Bu, iç içe geçmiş Kuzey ile Rojava’nın kurtuluş hareketi tarihinde bir ilkti. Kürt hareketi, Amerika’yla müttefikti. Ancak, Amerika’nın bir bağışı değildi, bu. IŞİD (DAİŞ) ve bu çağda bile yalan perdesinin altında görünmezi oynayan suç ortaklarının vahşetine karşı, aynı safta olmanın getirdiği hak teslimidir, Kürtlerle koalisyon.
Bu büyük bir değişim ve dönüşümdür. Kürtler açısından, nihayet anlaşılma ve kabul görme bakımından paha biçilmez bir kazanımdır, bu.
Ancak, değişen ve dönüşen Kürtler değildir. Onlar, tutum ve davranışlarıyla insanlığın bılklandığı yerde, değişen ise Batıdır.
Amerikalı astronot Amstrong, 1969 yılında aya ayak bastığında, "bu küçük, ama insanlık adına büyük bir adam" demişti. Batıdaki değişim de bu açıdan büyük bir adım, ama Kürtleri anlamaları için, IŞİD denilen barbarlığın ortaya çıkışının beklemeleri de insanlığın kaybıdır.
Oysa Kürtler, hiç eksilmeyen, gerek gördüklerinde, toplumsal taban edinme güdüsüyle dini değerlerin de ayaklar altına serildiği IŞİD zihniyetine karşı, son yüz yılı ayaklanmayla geçirdiler. IŞİD benzeri yok eden, yakan ve yıkan zihniyetine karşı…
Fakat Batı, insanlık suçu soykırıma (tek başına dil yasağı, bir halkın inkarı etnik soykırım, bir tek evin yıkımı kültürel soykırımdır) karşı ayaklanan Kürtlerin kişiliğinde, son otuz yılda da suça ortaklık ettiler. Kürtlerin, neyin davasında, insanlığın hangi damarının arayışında olduğunu amlama yerine, daha çok ölüm, işkence, sürgün ve daha fazla yıkım için Türk devletine yardım sundular. Direnen Kürtleri terörist ilan ettiler.
Kürtler din, dil, ırk ayırımı yapmadan, IŞİD’e karşık insanlık için direnişe geçince, nihayet anladılar. Dünyada, şimdi Kürtlerin zamanıdır. Yapılanmaya başlanan Kürdistan çağı…
Bugün Kürtler, Lizbon’dan Washington’a uzanan Batı dünyasının bütün basın ve televizyonlarında, insanlık için sergiledikleri fedakarlıkıyla anılıyor, takdir görüyorlar. Kürt kadın ve erkeklerinin vahşet cephesine direnişi, çağ efsanesi olarak işleniyor. Kınalı bakışlı kızları modern çağın amazonları, Kürtler bir bütün olarak vahşi vahada insanlık adası…
Batının karar merkezlerinde Kürtlere yapılmış haksızlığın pişmanlığıyla yardıma koşma hazırlıkları…
Buna karşılık, Kürtlere onca zulmü reva görmüş Türk rejimi, Batı medyasında IŞİD’le aynı idealleri paylaşan yapı ve "Kırmızı Başlıklı Kız" masalındaki gülen maskeli kurt olarak sergileniyor.
Gülen kurt maskesi düşünce, Hewler, Kürt kardeşleriyle birliğini pekiştirdi. Bölgede yeni ittifaklarla dengelendi. Irak Başbakanı Haydar El Abadi, Türk Başbakanı Ahmet Davutoğlu’nun PKK ile ortak savaş önerisine "hayır" diyor ve ardından yüzüne "şey" yaparcasına "onlar, Irak’ta kahramanca savaşıp sivilleri kurtardılar" diye ekliyordu. Aynı Abadi, bir televizyon konuşmasında da, Türk devletinin IŞİD yükünü hafifletmek amaçlı olarak Kandil dağlarına yönelmesine tepki gösteriyor, "savaşı topraklarımızda sürdürmelerine izin vermeyeceğiz" diyordu.
Kısacası yeni bir dünya kuruluyor. Kürtler bu dünyada yerlerini alıyorlar.
"BAZI" KÜRTLER
Bana ayrılan yer dolduğu için, Ortadoğu'da kurulan yeni dünyaya salı günü devam edeceğim. Devamda "bazı" Kürtlerin haline de dokunacağım. Erken kalkanın, kendince sözcü kesilip, Kürtler adına gürlemesine, Kürtlerin altında ezildiği postalın ölümcül darbesini hissetmeden, donmuş, buz, cemed kesilmiş kafayla ilgisiz herkese "emperyalist" diyen ezber esirlerine de…
TAKRİRİ SÜKUN
Bu arada, yeni rejimin getirdiği yeni yasanın özeti:
Bu, 1925’de yürürlüğe konan Takriri sükun kanununun yeni versiyonudur. Kırım, yangın ve talanın adı, AKP usulü "çözüm süreci"dir. Takriri Sükun’da Kürt malları talan ediliyor, para edene el konuyordu. Öldürerek yok etmek ise vatan hizmetti. Bunu bilin ve gelecek darbelere hazırlıklı olun…
ŞAK TAK PAŞA
Şak Tak Paşa öldü. Sağken, "Bir Dönemin Türk Büyükleri"nde onu yazarak, asla pişmanlık duymayacağım bedeller ödedim. Onu anmaya değmez, benim açımdan. Ancak, ağlama töreni, ruh mirasçılarının geçidiydi. Erdoğan, ona yakışan eserlerine sahip çıkıyordu.
Dünyada Kürtler zamanı!.. (I)
Kobanê’de savaşan gerilla liderlerinden Polat Can, gazeteci Murlu Çiviroğlu’na, "bizim, IŞİD’e karşı kurulan uluslararası koalisyonun komuta merkezinde temsilcimiz var" diyor, Amerikan Dışişleri Bakanlığı sözcüsü Jen Psaki de, iki gün sonra, "PYD ile doğrudan görüşmeler yaptıklarını" açıklıyordu.