
Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Koordinasyon Kurulu, Sümerpark Resepsiyon Salonu’nda basın toplantısı düzenleyerek, son toplantısında aldığı kararları açıkladı. Açıklama, Koordinasyon Kurulu’ndan BDP Batman Milletvekili Ayla Akat Ata tarafından yapıldı.
‘Çözümsüzlük politikası devrede’
Akat Ata, „Öcalan ve Kürt halkının legal siyasal temsilcileriyle Kürt sorununun demokratik çözümü ekseninde bir buçuk yılı aşkın süredir devam eden görüşmeler 12 Haziran 2011 Genel Seçimleri sonrasında askıya alınmış, çözümsüzlük politikası devreye sokulmuştur“ dedi.
Gerekli pratik adımların atılmaması nedeniyle sürecin ilerleyemediğine dikkat çeken Akat Ata, „Çünkü AKP iktidarı bir taraftan görüşmeleri gerçekleştirirken diğer taraftan siyasi ve askeri operasyonlara devam etmiş“ diyerek, somut örnekler verdi.
„Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi“nden söz eden Başbakan Erdoğan’ın her fırsatta savaş dilini kullanarak Kürt halkının yasal ve meşru temsilcilerini tehdit ettiğini, görüşmelere rağmen siyasi muhataplığı görmezden gelerek siyasi çözüm olanağını reddettiğini ifade eden Akat Ata, „12 Haziran Genel Seçimleri gerek muhataplık gerekse de sorunun demokratik bir zeminde çözümü için muazzam bir fırsat yaratmışken AKP Hükümeti, Kürtleri yeni anayasa yapım sürecinin dışında tutmak istemiş, siyasal demokratik mücadele zeminini Kürtlere kapatmıştır“ dedi.
Çözüm politikalarını açıklasınlar
AKP’nin toplumsal barış ve adaleti sağlama hedefi olmadığını ifade eden Akat Ata, şunları söyledi: „Ya bana tabi olursunuz ya da sizi yaşatmam anlayışı ile hareket etmektedir. Başbakan Erdoğan ve AKP hükümeti şunu çok iyi bilmelidir ki Kürt halkı yıllardır bedel ödeyerek Kürt sorununda silahların devre dışı bırakılarak barışçıl ve demokratik zeminde çözümü için mücadele etmektedir. Buradan bir kez daha tüm kamuoyuna ve siyasi çevrelere çağrıda bulunuyoruz. Gelin kardeşliğin ve barışın ifadesi olan Ramazan Bayramı ve 1 Eylül Dünya Barış Günü, vesilesi ile Kürt sorununda demokratik çözüme şans tanıyalım. Biz bunun için ilan ettiğimiz barış ve demokratik çözüm projemizi alanlarda tekrar ifade edeceğiz. Başta Cumhurbaşkanı ve Başbakan olmak üzere ilgili tüm kesimleri çözüm projesini kamuoyuna açıklamaya davet ediyoruz. AKP’nin bir barış projesi olmadığı gibi ilan edilen Demokratik Özerkliğe saldırması ve DTK’yı siyasi operasyonlarla tehdit etmesi çözüm politikalarına karşı nasıl bir acizlik içinde olduğunu göstermektedir.“
6 aylık çalışma programı
Akat Ata, Koordinasyon Kurulu olarak Daimi Meclisi’n yürüttüğü tartışmalar temelinde açığa çıkan 6 aylık çalışma programını şöyle sıraladı:
- 2007 yılından bu yana kurduğumuz Demokratik Halk Meclisleri’nin güçlendirilmesi, örgütlenme çalışmalarının tamamlanması.
- Demokratik Özerklik statüsünün yeni anayasada yer alma şeklinin tanımlanması amacıyla toplantıların düzenlenmesi, bu toplantıların bir konferansla sonuçlandırılarak hazırlanan metnin DTK Genel Kurulu’na sunulması.
- Kürtçenin halkımız tarafından yaşamın her alanında, devlet kurumları da dâhil olmak üzere yaygın bir şekilde kullanılması, halkın kendi öz gücüne dayanak oluşturacağı eğitim merkezlerinde anadilde eğitim ve öğretimin sağlanması.
- Çocuk Eğitim Merkezleri kurularak bu merkezlerde anadilde eğitim çalışmalarının yürütülmesi.
- Ücretsiz ve anadilde sağlık hizmetinin sağlanabilmesi Halk Sağlığı Merkezleri’nin kurulması.
- Demokratik Özerklikte izlenecek ekonomi politiğin belirlenmesi amacıyla bir ekonomi ve istihdam konferansının düzenlenmesi, kooperatifçiliğin geliştirilmesi amacıyla pilot merkezlerde çalışmaların yürütülmesi.
- Geleneksel oyunların araştırılarak bilinir ve uygulanır kılınması, demokratik özerklik bünyesinde spor liglerinin kurulması.
- Devlet tarafından geliştirilen ve „açlıkla terbiye etme“ politikasına dönüştürülen yoksullukla mücadele edilmesi; mücadele merkezlerinin kurulması.
- Barajların yapımına karşı mücadele edilmesi.
- Kürt Ulusal Konferansı çalışmalarının hızlandırılması, bu amaçla 10-11 Eylül 2011 tarihlerinde Diyarbakır’da Konferans Hazırlık Toplantısı’nın yapılması.
- Kürt Sorununa Demokratik Çözüm ve Öcalan’a Özgürlük İnisiyatif’inin kurularak çalışmalarına başlanması.
Akat Ata soruları yanıtladı
Ayla Akat Ata, Sümerpark’ta düzenledikleri basın toplantısının ardından sınır ötesi saldırı ve başta Başbakan Erdoğan olmak üzere devlet yetkilerinin açıklamalarına ilişkin basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Siyasi iktidarı sorumlu olmaya çağıran Akat Ata, „Sorunun çözümü için tıkanmış olan siyasi kanalları açmaya davet ediyoruz“ dedi. Halkın en üst organı olan DTK ve BDP’yi sürecin dışına bırakarak, tehdit ederek sorunu çözmek ve başarıya ulaşmanın mümkün olmadığını ifade eden Akat Ata, „Sınır dışında veya sınır içerisinde gerçekleştirilen siyasi ve askeri operasyonlarla bu sorunu çözmek mümkün değildir. Yeni bir süreci eski yöntemlerle başlatmak, siyasi iktidarın gafletidir. Süreç ne yazık ki iyimser olmayı gerektirecek bir süreç değildir. Çağrımız Türkiye halkına, eşit ve özgürlükten yana olan herkesedir. Başbakan ve Cumhurbaşkanınadır. Özerklik projemizi dünyaya, Türkiye’ye ilan edeceğiz. 1 Eylül’de Diyarbakır’da miting yapacağız, kimin varsa bir projesi paylaşabilir“ dedi.
DTK’lilerin gözaltına alınacağına yönelik basında haberlerin çıktığının sorulması üzerine Akat Ata, „Şuan cezaevlerinde yer yok. Bin 400 kişi değil, tüm herkesi tutuklasalar dahi biz geri atmayacağız. Gözaltılar ve tutuklamalar, öldürmelerle, tehditlerle hiçbir sorun çözülemez. Barış için de bedel ödemeye hazır olmalıyız. Bizi kimse bedel ödeyecekler diye tehdit etmesin. Çünkü yıllardır bedel ödüyoruz. Halklarımıza onurlu bir barışı armağan etmek için bedel ödemeye devam ederiz“ diye yanıt verdi.
AMED
Protesto gösterileri
Türk ordusunun Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırısını Kürtler birçok ilde sokaklara dökülerek protesto etti.
Güney Kürdistan’a yönelik hava saldırısına ilk tepki Şırnak’tan geldi. Hava saldırısının gerçekleştiği haberi duyulur duyulmaz Şırnak, Cizre ve Silopi’de binlerce kişi sokaklara dökülerek saldırıyı protesto etti. Cizre’deki protesto gösterisine polis gaz bombası ve tazyikli suyla saldırdı, çatışma yaşandı.
Şırnak’ın Silopi İlçesi’nde dün de protesto gösterisi yapıldı. Barış Anneleri İnsiyatifi üyeleri, BDP ilçe binası önünde TSK’nin operasyon ve saldırılarını kınayan bir açıklama yaptı. Barış Annesi Sure Pusat, „Kürt halkı ile 27 yıl daha savaşsalar bile çözüm barıştır. Barışın adresi de İmralı’dır“ dedi.
Muş’un Varto İlçesi’nde ise Belediye İşhanı önünde basın açıklaması yapıldı. BDP Muş Milletvekilleri Sırrı Sakık, Demir Çelik, Varto, Bulanık ve Malazgirt belediye başkanlarının da katıldığı açıklamada, Kürt halkının barış çabalarını görmezden gelerek savaşı tırmandıran AKP Hükümeti ve Türk Başbakan Recep T. Erdoğan kınandı. Milletvekili Sakık, „Ölümlerin sorumlusu siyasal iktidardır. AKP iktidarı ve Başbakan savaş çığırtkanlığı yaparak, Kürtlere ferman çıkararak çocuklarımızın ölümüne imza atmıştır“ diye konuştu.
Urfa’nın Suruç ve Viranşehir; Mardin’in Kızıltepe; Amed’in Kayapınar İlçelerinde yapılan Kara Perşembe eylemlerinde de Kandil’e yönelik saldırıya tepki vardı.
Medya Savunma Alanları’na yönelik saldırı Mersin’de de önceki akşam yürüyüşle protesto edildi.
Tüm eylemlerde Öcalan’ın avukatlarıyla görüştürülmemesine tepki gösterilirken; Urfa Demokrasi Platformu da dün yazılı bir açıklamayla 3 haftadır görüşmenin yapılmamasını kınadı.
DİHA/HABER EKİBİ