Libya’ya yasal bir yoldan asker gönderilmesinin yolunu açan düzenleme, Meclis’te AKP-MHP’nin oylarıyla geçti.  HDP, İYİ Parti ve CHP tasarı aleyhine oy kullandı.

AKP-MHP faşist rejimi, Meclis Genel Kurulu’daki oylamada iç ve dış tepkilere rağmen Libya’ya asker göndermenin yolunu açtı. Doğrudan asker gönderme ve savaş teskeresine olan tepkileri azalmak amacıyla AKP-MHP’nin hazırladığı düzenleme, ‘Türkiye ile Libya Arasında Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırasının Onaylanmasına Dair Kanun Teklifi’ adıyla çıktı. Askeri gücünü El Kaide kökenli radikal dinci çetelerden alan Müslüman Kardeşler orjinli Libya Mutabakat Hükümeti’ne asker göndererek, General Halife Hafter’e karşı ayakta tutmayı amaçlıyor.

AKP-MHP tasarısına,  Meclis’te oylamada HDP, CHP ve İYİ Parti hayır oyu verdi. Her 3 parti, Libya Mutabakat Hükümeti’ne destek ve iç savaşa ortak olma düşüncesine karşı çıktı. Oylamada 269 kabul 125 ret oyu kullanıldı.

Siyasi ve diplomasi çevreler, AKP-MHP’nin, Libya Mutabakat Hükümeti’ne doğrudan askeri destek vermesine  ilişkin faktörleri şu şekilde sıralıyor:

  • İdlib’de Türkiye’nin desteklediği çetelere karşı Rusya ve Suriye operasyon başlattı, Türkiye Rusya ile anlaşma temelinde bu çeteleri İdlib’den çıkartıp Libya’ya götürecek.
  • AKP-MHP Libya’da savaşı derinleştirip ve bu savaşın bir tarafı olarak kendi iktidarını sürdürmek, Libya’ya daha fazla İnsansız Hava Aracı (İHA), Silahlı İnsansız Hava Aracı (SİHA) ve diğer zırhlı askeri araçlar satarak servetlerine servet eklemek istiyor.
  • Paramiliter bir yapılanma olan SADAT’ı Libya’da savaştırmak, başta Suriye olmak üzere dünyanın farklı bölgelerinden gelen çetelere Libya’da yer açmak istiyor.
  • Suriye, Güney Kürdistan ve Libya sahasında Türkiye Yeni Osmanlıcılık hayallerini pratikleştirmek istiyor.

Amaç daha fazla İHA ve SİHA satmak

Oturumda konuşan HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, Libya’daki savaşta Müslüman Kardeşler kökenli Libya Mutabakat Hükümeti ile iç savaşta ortaklığı getiren düzenlemeye karşı tepkisini şu sözlerle dile getirdi: “Libya’nın iç işlerine karışılmasını doğru görmediğimizi ifade ediyoruz. Tıpkı Suriye’de ‘Suriye’nin iç işlerine karışmayın’ dediğimiz gibi, Libya’da da ‘Libya’nın iç işlerine karışmayın’ diyoruz; bu kadar basit. Çünkü oraya karışmak istiyorsunuz, İhvancılık kemerini savunuyorsunuz. Suriye’den Fas’a kadar önünüze gelen her İhvancı akımı (Müslüman Kardeşler) desteklediniz. Bugün Rusya’nın Wagner güçlerini oraya sevk etmesine karşı, siz Türkiye’den SADAT güçlerini sevk etmeyi planlıyorsu nuz. Buradan ben şunu sormak istiyorum: Türkiye ‘Kim savaşırsa ben ona asker gönderirim’ diye şirket mi kurmaya başladı? Bugün Nijerya derse ki ‘Boko Haram’la ben mücadele edemiyorum, buyurun gelin’ siz şirketinizi mi oraya göndereceksiniz? Taliban karşıtı şirketinizi mi oraya göndereceksiniz? Şirketlerin savaşları yönettiği dönemler Türkiye’de çok açık, ayan beyan bir biçimde hayata geçmiş durumdadır. Sadece bu mudur? Elbette sadece bu değildir. Bakın, aynı zamanda oralara silah satmak, Ortadoğu ve Kuzey Afrika ülkelerini Türkiye’den silah alabilecek bir pazar oluşturmak bakımından da adımlar atıyorsunuz. Çünkü bu ülkede damatların, dünürlerin silah şirketi var ve artık silah sanayisine özel olarak ağırlık veren bir iktidar var. Bunu neden yapmaktadır? Daha fazla SİHA’yı, daha fazla İHA’yı satmak ve aile çevresinde zenginlikleri, ganimetleri daha da arttırmayı hedefliyorsunuz.”

Özsoy: Yeni Osmanlıcılık hayalleri

HDP Dış İlişkilerden Sorumlu Eş Genel Başkan Yardımcısı Hişyar Özsoy da, Libya mutabakatı üzerine özetle şunları belirtti: “Bakın, Ortadoğu coğrafyası Kuzey Afrika’yla birlikte kan revan içerisinde -2011 yılında aslında herkesin heyecanla beklediği yani birtakım şeylerin Arap Baharı’yla birlikte Ortadoğu’da değişeceğini düşündüğü, işte Bahreyn’den tutun, Tunus, Mısır, Libya, Suriye, Irak her taraf kan revan içerisinde. ‘Biz böyle bir fetih ruhuyla Ortadoğu’ya tekrar gireceğiz…’Hatta yeni Osmanlıcılığın hayallerini kuranlar var. Yüz yıllık bir Arap milliyetçiliğinden bahsediyoruz hani reel bile düşünürseniz kimse, Türkiye orayı yedirmez bir defa.”

SADAT’ı kullanılacak

İYİ Parti Grubu adına söz alan Aydın Milletvekili Aydın Adnan Sezgin  de imzalanan “Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’nın milli çıkarlar açısından riskli bir girişim” olduğunu söyledi. Sezgin, “Bu Muhtıra, Libya’daki iç savaşın tam anlamıyla bir tarafı haline gelmemize neden olabilecek, millî güvenliğimize zarar verebilecek, ulusal çıkarlarımıza aykırı bir teşebbüstür” dedi.

Sezgin şu eleştirilerde bulundu: “SADAT adlı şirketin Libya’da aktif rol alacağı yönünde malum iddialar ve işaretler de bellidir. Ayrıca mutabakat hükümleri, Libya’ya uygulanan silah ambargosuna da aykırıdır. Ayrıca İdlib’den cihatçı militanların Libya’ya Türkiye aracılığıyla gönderilmekte olduğu iddiaları da vahimdir. Doğru olsun ya da olmasın, Türkiye böyle bir zan altında bırakılmamalıdır. Son olarak yayınlanan BM Libya uzmanları raporu Türkiye’nin silah ambargosunu ihlal ettiğini çok açık bir şekilde belirtmektedir. Biz, Türkiye’nin güvenliğiyle, milli güvenliğiyle doğrudan ilişkili olmayan bir meselede silah ambargosunu da delerek iç savaşın asli tarafı olunmasına karşı net bir karşı duruş sergiliyoruz.”

CHP: Türkiye dünyanın en yalnız ülkesi oldu

CHP Grubu adına söz alan İstanbul Milletvekili Ahmet Ünal Çeviköz de, eleştirilerini şu sözlerle sıraladı: “Şimdi soruyorum: Bir yandan uluslararası hukuka dayalı meşruiyet tezleri ileri sürerek ‘Libya’nın Birleşmiş Milletler tarafından tanınan hükümetiyle anlaşma imzaladık, ne var bunda?’ diye soracaksınız ve hükümetle anlaşmalar imzalamayı haklı göstermeye çalışacaksınız öte yandan aynı Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kararlarına aykırı hareket ederek Libya’ya silah ambargosunu delip silah göndereceksiniz. Bu nasıl bir uluslararası hukuk anlayışıdır? Bu keyfi uygulamalara dayalı dış politika anlayışı ülkemizi ne yazık ki dünyanın neredeyse en yalnız ülkelerinden biri haline getirmiştir.”

Türkiye’nin Libya’daki pozisyonu

Libya’da Türkiye ve Katar’ın desteklediği Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti (GNA), ülkenin doğusundaki Tobruk merkezli General Halife Hafter yönetimindeki Libya Ulusal Ordusu (LNA) ile savaş halinde.

Ülkenin büyük bir alanının kontrolü altında tutan Libya Ulusal Ordusu, rakip Mutabakat Hükümeti’nin başkenti Trablus’u da kuşatmış durumda. Erdoğan’ın Libya’da uydu hükümete bu kadar açık bir desteği, Fayez El Sarraj’ın başkanlığını yaptığı Libya Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin Müslüman Kardeşler kökenli oması ve şu anda da oldukça zor durumda bulunması nedeniyledir.

27 Kasım’da Sarraj ve Erdoğan İstanbul’da görüşmüş, ‘Deniz Yetki Alanlarının Sınırlandırılması Mutabakatı’ ve ‘Türkiye ile Libya Arasında Güvenlik ve Askeri İşbirliği Mutabakat Muhtırası’nı imzalamıştı.

Bu her iki anlaşmaya Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti, Rusya, Avrupa Birliği, Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Suudi Arabistan ve ABD gibi ülke ve uluslararası güçler tepkip gösteriyor. Rusya’nın Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesine yönelik tepkisinin olduğu dile getiriliyor. Ancak, Türkiye’nin İdlib’deki çeteleri çıkarması karşılığında bu çeteleri Libya’ya götürmesine Rusya’nın ses çıkartmayacağı da ileri sürülüyor.

ABD’nin Libya konusunda çok fazla açıklama yapmaması dikkat çeken hususlardan biri. Ancak, Türkiye’nin Libya’ya asker göndermesine karşı ABD’de tepki gösterdi. WSJ’de yer bir habere göre ABD Türkiye’nin girişimlerini ‘faydasız provokasyon’ olarak niteledi. Gazeteci Aylina Kılıç’ın sosyal medyada paylaşımına göre WSF’ye konuşan bir üst düzey ABD’li yetkili Türkiye’nin Libya’da Ulusal Mutabakat Hükümeti ile yaptığı anlaşmaları eleştirdi ve bunları ‘faydasız ve provokatif’ olarak değerlendirdi.

 

 HABER MERKEZİ

 
 

Hafter güçleri: Türk mürettebatı elemizde

Türkiye’nin Libya’nın batısındaki hükümetle imzaladığı anlaşmanın Meclis’ten geçmesinin ardından gerilim tırmanıyor. İç savaştaki ülkenin doğusunu kontrol eden General Hafter güçleri, bir kargo gemisine el koydu. Geminin Türk mürettebatı şu an alıkonuluyor.

Kargonun içeriğine dairse açıklama yapılmadı. Libya Ulusal Ordusu da geminin durdurulduğu ve üç mürettebatın sorgulandığı belirtti, o anların videosu ile üç Türk vatandaşının pasaportlarının fotoğraflarını da yayınladı.

 

TOBRUK