HDP Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, yeni dönem için örgütlenme seferberliği başlattıklarını belirterek, “Bizim için yeni dönem, mücadele dönemidir” dedi.

BERİVAN ALTAN / MA/ANKARA

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi Sözcüsü Dilan Dirayet Taşdemir, 24 Haziran seçimleri sonrası yaptıkları toplantının ardından yeni dönem planlamasını anlattı.

İktidarın son üç yıldır birçok kadın aktivist, parlamenteri tutuklaması ve kadın kurumlarını kapatmasıyla siyaseti kadınsızlaştırma politikası yürüttüğünü belirten Taşdemir, seçimlerde kadın örgütlülüğünün sokaklarda olduğu, ciddi bir başarıyla bu süreci yürüttüklerini kaydetti.

 

Mücadele daha radikal olacak

 Yeni dönem için mücadele hattı ve planlamaların da oluştuğunu belirten Taşdemir, “Kadın düşmanı politikalarıyla kadına yönelik şiddet ve çocuk istismarlarındaki artışı destekleyen iktidar karşısında görev sorumluluklarımız büyük. Bu yüzden mücadelemizi çok daha radikal bir biçimde vereceğiz” dedi.

Örgütlenme seferberliği  

Tek adam rejiminin kurumsallaştığı bir döneme girdiklerini vurgulayan Taşdemir, “Yeni dönem planlamaları kapsamında kadın karşıtı politikaların çok daha fazla derinleşeceği, kadına şiddet ve çocuğa yönelik artan saldırılara karşı milliyetçiliği, ırkçılığı örgütlemek isteyen iktidarla karşı karşıyayız. İktidar söylemlerine karşı teşhir eden ve bununla mücadele eden bir noktada duracağız. Örgütlenme seferberliği ve hamlesi geliştireceğiz” dedi.

Mücadele hattı 

HDP Kadın Meclisi olarak özgün kadın gruplarını oluşturacaklarını da ifade eden Taşdemir, yeni dönemde ayda bir bir araya gelerek, kadınların güncel sorunlarıyla Meclis’te de bir mücadele hattı öreceklerini vurguladı. Yeni döneme ilişkin birçok kararlaşmaya gittiklerinin altını çizen Taşdemir, şunları söyledi: “Feminist kadın örgütleri ve diğer kadın örgütleriyle birlikte yeniden değerlendirme ve mücadele hattının nasıl oluşturulması üzerine toplantılar yapılacak. Yerellerde seçimlerde aktif çalışma yürüten kadınlarla yeniden bir ortaklaşma hamlesi başlatacağız. 21-22 Temmuz’da Wan’da kadın parlamento grubumuz ile kentteki kadınlarla yeni Meclis’te yeni dönem kadın mücadelesini planlamak için bir araya geleceğiz. Önümüzdeki 3 ay bizim için bir örgütsel hamle süreci olacak. Kadın meclislerimizi yeniden örgütleme ve bunlar üzerinden kadına ve çocuğa yönelik oluşacak her türlü yönelimde  kadın iradesini ortaya koyma hedefimiz var. Bununla ilgili kampanyaları ve diğer planlamaları ise önümüzdeki süreçte kamuoyu ile paylaşacağız.”

Tecrit savaşı derinleştirmektir

Kadın Meclisi olarak bir diğer planlamalarının ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki ağır tecrit politikasına karşı örecekleri mücadele olduğunu dile getiren Taşdemir, “Türkiye’de tek adam rejiminin oluşturulması, faşizmin bu kadar kurumsallaştırılması, kadın bedeni üzerinde gelişen politikalar yani cinsiyetçiliğin hortlatılması, örgütlendirilmesi, savaş politikalarının derinleştirilmesi tecrit politikalarından bağımsız değil. Tecridi uygulamak demek savaş politikalarında karar kılmak, savaşı derinleştirmek anlamına gelir. Savaşın derinleştirilmesi demek aynı zamanda erkekliğin örgütlendirilmesidir” ifadelerini kullandı.

Mücadeleyi her alana yayacağız

Taşdemir, şunları ekledi: “Demokratik bir çözümün olmadığı bir ortamda ülkenin toplumsal krizlerden kurtulması mümkün değildir. Kadınlar olarak biliyoruz ki, 2013 yılında geliştirilen süreçte Sayın Öcalan’ın geliştirdiği rol, aldığı sorumluluk hem kadınların hem de toplumun özgürleşmesinde önemli bir noktada durdu. Öcalan’ın demokrasi ve özgürlüklere olan etkisi kırılmaya ve fikirlerinin topluma ulaşması engelleniyor. Bir kez daha çözümsüzlük siyaseti dayatılıyor. Kadının yaşadığı sorunların temeli de çözümsüzlük siyaseti ve anti demokratik yaklaşımlardır. Tecrit politikalarını derinleştiren AKP’ye karşı tavır almak ve güçlü bir mücadele hattı örmek gerekiyor. Kadın Meclisi olarak yeni dönemde gittikçe derinleşen tecrit politikasına karşı mücadele hattı örmeyi ve mücadeleyi tüm alanlara yaymayı hedefledik.”

Mücadele gerekçeleri çok fazla

 Taşdemir, HDP Kadın Meclisi olarak karanlığa karşı alanlarda olmaya devam edeceklerini söyledi. Taşdemir, “Parçalanmak istenen kadın örgütlülüğünü toparlama, kapattıkları kadın kurumlarını yeniden yeşertme, dağıtmak istedikleri kadın dayanışma alanlarını yeniden kurmaya hazırlanıyoruz. Bizim için yeni dönem mücadele dönemidir. Toplumu geriletmek isteyen, ‘her şey oldu bitti’ diyen bir iktidarla karşı karşıyayız. Aslında güçlü göstermeye çalıştıkları bu dönem, en zayıf oldukları dönemdir. Ülke yönetilemez, krizlerle dolu bir dönemdir. Mücadele etme gerekçemiz çok fazla dolayısıyla açığa çıkan kadın muhalefetini bir araya getirerek, alanlarda olmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

 
 

Bu böyle gitmez  değiştireceğiz

     

Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi, 9 Temmuz’da gerçekleştirilen seçim değerlendirmesi toplantısının sonuç bildirgesini paylaştı. Bildirgede yeni döneme ilişkin siyasi ve örgütsel planlamalar yer aldı.

HDP olarak seçim sürecinde kadın temsiliyetinin yüksek oranda yakalandığı, ancak bu oranın yeterli olmadığı kaydedildi. Devamında “Örgütlülüğümüzü ve erkek egemen zihniyete ve ayrımcılığa karşı mücadeleyi yakınımızda ve uzağımızda her yerde ve hep birlikte büyüterek, eşit temsiliyeti sağlayacağız. Bu seçim sürecinde cinsiyet rollerini pekiştiren, cinsiyetçiliği besleyen dil ve tutumların kendi çevremizde de güçlendiğini tespit ediyor ve kadın örgütlülüğünü, dayanışmasını ve özgürlük mücadelesini yükselterek, bunu mutlaka aşacağımızın sözünü veriyoruz” ifadeleri kullanıldı.

Bildirgede meşruiyeti olmayan faşist iktidara karşı yaşamın bütün alanlarında direnişin sürdürüleceği kaydedildi.

 Kadını yok sayan düzenlemelere karşı mücadele

Geniş kadın ittifakına vurgu yapılan bildirgede, “Kadınların mücadelesiyle kurulan ancak siyasi iktidarın ortadan kaldırmaya çalıştığı kadın bakanlığının, Türkiye’de cinsiyet eşitliğinin sağlanması ve kadına yönelik şiddetle mücadelenin güçlenmesi için önemli bir kurum olması gerektiği bilinciyle yaygın ve etkin bir kurumsal yapının mücadelesini vermeye devam edeceğiz. Bugüne kadar yürüttüğümüz politikalar ve dayanışmamız ile siyasi iktidarın kadınları yok sayan, haklarımızı ortadan kaldırmaya, şiddeti, tacizi, tecavüzü normalleştirmeye çalışan bütün düzenlemelerine karşı aynı kararlılık ve güçle karşı duracağız. Daha önce de başardığımız gibi bu yasaları durdurmaya ve kadınlar için özgürlük alanlarını genişletmeye kararlıyız” denildi.

Bildirgede çocuğa dönük istismarın önlenmesine dönük alınan kararlar da yer aldı.

 

Kadın mücadelesi durdurulamaz

Açıklamanın sonunda şu ifadeler yer aldı: “Açıklanan Saray kabinesi, tam bir patron-savaş kabinesidir. Kadınlar olarak sağlığımızı özel hastane sahiplerine, barış özlemimizi eski genelkurmay başkanlarına, vergilerimizi damatlara, yaşam alanlarımızı, kentlerimizi, doğamızı TOKİ genel müdürlerine, hak ve özgürlüklerimizi KADEM’e emanet etmeyi reddediyoruz. Ülkenin yarısının bu rejime itirazı devam etmektedir. Kadınların hak ve özgürlükler mücadelesi hiçbir zaman durdurulamamıştır. Bu ceberut rejimin Türkiye gibi güçlü demokrasi mücadeleleri birikimi olan bir ülkede kalıcı olması mümkün değildir. Kadın özgürlük mücadelesinin her zamankinden daha güçlü, birleşik ve geleceği kucaklayacak şekilde büyütülmesi ertelenemez ve en acil görevimizdir. Parlamentoda kadın vekillerimizin, kadın meclislerimizin, kadın örgütlerinin, feministlerin seslerini daha gür çıkaracağı bir döneme giriyoruz. Bu bilinç, umut ve kararlılıkla yol alacağız. ‘Devran böyle gider’ diyenlere, ‘Bu böyle gitmez, değiştireceğiz’ diyoruz.”