Kızının taziyesine katıldığı için yargılanıyor

13 Ocak 2022 Perşembe - 18:10

Hadle Oğur

Hadle Oğur

  • Kızının taziyesinde gözaltına alınan Hadle Oğur’a mahkeme, “O taziyede ne işin vardı?” diye sordu. 11 yıldır yargılanan ve dosyası Yargıtay’a taşınan Oğur, ölüm tehditlerinden korkmadığını belirterek, mücadeleye devam edeceğini söyledi.

Türkiye’de yargının aldığı kararlar dudak uçuklatıyor. Her yönüyle faşizmi içeren devlet politikaları ve yargı kararları insanları yaşamdan bezdirme, sindirme, çürütme derekesine getirdi. Neredeyse insanlar nefes almaktan ve su içmekten yargılanıp, “suçlu” ilan ediliyor. İnsan olmaktan doğan haklarını kullanmaya çalışan Bakurê Kurdistanlı Barış Annelerinden Hadle Oğur kızının taziyesinde bulunmaktan 11 yıldır yargılanıyor.

Nûjiha haber ajansından Medine Mamedoğlu’nun geçtiği haberde, Hadle Oğur, 27 Kasım 2010 yılında Kürdistan Özgürlük Hareketi PKK saflarında yaşamını yitiren kızı Hilal Oğur için Eylül 2011’de taziye kurdu. Kurulan taziyeye 20 Eylül günü polisler biber gazıyla saldırarak 23 kişiyi gözaltına aldı. Çok sayıda kişinin yaralandığı saldırıda anne Hadle Oğur’da gözaltına alınanlar arasındaydı. O dönem gözaltına alınanların 6’sı “Örgüt propagandası yapmak”, “Suç ve suçluyu övmek” ve “Polise mukavemet” suçlarından tutuklandı.

3 yıl 15 gün hapis cezası isteniyor

Gözaltı sonrasında çıkarıldığı mahkemede hakimin kendisine “O taziyeye neden katıldın?” diye soru sorduğunu ifade eden Hadle Oğur, kızının taziyesinde bulunduğu gerekçesiyle 2011 yılından bu yana yargılanıyor. Son olarak hakkında 3 yıl 15 gün hapis cezası istenen Hadle Oğur’un cezası Yargıtay’a taşındı. 2011 yılından bu yana hem hukuki hem de farklı şekillerde baskılara maruz bırakıldığını söyleyen Hadle Oğur, o günden sonra bölgede demokratik, siyasi, toplumsal aktivitelerde bulunmaması için sözlü olarak tehdit ediliyor.

Bir kadın bebeğini kaybetti

Başından geçenleri anlatan Hadle Oğur, kızının yaşamını yitirdiğini öğrendikten sonra taziye kurduklarını, taziye günü onlarca polisin taziyeye gelenlere saldırdığını ifade etti. Oğur, sözlerine şöyle devam etti: “Biber gazı ile saldırdılar. Çok iyi hatırlıyorum, o gün taziyede hamile bir kadın vardı, atılan gazlar nedeniyle bebeğini kaybetti. Çoğu kişinin kafasını kolunu kırarak onları gözaltına aldılar. Hunharca saldırdılar. O gün atılan gazdan taziyenin kurulduğu yerdeki bütün insanlar etkilendi. Gözaltına alındıktan sonra mahkemeye çıktığımda hakim bana, ‘O taziyede ne işin vardı?’ diye sordu. Ben de benim kızımın taziyesi dedim. O gün orada bulunan polislerde mahkeme salonunda bulunup, ‘Onlar bize saldırdı’ dediler. Onlarda bizden davacı oldu.”

Baskılar yıllardır sürüyor

Taziyeden sonra hakkında dava açıldığını ve yargılamanın hala devam ettiğini belirten Oğur, “O günden sonra hakkımda bir sürü soruşturma açıldı ve gözaltına da alındım. Ondan sonra baskılarda bir an olsun dinmedi. Bana çalışma yürütme çalışma içerisine gitme diye tehdit ediyorlardı. Bana “ölümden korkmuyor musun?” diyorlardı. Ben de onlara ‘suç değil, ben çalışmalarımı yürüteceğim’ diyordum. ‘Gece de olsa, evimden buraya araç dahi olmazsa, ayakla giderim çalışmalara katılırım’ dedim. Bu baskıları yıllardır sürüyor ama ben korkmuyorum” sözleri ile yaşadığı baskılara dikkat çekti.

Tüm baskılara karşı yıllardır Barış Annesi olarak mücadele ettiğini ifade eden Hadle Oğur, mücadelesini sonuna kadar sürdüreceğini söyledi.

NÛJINHA-RIHA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.