-
Kavmini örgütleme ve toplumsallığını yaratarak dil bulması kolay değildi. Direniş destanın varsa, sözünün bağlayıcı gücü de olacaktır. Yol alanların geleceğe inancıydı, umutsuzluğu yerle bir eden.
RUŞEN TUTKU
Tarihsel çıkışlar, hep zorlu ve sancılı olur; başarıp başaramama, amaç ve hedeflere tamamen kendini katmakla belirlenir. Konu Kürdistan ve Kürtlük olunca bin defa düşünmek, söylenecek söz ve eyleme geçme olacaksa ona göre hareket etmek önem kazanacaktı. Biriken isyanların ağırlığı, yenilgi ve sonra egemenlerin dayattığı inkar, sessizliği büyütmüş, ölü canlar gerçekliği ortaya çıkmıştı. Dağıtılmış, paramparça edilmiş ve zamanla mankurtlaştırılan kişilikler yaratılmış, kendilerine benzeştirilen sistem tipolojisi ortaya çıkarılmıştı.
Gözlerdeki feri canlandırmak, gelişip büyüyen ruhsuzluğu aşmak, büyük sabır isterdi. Sabır, dağları aşma ve delebilecek kadar gelişti, direniş kendi kahramanlarını yarattı. Dün biraz kırılan isyankârın şaşkınlığı, pusulasız gidişin, bugün başkaldırının gururu, tepeden tırnağa bilenen öfkenin bilince kavuşması yol gösterdi. Rotası belli olan, tarihselliği doğru okumanın yarattığı birikimin oluşturduğu güven. Buydu karşıtlarını müzakere masasına getiren. Kavmini örgütleme ve toplumsallığını yaratarak dil bulması kolay değildi. Direniş destanın varsa sözünün bağlayıcı gücü de olacaktır. Dağların yüceliği, yol alanların geleceğe olan kararlılığıydı umutsuzluğu yerle bir eden. Hep yeni doğuşların arayışı, bulup bulamama arasına sıkışmaktan ziyade durmadan büyümeyi esas alan bir isyandı pratikleşen. Yaşamın öğrettikleri, sorulan soruları geri almama ve asıl hayatın kendisi ve felsefenin sorularla başladığı gerçeklikten kopmama denkleminin dokunaklı olmasıydı mücadeleyi kesintisiz kılan.
Bitmeyen, devam eden bir arayış sürecek ve kimi gerçeklerden de vazgeçiş olmayacaktır. Kürdistan, Kürt toplumunu ifade eden kültür ve değer yargıları bir çizgi olarak devam edecektir. Francis Bacon "Değiştiremeyeceğiniz bir geçmiş geride dururken, biçimlendirip sahip olabileceğiniz bir gelecek sizleri bekliyor" diyor. Mücadele; değerlerin toplamı, yaşatan ve biçimlendirecek bir yaşamın temsiliyetini yarınlara taşımak durumunda. Yaşadığımız çağ, bölge ve ülkenin koşulları değişimi gerektiriyor. Dogmaların döngüsü ve boğuculuğu kendini tekrarlamaktan başka bir şey getirmiyor.
Halk ve Kürt Özgürlük Hareketi mücadele tarihiyle gurur duyacak kadar emek verdi. Bu gerçekliği inkar edenlerin çoğu emeksiz, lafazan ve adeta bulundukları yerde dedikodu muhabbetinde. Değer bilmeyen, acıyı ruhunda hissetmeyen savruk olur, gölgesiyle kavgalı olmaya başlar. Kalbinin yarısını dağlarda, kentlerin vuruşmasında ve zindanlarda bırakanlar yaşadıklarını hissedebilir. Onlardır iklimleri en yaman haliyle karşılayanlar. Tüm bunlara rağmen yaşananları unutmayacak ama demokratik, özgür bir ülkede ve kendi öz kültürüyle yaşama ilkesinden vazgeçmeyecektir. Bu toprakların tarihi Kürtlük esiyor, ilham veriyor. Sonra gelenler işgalci, kılıç keskinliği ile yer edindi. Bu halk, kendi topraklarında yaşama biçim verebilecek kadar hak etmiştir. Kendi öz yönetimlerini oluşturma, toplumsallığını oluşturup kimliği ile hayatın her alanında söz sahibi olmayı bilecektir.
Işık taşıyanlar, karanlığı aydınlatacak kadar bilgi ve pratik sahibidir. Korkuyu yenerek bugünü yarattılar ve insanlığa bir paradigma sundular. Dünün akışı bugünün birikimi, yarattıklarıyla kendini kabul ettirdi. Diliyle, toprağıyla, varlığıyla haykırma döneminden geçti ve bu halen devam ediyor. Şair "ölünün bile bir rengi vardı" diyecekti. Dün olmama haliydi ama şimdi geleceğe cesaret, sorulan sorulara cevap verme dili ve felsefesini yaratıyor. Denizle çevrili ada tüm boğuculuğuyla bitiremedi çağdaş, isyan bakışlı özgür insanı. Şimdi dalgalı deniz soluk soluğa kendi maratonuna koşuyor.