanı Remzi Kartal'dı. Kürtlerin Suriye'deki birliğinin önemli ve stratejik olduğunu vurgulayan Kartal, "Bu süreç, siyasi bir statü kazanmak isteyen Batı Kürdistan için şanstır. 'PYD olmazsa Suriye'de Kürt sorunu çözülür, Türkiye'de 'PKK olmazsa Kürt sorunu çözülür' diyorlar. Bu büyük bir yalandır" dedi.
Kimseye kanmayalım
Doktor Sadedin Mela da Suriye Kürtlerini temsilcilerinden biri olarak söz aldı. "Kürtler erken kandırılan bir halk. Atalarımızın tarihinde bu var. Biz kimseye bu kez kanmayalım. Birbirimizden öğrenelim. Birbirimizle hareket edelim" çağrısında bulunan Mela, Kürtlerin sürekli oyuna getirilmek istendiğine dikkat çekti.
En başarılı devrim
PYD Eşbaşkanı Osman Asia konuşmasında, Batı Kürdistan'ın devrim tarihindeki başarısına dikkat çekti ve şu ifadeleri kullandı: "Arkadaşlarımız hala Esat rejiminin cezaevlerinde tutuluyor. Batı Kürdistan'daki devrim Kürdistan tarihindeki en başarılı devrimidir. Kendi içinde büyük bir örgütlenme gücü oluşturulmuş, kendisini korumaya başaran bir halk devrimiyle karşı karşıyız. Biz sadece Kürt halkı için değil, ayın zamanda Suriye'nin demokratikleşmesi için de büyük bir mücadele veriyoruz. Suriye'deki bütün kültürler, halklar ve topluluklar bizim zenginliğimizdir. Suriye halkının her anlamda bir birliğini kurması gerekiyor."
PYD olarak Yüksek Kürt Konseyi'nin güçlendirilmesi için çalışmalarına hız vereceklerini belirten Osman, içte ve dışta bekleyen tehlikelere dikkat çekti. Sürekli polemik konusu yapılan YPG için ise, "Bütün Kürdistan'ı korumakla sorumludur. Bu ordu hiçbir partiye bağlı değildir" şeklinde konuştu.
Dayanışma dayanışma…
Güney Kürdistan Parlementerler Birliği temsilcisi Kerim Biradost, konferansın bir diğer önemli ismiydi. Biradost şunları söyledi: "Biz Kürt parlamenterler olarak Suriye krizinin başından bu yana Batı Kürdistan için destek mesajları vermiş, dayanışma girişimlerinde bulunduk. Batı Kürdistan'ın büyük bir kısmının Kürtlerin elinden olmasından büyük sevinç duyuyoruz. Öncelikle Kürdistan'ın diğer parçası batı Kürdistan ile büyük dayanışma içinde olmalı. Kürt halkının çıkarlarını esas alacak bir politika yürütmelidirler. Batı Kürdistan'daki bütün partiler duyarlı olmalı ve diğer grupların haklarının sağlanması için mücadele vermeidirler. Aynı zamanda Suriye muhalefetiyle de ilişki halinde olmalılar."
Biradost, egemen devletlerin politika ve baskılarına boyun eğilmemesi gerektiğini vurguladı. Hewler Anlaşması'na bağlı kalınmasının önemine dikkat çeken Biradost, Kürtlerin birliğini güçlendirmek gerektiğini belirtti.
Batı'ya vefa borcu
PJAK Başkanı Heci Ehmedi ise konuşmasıyla Kürdistan'ın diğer bir parçasının ruhunu salona taşıdı. Batı Kürdistan'ın diğer parçalar için bugüne kadar çok bedel verdiğine dikkat çeken Ehmedi, vefa borcunun altını çizdi.
Ehmedi'den sonra Halep'ten Süryani din adamları ve Ermeni halkı adına çalışma yürüten temsilciler kısa birer konuşma gerçekleştirdi.
Ardından YNK Temsilcisi Berzan Farac söz aldı. "Bu toplantıya katılmak benim için onurdur" diyen Farac, Batı Kürdistan halkı ile sürekli dayanışma içerisinde olacaklarını vurguladı.
İslami Birlik Hareketi temsilcisi ise "Müslümanlar her defasında düşmanın oyununa geliyor ve arkasından tövbe ediyor ama yine aynı şeyi tekrarlıyor" Kürtlerin aldanmamasını istedi.
Kürdistan Parlamentosu Komünist Parti Milletvekili Muhammed Şerif de Irak örneğini vererek, "Bugün Kürtlerin Irak'ta başka bir konumu var. Biz komünistler dört parçanın bağımsızlığı için çalışıyoruz. Kürt halkının menfaatlerini siyasi çıkarlardan uzak tutarak mücadele vermeliyiz" dedi.
Liberal Kürt partisi adına konuşan İbrahim Hemmoş eleştirinin önemine dikkat çekerek, Yüksek Kürt Konseyi oluşmasına rağmen konsensüsün yeterince sağlanamadığını söyledi.
İçimizdeki kurtlar…
PYD Başkanı Salih Muhamed de iki dakikalığına kürsüye çıkarak, Kürtlerin atalarından edindiği dersleri işaret etti. Muhammed, "İçimizdeki kurtlar hiçbir zaman boş durmuyor, sürekli çalışıyor. Düşmanlar sürekli ellerini içimize uzatıyor" dedi. Ermeni Enstütüsü adına Antoin Bagdikian konferansı selamlarken, Yeşiller Partisi adına Jerome Gleizen kısa bir konuşma yaptı.
Sonuç bildirgesi
Konferans sonuç bildirgesi için oluşturulan komisyon saat 17.30'da sonuç bildirgesini tamamlayarak divana sundu. Divan tarafından okunan bildirge tartışmaya sunuldu. Yapılan eklemeler ve bazı değişiklikler nedeniyle konferansın sonuç bildirgesi aynı gün açıklanamadı.
SELMA AKKAYA/ PARİS