
Mainz kentinde AWO adlı yardım kuruluşunun salonunda gerçekleştirilen seminerde konuşan Brauns, Fethullah Gülen'in başta Saidi Kurdi'den etkilendiğini ancak daha sonra kendi çıkarları doğrultusunda polis teşkilatı, ordu ve siyasi çevreler içine sızdığını belirtti.
Şu anda devlet içinde, Cemaat'in oldukça kökleştiğini vurgulayan Brauns, "Ergenekon davası sonucunda tutuklanan generaller ırkçı ve katil olabilirler. Ama bunlar yaptıkları katliamdan ve işledikleri cinayetlerden dolayı yargılanmıyor. Bunlar Gülen Cemaati'ne bir tehlike, risk ve engel oldukları için cezaevine girdi."
Dr. Brauns, Gülen Cemaati'nin bugün Kürt Özgürlük Mücadelesi'ne karşı aktif olarak savaştığını, ayrıca çeşitli demokratik örgütlenmelerin de Cemaat'in hedefinde olduğunu dile getirdi.
Eğitim, medya, yargı
"Cemaatin üç temel ayağı vardır. Birinci ayağı, eğitim sistemi, ikinci ayağı medya, üçüncü ayağı ise yargı ve adalet yapılanmasıdır" şeklindek konuşan Dr. Brauns, Cemaat'in bu üç ayak üzerinden temel bir örgütlenme mekanizmasını kurduğunu vurguladı.
Brauns, Gülen Cemaati'nin "Bizim cihadımız eğitimdir" açıklamasını hatırlattı. Özellikle öğrenci statüsünde olan yoksul gençleri ve işverenlerin çocuklarını kendi aralarına kazanmaya çalışan Gülen Cemaati'nin bürokratik kesimler ve işverenlerden ciddi destek gördüğünü sözlerine ekledi. Dr. Nick Brauns, 'Işık Evleri' ile diğer eğitim evleri ve dershaneleri örnek olarak gösterdi.
Dr. Brauns Almanya'da Cemaat'in örgütlenmesini de şu şekilde anlattı:
"Üniversiteye yeni gelmiş bir Türk veya Kürt gencini önce tespit ederler, daha sonra ilişki kurarlar. Ücretsiz ders yardımı etmeyi teklif ederler. Daha sonra kendilerini mentor, yani o gençten sorumlu olan şahıs olarak ilan eder. Genci böylece zaman içerisinde Cemaat'e yaklaştırır, kandırır. Böylece birinci sömestr gençlerini hedef alan cemaat üyeleri, özellikle Almanya ve Avrupa üniversitelerinde bu şekilde örgütleniyor."
NİHAL BAYRAM/MAINZ