- KDP, Kürt gerillasının DAİŞ’e karşı Güney Kürdistan’da nasıl kahramanca savaştığını unutmasın. Gerilla, DAİŞ saldırılarına karşı Güney Kürdistan’ı korudu, Güney neden gerillayı savunmasın? İşte tam da bu nedenlerle bugün tek bir slogan etrafında birleşmeliyiz: “Kürt kanı Kürt’e haramdır.” Eğer birlik olmaz, düşmanın oyununa gelirsek hep birlikte kaybedeceğiz.
- Bizim için Kürdistan’ın her karış toprağı kutsaldır. Kürtlerin kazanımlarını korumak her Kürt’ün görevidir. Bizler Irak-KDP’nin bir an önce Türk devleti ile kirli ilişkilerine son vermesini, Güney’deki Türk işgal güçlerini çıkarmasını istiyoruz. Kürtlerin geleceği kardeş kavgalarından değil birlik politikalarından geçer.
ERKAN GÜLBAHÇE
Kürtlerin birliğinin önemine vurgu yapılan bir süreçte Zînê Wertê’de yaşananlar, Kürtler arası olası bir iç çatışmayı gündeme getirdi. Kürt siyasetçiler bu çatışma ihtimalinin diyalog ile bertaraf edilebileceği ve çatışmanın tüm Kürdistan’a kaybettireceği görüşünde. Ayrıca siyasetçiler Güney Hükümeti’nin rahatlıkla “PKK buradan çıksın,” derken neden “Türk askeri çıksın” diyemediğini de soruyor ve ekliyor: “PKK Kürdistan’da kendi toprakları üzerinde. Orası Kürtlerin toprakları, kimsenin tapulu malı değil'' diyor.
Kürdistan’ın dört parçasından Kürt siyasi parti temsilcileri ile Zînê Wertê’de yaşananları ve bu olay karşısında Kürtlerin nasıl bir tutum alması gerektiği üzerine konuştuk.
Ancak diyalogla çözülür
YNK Dış İlişkiler Komitesi Üyesi Şêx Şemal: Zînî Wertê’de yaşananlar ancak diyalog yolu ile çözülür. Bu süreçte yaşanacak kardeş kavgası, dört parça Kürdistan’a kaybettirecektir. Kürtler, aralarındaki sorunları ön plana çıkaracaklarına, diyalog geliştirerek sorunlarını çözme noktasında çaba sarf etmeli ve ulusal değerleri ön plana çıkararak Kürdistanî bir duruş sergilemelidir.
Tüm Kürt partileri, Kürdistan'ın tüm bölgelerindeki kazanımları korumakla mükelleftir. Bu kazanımları korumanın yolu da birlikte hareket etmekten geçer. Kürtlerin silahlarını başka bir Kürt’e çevirmesi ancak Kürt düşmanlarını sevindirir.
Çıkması gereken Türk askeridir
Goran Hareketi Temsilcisi Meran Saleh: Güney Kürdistan’da sular görece durulduğunda bile bölge devletleri bu rahatlamayı Kürt halkına çok görüp yeni bir kaos yaratma çabası içine giriyorlar. Başlangıçta Zînî Wertê’ye gönderilen askeri birlik, Güney Kürdistan’a bağlı resmi bir birlikti. Ancak şu ana dek neden orada olmadıklarına dair bir bilgi yok. Bugün harekete geçmeleri bir amaç barındırıyor. Öyle gözüküyor ki birliğin Zînî Wertê’ye gitmesinin nedeni Qendîl’i izole edip Güney Kürdistan ile bağlantısını kesmek. Ne yazık ki bu planın arkasında Türk devleti var.
Güney Kürdistan’da Türk devletine ait birçok askeri üs var ve buna sürekli yenileri ekleniyor. Bugüne dek Türk uçaklarının Güney Kürdistan’a yönelik seri bombardımanları sonucu birçok sivil öldü. Ancak tüm bunlara rağmen “PKK buradan çıksın,” diyenler “Türk askeri çıksın” demiyor. Geçmişe de baktığımızda KDP’nin iyi bir sicili yok. KDP gerek Zînê Wertê’ye gerekse Bradost’a dostane bir yaklaşımla girmedi. Bölgede yaşayan halkın KDP’ye bağlı birlikleri kabul etmesi de olası gözükmüyor. Keza geçmişten günümüze KDP’nin o bölgede baskın bir askeri gücü yok. Türkiye buraya yerleşerek Qendîl’i çembere alma, çembere alamasa bile bu oyun ile Kürt halkı arasında yeni bir kardeş kavgasını başlatma derdinde. Bu bağlamda, tüm Kürt siyasi partilerini, aydınlarını ve siyasetçilerini düşmanımızın hazırladığı bu kirli plana karşı seslerini yükseltmeye ve askeri birliklerin Zînê Wertê’den çekilmesi için çaba göstermeye davet ediyorum.
Güney hükümeti rol almalı
Partiya Îslamiya Kurdistanê (PÎK) Genel Başkanı Hikmet Serbilind: Tüm insanlığın koronavirüsle mücadele ettiği bu günlerde faşist Türk devleti, Kürtlerin yaşadığı yerleri bombalıyor ve Kürtleri katlediyor. Türk devleti, Zînê Wertê’deki Kürt partileri KDP, YNK ve PKK arasında yaşanan bazı çelişkileri fırsat görerek kardeş kavgası başlatmanın derdinde. Bu sayede Güney Kürdistan’ın statüsünü yok edebileceklerini düşünüyorlar. Güney Kürdistan hükümetinin bu kavganın önüne geçmek için inisiyatif alması gerekiyor. Hükümetin, bu çatışmanın önüne geçip sorunu barışçıl yollarla çözmesi için çaba sarf etmesi gerekiyor. Bizim için Kürdistan’ın her karış toprağı kutsaldır. Kürtlerin kazanımlarını, özellikle Güney Kürdistan’ın kazanımlarını korumak her Kürt’ün görevidir. Kürdistan İslami Partisi olarak hiçbir Kürt partisinin kardeş kavgasına sebebiyet vermemesini ve tüm partilerin buna karşı mücadele etmesini diliyoruz. Kürt halkına, siyasi partilere, siyasetçilere, aydınlara, sanatçılara, kişilere çağrımız şudur. Kardeş kavgasının durdurulması ve barışın sağlanması için çaba göstermemiz gerekiyor. Birakujî, kardeş kavgası bizim kırmızı çizgimiz olsun.
Türk işgal güçlerini çıkarsın
Kawa Hareketi Sözcüsü Hüseyin Erkan: Zînî Wertê’de sahnelenen oyunun, Türk egemenlik sisteminin Kürdistan’ın güneyine ve özellikle de PKK’ye karşı uzun zamandır planladığı saldırının bir parçası olduğu tartışılamaz. Zînî Wertê ile Qendîl bir nevi ablukaya alındı. Böylece, Qendîl ile Kürdistan’ın güneyinin ilişkisi kesildi. Zînî Wertê bu yüzden önemli. Türk egemenlik sistemi ise bu projesini Irak-KDP eliyle gerçekleştirdi. Zînî Wertê’de sahnelenen oyun sadece Hewlêr iktidarının rutin bir icraatı ile izah edilemez. Mesrur Barzanî’nin tasarrufu ile Zînî Wertê’ye askeri güç yığdırılması, (ki bu güç Zêrewan güçleridir) Hewlêr iktidarının niyetini de ortaya koydu. Bir kere Zêrewan güçleri Peşmerge Bakanlığı’na bağlı değil. Doğrudan Neçîrvan Barzanî tarafından oluşturulan bir güç. Bu durum tartışma konusu olunca, İçişleri Bakanlığı’na bağlanarak resmi bir statü verilmeye çalışıldı. İşte Zînî Wertê’ye gönderilen güç budur. Gönderilirken hükümetin onayı alınmamıştır. Mesrur Barzanî’nin tasarrufu ile gönderilmiştir. Bu, YNK tarafından kabul görmeyince YNK de alana kendi askeri güçlerini gönderdi.
Bizler, Irak-KDP’nin bir an önce Türk devleti ile kirli ilişkilerine son vermesini, Güney’deki Türk işgal güçlerini çıkarmasını istiyoruz. PKK ile ilişkilerini karşılıklı olarak gözden geçirip kardeş kanının dökülmesini önlemeye çalışmalarını her iki güçten de talep ediyoruz.
Sahnelenen oyun ilk değil
Tevgera Nûjen a Kurdistan (TNK-S) Suriye Başkanı Dr. Rizgar Qasim: Bugün Zînî Wertê’de sahnelenen oyunu ilk defa izlemiyoruz. Geçmişten günümüze devam eden bu komplonun öncüsü şüphesiz ki Türk devletidir. Öyle gözüküyor ki bu komplo Zînî Wertê ile de sınırlı değil. Aynı şekilde Mexmûr kampı için de başka planlar var.
DAİŞ’e karşı verilen mücadelede Mexmûr kampının rolü ortada. KDP’nin bunu görmesi gerekiyor. Kürt gerillasının DAİŞ’e karşı Kerkûk’te, Mexmûr’da, Şengal ve diğer yerlerde nasıl kahramanca savaştıklarını unutmasın. Gerilla, DAİŞ saldırılarına karşı Güney Kürdistan’ı korudu, Güney Kürdistan neden gerillayı savunmasın? İşte tam da bu nedenlerle bugün tek bir slogan etrafında birleşmeliyiz: “Kürt kanı Kürt’e haramdır.” Eğer birlik olmaz, düşmanın oyununa gelirsek hep birlikte kaybedeceğiz.
Kazanan Türk devleti olur
Kürdistan Özgür Yaşam Partisi (PJAK) Avrupa Yönetimi’nden Îbrahîm Elîkor: Zînî Wertê’de yaşayan Kürtler, KDP ve milis güçlerine karşı yürüyüşler gerçekleştirdiler. Ve net bir şekilde onları bölgelerinde istemediklerini dile getirdiler. Dünyanın hangi bölgesinde bir yönetim kendi halkının düşmanını getirip halkına karşı konuşlandırıyor? İşte KDP, Kürt halkının düşmanı Türk devletini getirip topraklarına yerleştiriyor. Ve bu güçlere dostum diye hitap ediyor. Bu gücü kendi halkına karşı kullanıyor.
KDP yöneticileri PKK’nin Qendîl’de ne işi var, çıksınlar diyor. PKK Kürdistan’da kendi toprakları üzerinde. Orası Kürtlerin toprakları, kimsenin tapulu malı değil. Her Kürdün Kürdistan’ın her yerinde yaşama hakkı vardır. KDP’li yetkililer PKK burada ne arıyor diyeceklerine Güney Kürdistan’a yerleşen 27 Türk üssü burada ne arıyor desinler. Kendi toprakları üzerinde yaşayan Kürtlere çıkın diyeceğine Türk birliklerine çıkın desin.
Türkiye’nin planını bozalım
Demokratik Kürt Partisi-Suriye (PDKS) Avrupa Yönetimi’nden Bavê Narîn: Zînî Wertê’de sahnelenen tiyatro, aslında dört parça Kürdistan üzerinde oynanmaya çalışılıyor. Kürtler nerede statü kazanıyorsa Türk devleti ve işbirlikçileri bu statüyü bozmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Bugün Zînî Wertê’de yaşananları böyle görmek gerekiyor. Zînî Wertê’de gelişen olaylar tüm Kürtler için tehlike arz ediyor. Türkiye’nin buraya girme planı Qendîl’in, Rojava ve Güney Kürdistan ile bağlantısını koparma amacı taşıyor. Türkiye’nin planından ziyade, bazı Kürt güçlerinin bu plana dahil olması hatta bizzat bazı Kürt güçlerinin eli ile bunun gerçekleşmesi bizler açısından üzüntü ve acı verici.
Parçalanma değil birlik dönemi
PYD Avrupa Temsilcilerinden Zozan Rojava: Kürtlerin dünya siyaset sahnesine çıktığı ve statülerinin tartışıldığı bir dönemde, Erdoğan Güney Kürdistan’da Kürtler arasında kardeş kavgası başlatmak istiyor. Dönem ayrışma, kardeşi öldürme, Kürtleri parçalama dönemi değil; birlik oluşturma, bütünleşme ve düşman politikalarına karşı durma dönemidir. Düşmanımız bir parçanın ya da bir örgütün, bir kurumun düşmanı değil. Düşmanımız tüm Kürtlerin düşmanıdır. Bizler PYD olarak Kürt halkını, partilerini, kurum ve kişilerini, Zînî Wertê’de yaşananlara karşı ortak bir duruş sergilemeye davet ediyoruz.
Güney Kürdistan reel politikaya dönmeli. Erdoğan’ı Güney’e yerleştirmekle pek çok şeyi kaybedeceklerini unutmasınlar. Erdoğan değil miydi düne kadar, dünyanın neresinde olursa olsun Kürt oluşumunu kabul etmeyeceğini beyan eden? Güney Kürdistan yöneticileri bu vebalin altına girmemeli. Hep birlikte bir karşı duruş sergilememiz ve Kürtlerin birliği için çaba göstermemiz gerekiyor. Kürtlerin geleceği kardeş kavgalarından değil birlik politikalarından geçer.