Erdem AYDIN


Mardin’in Dargeçit ilçesinde, 29 Ekim 1995’in gün doğumunda Asiye Doğan, askeriyenin kapısına dayanmıştı. “Çocuklarım nerede” diye soruyordu, bir hışımla; belki Kürtçe, belki de kırık dökük Türkçe’siyle. “Merak etme, gelirler” demişti askerler, alay eder gibi.

Asiye Ana’nın iki oğlu, 13 yaşındaki Seyhan ve 11 yaşındaki Hazni, sabaha karşı 03:00 sıralarında evi basan askerler tarafından alınıp götürülmüştü.

Ertesi gün bir daha askeriyenin kapısındaydı Asiye Ana. Bu kez yanıt, “Senin çocuklarını bıraktık, eve gittiler, bir daha buraya gelme” oldu. Birkaç gün sonra Hazni eve ulaştı ve olan biteni anlatmaya başladı: Küçücük çocuklara olmaz işkenceyi yapmışlardı. Filistin askısı bile vardı, reva görülenler arasında.

Asiye Ana, terk etmedi oğlunun hatırasını. Her gün sordu, dilekçeler yazdı. Baktılar vazgeçmiyor, onu da gözaltına aldılar; 11 gün izine, sözüne rastlanmadı. Oğullarına ne yaptılarsa aynını yaptılar ona da. İşkence sağlığını, evladının acısı ruhunu harap etti.

***

Dargeçit’te, 2-6 Kasım 1995 tarihleri arasında Jandarma Komutanlığı, dokuz kişiyi gözaltına almıştı. Bunlar içinden yalnızca 11 yaşındaki Hazni Doğan ve 28 yaşındaki Hayat Altınkaynak geri döndü.

57 yaşındaki Süleyman Seyhan, 24 yaşındaki Hikmet Kaya, 21 yaşındaki Abdurrahman Coşkun, 20 yaşındaki Abdullah Olcay, 19 yaşındaki Mehmet Emin Aslan, 16 yaşındaki Nedim Akyön, 13 yaşındaki Seyhan Doğan ve 13 yaşındaki Davut Altınkaynak‘tan bir daha haber alınamadı. 

İnsan Hakları Derneği, meselenin peşini bırakmadı. Kayıp yakınlarından bazıları, Cumartesi Annesi oldu; evlatlarının akıbetini sormaya vakfettiler ömürlerini.

Asiye Ana da Cumartesi Annesi’ydi; oğlunun mezarını ziyaret etmeye ömrü elvermedi. Eşi Ramazan Doğan ardından şöyle söyledi: “Seyhan diye diye öldü. Eskiden Galatasaray’a o gelirdi. Şimdi onun yerine ben geliyorum.” Sonra o da gitti, göremeden.

Asiye Doğan 2005’te, Ramazan Doğan 2010’da yaşamını yitirdi.

Ailelerin ve İHD Mardin Şubesi’nin takipleri, ancak 17 Şubat 2012’de sonuç verebildi. Dargeçit’in Bağözü Köyü’nde yapılan kazı çalışmasında bir toplu mezara ulaşıldı. Bu kemiklerden bazıları, 13’ünde Filistin askısına çekilen Seyhan Doğan’a aitti.

Ailesinden geride kalanlar, kaybedilmesinin 18 yıl ertesinde cenazesini kaldırdı, taziyeleri kabul etti bir daha. Anne ile babanın kemikleri de vasiyetleri üzerine İstanbul’dan getirilip oğullarının memleket toprağındaki mezarı yanına defnedildi. Kaybedilmiş bir bedenin ardından her anı taziyeye dönüşen bir hayattı onlarınki; ama bir nebze olsun rahatlamıştı içleri. Böyle bir ‘iç rahatlığı‘ bile ne fena, ne anlatılmaz ve ne anlaşılmaz, değil mi?

***

Bu hikâyeyi yeniden çağıran ise bir şarkı oldu: Sezen Aksu’nun son albümü ‘Biraz Pop Biraz Sezen’de yer verdiği ‘Günaydın Memur Bey’.

Yeni bir şarkı değil aslında. Daha önce söz ve müziğini yazan Onur Özdemir ile Sakin grubu da seslendirmiş; ama elbette toplumsal hafızada kuvvetli yer sahibi Sezen Aksu’nun söylemesi, başka bir ‘olay’.

Şarkı, Seyhan Doğan’ın hatırasına yazılmış; her sözünden de anlaşılıyor bu. Sezen Aksu, Seyhan’ın ağzından, onun atıldığı kuyudan sesleniyor ‘memur bey’e. Ve, “dünya seyretti ben giderken” diyor defalarca; “yağmuru emdim de, kurtlara yem oldum.”

O hikâyenin yıllar sonrasında Kürt’ün Dargeçit’te de patlayan öfkesini, varlığına küfrederek yanıbaşında hüküm süren karakolları kovma isteğini anlamak, şu meşum ‘Türkiye’nin batısı’ için de aslında çok zor olmasa gerek. Yalnız Sezen Aksu’nun şarkısına, bu melodinin çağırdığı hafızaya göz atsalar yeterli.

Küçük bir not: Sezen Aksu, şarkının orijinalinde bir takım küçük değişiklikler yapmış. “Dünya yıkıldı ben giderken” dizesi, “Dünya seyretti ben giderken” olmuş; ki bence daha iyi olmuş böyle. “Nasıl bir karanlık getirdi bak/ eritti yaktı asitle” dizelerindeki ‘asit’ sözcüğünü de -sanırım ‘asit kuyusu’ iddiası doğru çıkmadığı için- değiştirmiş Sezen Aksu.


Günaydın Memur Bey


Günaydın memur bey

Uzun zamandır hasretim 

Hem güneşten hem tenimden nefesimden 

Mahrumum hepsinden


Günaydın memur bey

Simsiyah bir çukur tıkıldığım sıkıştığım 

Kemiklerimi saydığım


Dünya seyretti ben giderken

Erimiş cesedim ne fayda ıslak

Yağmuru emdim de 

Kurtlara yem oldum


Biraz dur memur bey 

Ahir zaman cevaplarım hazır değil

Yaşanmadan bitti seyir

Sorular kuyumda


Düşün sen memur bey

Akıl almaz 

Nasıl bir karanlık getirdi bak 

Eritti yaktı kapattı


Dünya seyretti ben giderken

Erimiş cesedim ne fayda

Islak yağmuru emdim de

Kurtlara yem oldum


Dünya şu naylon torbalarda


Söz-Müzik: Onur Özdemir

Düzenleme: Ozan Bayraşa


Sezen Aksu’nun son albümü ‘Biraz Pop Biraz Sezen’, 14 Ocak 2017’de müzikseverlerle buluştu. Dijital müzik platformlarından (Spotify, Deezer vs.) da dinlenebilen albüm, büyük ilgi gördü.