İngiltere Gündemi


Özelikle İngiliz basını olmak üzere Batı basınında Kürtlere ilişkin haberlerin son aylarda sıklık kazandığını önceki bazı yazılarımda belirtmiştim. Hatta haber dilindeki değişiklik dikkatlere değer diye de özellikle vurgulamıştım. Kasım ayında 68. güne giren açlık grevinin ancak Abdullah Öcalan’ın eylemcilere seslenmesiyle grevin son bulması, İngiliz basının da geniş yer almıştı. Öcalan’ın bir çağrısının yarattığı yankı günlerce konuşuldu. Çünkü bir liderin çağrısının bir grevi tamamen sonlanmasına yetecek etkide bulunması herkesi bir kez daha düşündürtmüştü. Aslında Öcalan’ın olası bir barış için hayati önemine yabancı basın her fırsatta altını çizerek belirtiyor. Keza Time dergisinin yılın en etkili 100 kişi arasında Öcalan’a yer vermesi bu kanıyı bir kez daha doğruluyor. Time’ın açıklamasına ilişkin analizde bulunan Kuzey İrlanda Partisi Sinn Fein’in Başkanı Gerry Adams, Öcalan’ın lider kimliğinden ötürü serbest bırakılması gerektiğini bile açıklamıştı.
Açlık grevlerine ilişkin haberlerin ardından 10 Ocak tarihinde Paris’te 3 kadın siyasetçiye yönelik suikast dünya ve bilhassa İngiliz basınında sıkça yer aldı. Barış için görüşmelerin de adım adım takip edildiği bir dönemde Diyarbakır Newroz kutlamalarındaki Öcalan’ın çağrısı gazetelerin internet sitelerinde ve televizyon kanallarında flaş haber olarak kamuoyuna sunuldu. Çağrının analizleri detaylı bir şekilde yapıldı. Keza yine aynı şekilde PKK’nin geçtiğimiz günlerde Kandil’de düzenlediği basın toplantısıyla geri çekilme kararını bütün dünya takip etti. Daha önceleri KCK Yürütme Konseyi Başkanı Murat Karayılan ile görüşen gazeteciler basın yoluyla örgüt propagandası yapmaktan yargılanırken, 25 Nisan’da Kandil Reuters, AFP, El Cezire ve BBC gibi yabancı kuruluşların yanı sıra Türkiye’den Anadolu Ajansı’nın da olduğu yüzü aşkın gazeteciyi ağırladı. Bu durum İngiltere ve daha birçokları tarafından PKK’nin ‘terör listesi’nde bulunmasının pratikte ne kadar de işlevsiz olduğunu gösteriyor.
Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin (AKPM) son raporunda PKK’nin terör örgütü olarak değil de aktivist grup olarak lanse etti. Bu toplantıyla Kandil meşru bir merkez olduğunu tüm dünyaya kanıtlamış oldu. Elbette burada PKK’nin kapsayıcılığına dikkatleri çekmek gerekir. Hangi basından olduğu fark edilmeksizin tüm gazetecilere ev sahipliği yaptı Kandil. BBC bizzat takip ettiği Kandil’deki açıklamayı tüm detaylarıyla yer verirken, geri çekilme kararının Öcalan’ın Mart’taki çağrısı bağlamında gerçekleştirildiğinin altı çizdi. BBC aynı zamanda Kürtlerin taleplerine halkın gözünden aktarırken anayasal değişikliklerin önemine değindi.  
İngiliz Financial Times gazetesi geri çekilme kararının devlet yetkilileri ve İmralı arasındaki görüşmelerin bir parçası olarak değerlendirdi. Karayılan’ın diğer konsey üyeleri ile birlikte yaptığı basın açıklaması, New York Times gibi önemli Amerikan gazetesinde de yer aldı. Gazetede PKK, başkaldıran bir grup şeklinde tanımlanırken Türk ordusunu barış ortamının gecikmesine neden olan silahlı mücadelesine değinildi.   Türkiye’nin NATO üyeleri arasında asker sayısı bakımından en kalabalık ikinci ülke olarak yer almasına da eleştirel bir bakışla dile getirdi. Bunun yanı sıra New York Times, Paris’teki katliamın barış sürecini baltalamak amaçlı olduğu yorumunda bulunurken, Washington Post gazetesi ise müzakere için PKK’nin taleplerine detaylı bir şekilde yer verdi.
İngiliz ve Amerikan basınının yanı sıra Kürtler gibi türlü türlü baskı ve zulümlere maruz kalan Tamillerin de Karayılan’ın açıklamasının yakından takip ettiğini belirtmek gerekiyor. Kürt hareketini desteklediklerini her fırsatta dile getiren Tamiller, Tamil Guardian gazetesindeki haber bunu bir kez daha doğruluyor. Yani kısacası, basının ve dolayısıyla dünya kamuoyunun PKK’ye bakışı ve algılayışı bile PKK’nin AB ve BM gibi uluslararası kuruluşların ‘terör listesi’nden çıkarılması gerektiğini öngörüyor. Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi’nin raporunda PKK’nin terörist grup yerine aktivist grup olarak yer alması basit bir dil sürçmesi şeklinde açıklandı ama kanımca bu basit bir sürçmeden ziyade gerçek bilinç altını ortaya koyuyor. Gün bilinç altındakilerin söze dökülme günüdür.