
Ulusal ve uluslararası güçlerin yereldeki taşeron güçleri olan DAIŞ çetelerinin saldırılarına karşı Şengal ve Kobanê'deki eşsiz direniş Afganistan’dan Afrika’ya, Avrupa, Avusturalya ve Latin Amerika’ya kadar 5 kıtada insanlığın vicdanını ayaklandırdı. 1 Kasım Dünya Kobanê Günü'nde dünya insanlık onuru için ayaklanırken, dün olduğu gibi bugün de AKP/Türk devleti YPG’ye saldırarak tüm dünyanın gözleri önünde DAIŞ’ı beslemeye devam ediyor.
1 Kasım Dünya Kobanê Günü'nde 5 kıtada, onlarca ülkede, yüzlerce şehirde, farklı kültür ve inançtan milyonlarca insan ayağa kalkarken, bunlar içinde en dikkat çekeni ise, kuşkusuz Afganistan’da kadınların öncülük ettiği eylemler oldu. Uygar insanlık için gündelik yaşamda normal olan her şeyin kırbaç ve çok daha ağır cezalarla yasaklandığı yokluklar diyarı Afganistan'daki kadınların ellerindeki YPG/YPJ savaşçıların afişlerle yürüyüş yapmaları halen hafızalarda tazeliğini koruyor.
Kobanê direnişi yeni aşamada
Aralarında Nobel Barış Ödülü sahipleri ve filozofların da olduğu binlerce aydın-yazarın çağrısı ile dünyanın her tarafında milyonlarca insanın buluştuğu 1 Kasım Dünya Kobanê Günü’nde insanlığı etrafında kenetleyen Kobanê onur direnişi, bugün bölge halklarının barış içinde birliğini amaçlayan siyasal çözüm projesi olarak Rojava ve Kuzey Suriye’de daha zorlu bir mücadeleye hayat veriyor.
Ortadoğu'yu kendi çıkarları doğrultusunda dizayn etme çabasındaki uluslararası güçler, tüm kirli hesaplarını gizleyecek bir DAIŞ yaratarak başta Ortadoğu halkları olmak üzere insanlığın başına bela ettikten sonra giderek bu çete yapılanmasını bölge geneline yaymaya başladı. Önce Rakka'yı işgal ederek yüzlerce sivil katleden, on binlercesini göç etmek zorunda bırakan DAIŞ, ardından da Ürdün’ün başkenti Amman’daki gizli toplantı ardından Musul'u bir gün içinde devir-teslim işlemleriyle işgal etti. Daha sonra Êzîdîler için ‘73'üncü Ferman’ olarak anılacak olan Şengal'e saldırı hesaplarına koyuldu.
Hesap edilmeyen direniş
Yapılan gizli planlar ve hesaplara göre KDP kontrolündeki Şengal birkaç saat içinde DAIŞ’a teslim edilecekti. Bu temelde DAIŞ’ın Şengal’e saldırmasından birkaç saat sonra KDP güçleri Şengal’i ve on binlerce sivili DAIŞ’ın pençesinde bırakıp kaçtı. DAIŞ çeteleri Şengal halkını katliamdan geçirdi, kadınları kaçırıp pazarlarda sattı.
Êzîdîlere reva görülen bu planın daha da derinleşmesine HPG/YJA Star gerillaları ile YPG/YPJ savaşçıları engel oldu.
Şengal halkını kurtarmak için ilk etapta sadece 8 HPG gerillası cansiperane müdahale ederek DAIŞ durduruldu ve uğursuz plan açığa çıkarıldı. Ardından on binlerce sivili DAIŞ çetelerine karşı koruyan 8 HPG gerillası sivil halkı Şengal dağına götürmek için güvenli bir yol açtı. Daha sonra YPG/YPJ savaşçıları yardıma gelerek Şengal ile Rojava arasındaki Cezaa yolunun güvenliğini aldı ve 120 binden fazla Êzîdîyi Şengal dağından Rojava’ya geçirmeyi başardı.
Sivillerin kurtarılmasının ardından, Şengal’in DAIŞ çetelerinin eline geçmemesi ve hayata geçirilmeye çalışılan planın tümden boşa çıkarılması için savaşçılar savunma hamlesi başlattı. Direniş, Şengal’in DAIŞ çetelerinden temizlendiği 13 Kasım 2015 tarihine kadar sürdü.
Şengal’den sonra Kobanê, DAIŞ çetelerine ölümcül darbeyi indirdi. YPG/YPJ savaşçıları, 15 Eylül 2014’de başlayan DAIŞ saldırılarına karşı onur mücadelesi sergileyerek tüm dünyada yankı bulan tarihi bir direniş destanı yazdı. Bu tarihi direniş, Kobanê’yi insanlık onuru ve değerlerinin savunulduğu evrensel direniş ve mücadelenin kalesi haline getirdi.
Serzûrî’deki duruş

Tarihi Kobanê direnişinin mesajı ve rotası, saldırıların henüz ikinci gününde belli oldu. 16 Eylül 2014’de Kobanê’nin doğusundaki ikinci köy olan Serzûrî’de 12 savaşçı, sergiledikleri fedai duruşla daha sonra gelişecek olan tarihi direnişin de rotasını çizdi. Köyde Bawer Efrîn, Berfîn Çiya, Bira Perwer, Ciwan Heval, Gûlistan Qendîl, Mizgîn Cûdî, Peyman Tolhildan, Rûstem Cûdî ve Serxwebûn Xerîb adlı savaşçılar, Rodî Efrîn komutasındaki YPG birliği 15 Eylül akşamı, sayıları kendilerinden kat be kat fazla olan, tank ve toplarla saldıran DAIŞ çetesine karşı iradesinin teslim alınamayacağı mesajını verdi.
16 Eylül akşamına kadar yaşanan çok şiddetli çatışmalara rağmen çeteler okula giremedi. Ancak özgürlük kahramanlarının cephanesi tükenmeye başlamıştı. Birlik komutanı Rodî Efrîn telsiz üzerinden YPG/YPJ komutanlığına son mesajını şöyle aktarıyordu: “Heval biz sonuna kadar direneceğiz ve düşmanın geçişine izin vermeyeceğiz. Şehit düşeceğimizi biliyoruz, ancak yolumuzdan yürüyecek olanlar da var.”
İkinci Stalingrad
Serzûrî’den sonra köşe köşe, ev ev, sokak sokak ve mahalle mahalle çetelerle göğüs göğüse çatışmalar yaşandı. Onuruna sahip çıkan halk, YPG/YPJ güçleriyle birlikte Kobanê’de direniş saflarına akmaya başladı.
KCK Yürütme Konseyi Üyesi Murat Karayılan’ın “Yüzyılın Stalingrad’ı” olarak adlandırdığı bu küçük kent, 134 gün boyunca, Musul’u bir gecede ele geçiren DAIŞ çetelerine karşı direnerek onlara geçit vermedi. 134 gün süren amansız bir direniş ardından Kobanê çetelerden tümüyle temizlenerek özgürleştirildi.
Bizzat AKP’nin Erdoğan’ının, “düştü düşecek” dediği bu kentte Arîn Mîrkan, Gelhat Gabar, Êrîş Efrîn, Zozan Kobanê, Baran Kobanê, Rêvana Kobanê, Zehra Penaber, Xemgîn Heleb, Hemza Kobanê, Cûdî Şevîn, Pelin Amed, Cûdî Amed, Destîna Qendîl, Hozan Rojava, Ebdo Doçka, Hesret Kobanê, Xwînda Amed, Rojvan Rojhilat, Gîvara Gulalî, Paramaz Kızılbaş ve sayıları bine yaklaşan direniş şehidi şahsında Kobanê’de, Hitler faşizmine geçit vermeyen Stalingrad ile eşdeğerde bir direniş yaşandı.
Evrensel direnişin sembolü

Direnişin zaferle sonuçlanıp sonuçlanmayacağına ilişkin hiçbir umut ışığı yokken Kobanê, tüm dünyayı etrafında toplayan, faşizme karşı evrensel bir mücadele cephesi açan bir merkez rolü oynayarak, evrensel direnişin de sembolü haline geldi. Etkisi Kürdistan’ı aşan ve dünyanın birçok ülkesine yayılan tarihi direnişe destek için yüzü aşkın ülkede insanlık değerlerini savunan kitleler, yürüyüş ve çeşitli eylemlerle harekete geçti. Bu yüzden 1 Kasım günü “Dünya Kobanê Günü” olarak ilan edildi.
Kobanê direnişinin bu çapta evrensel nitelik kazanmasında direnişleriyle tarihe not düşen Paramaz Kızılbaş, Alîşêr Dersim, Kader Ortakaya ve Gelhat gibi enternasyonal devrimcilerin de önemli payı vardı.
Direnişin dönüm noktası
Kobanê direnişi, dünyadan önce Kürdistan’ı ayağa kaldırarak ulusal ruh etrafında birleştirdi. Saldırılara karşı direnişin öncülüğünü ilk etapta YPG/YPJ güçleri yapıyordu. Ancak daha sonra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın 22 Eylül 2014’de Kürdistan halkını Kobanê için birlik içinde seferber olmaya, tüm yaşamını savaşa göre örgütlemeye çağıran mesajı adeta tarihi direnişin dönüm noktası oldu.
Kürt halk önderi Öcalan, “Kobanê’nin düşmesi, tüm Kürdistan’ın düşmesi demektir. Herkes bu gerçekliğe göre hareket etmeli” derken, Kobanê’nin, Kürt sorununun çözüm anahtarı olduğunu da söyledi.
Öcalan’ın mesajı üzerine Kürdistan’ın dört parçasından yüzlerce genç yönünü Kobanê’ye çevirdi ve hiçbir engel tanımadan sınırları aşarak seferberlik çağrısına cevap oldu.
Özellikle dönemin AKP Başbakanı ve şimdiki Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Kobanê düştü düşecek" açıklamasına karşılık 6 Ekim akşamı Kürdistan ve Türkiye kentlerinde yüzbinlerce Kürt, alanlara çıkıp eylemler gerçekleştirdi. Başta Bakur olmak üzere, Rojhilat ve Başurê Kürdistan’daki halk, dünyadaki bütün Kürdistanlılar yaşadıkları her yerde Kobanê için eyleme geçti ve yabancı halklardan da büyük destek gördü. Öyle ki, dünyayı sarsan bu büyük halk ayaklanması karşısında, her fırsatta Rojava düşmanlığı kusan Barzani KDP’si bile, 14 Ekim’de, Rojava devrimini ve kanton yönetimlerini tanımak zorunda kaldı.
Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’a yönelik uluslararası komplodan sonra Kürtler ilk defa Kobanê şahsında, Kürdü ve Kürdistanı sahiplenme adına tek ses oldu.
Bakûrê Kürdistan halkı, 134 gün süren direniş boyunca yağmur-kar-soğuk demeden Kobanê-Pirsûs sınır hattında nöbet eylemleri gerçekleştirerek Kobanê direnişi etrafına insan çemberi oluşturdu.
6-7-8 Ekim günleri boyunca tüm dünyada devam eden ve sadece Bakur’da 50 sivilin AKP eliyle katledildiği görkemli halk ayaklanması, ancak Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ın çağrısıyla son buldu.
Tarihi 134 gün geleceğe yön verdi

Aralıksız süren 134 günlük amansız direniş, o günlerle sınırlı kalmayarak daha sonra da Rojava’ya karşı geliştirilmek istenen bütün kirli planlara cevap oldu. Savaşın ilk etabında “var olma mücadelesiyle” elde edilen kazanım, savaşın ikinci etabında bir başka “var olma mücadelesini” beraberinde getirdi.
Direnişin hizaya getirdiği öznelerin ortak “gerici” karakteri, Kobanê özelinde Rojava Devrimi’nin özgün yapısını kuşatmıştı.
YPG/YPJ öncülüğündeki Kobanê direnişi, hem DAIŞ saldırılarına karşı geliştirdiği askeri savaş stratejileri hem de Ortadoğu denklemindeki politik stratejileriyle savaşın ilk perdesinde kazanan taraf oldu. Savaş artık sadece karşı cephe ile askeri düzlemde değil, aynı zamanda ideolojik ve politik düzlemde de yürümek zorundaydı.
Kobanê’ye KDP peşmergesinin geçişi
Kobanê Direnişi ile birlikte bölgede yeni ilişki, ittifak ve dengelerin kurulmasının ilk somut göstergesi, ABD liderliğindeki DAIŞ karşıtı koalisyonun hava saldırılarıydı. İkinci gösterge ise, “Kobanê’ye KDP peşmergesinin geçişi” oldu.
“Kobanê’ye peşmerge geçişi”, 160 kişilik bir insan topluluğunun savunma ve direniş saflarına katılmasından ziyade, direnişçilerin ihtiyaç duyduğu ağır silahların nakli anlamına geliyordu.
Kent savaşının başladığı günlerde uluslararası kamuoyunun baskıları sonucu gündeme gelen geçiş, Kobanê’nin düşeceği hesaplanarak 20 günden fazla geciktirildikten sonra ancak gerçekleşti. Bu zaman dilimi, AKP ve KDP’nin başarısız ve ikiyüzlü politikalarını ortaya saçtığı gibi, her şeye rağmen Kürt ulusal birliği için de iyi bir sonuç çıkarılmaya çalışıldı.
ABD: Kobanê’ye ‘muhtaçlık’ taktiği
ABD, alanda DAIŞ’ı durdurabilecek tek güç olarak öne çıkan Kürt Özgürlük Hareketi çizgisine, kurduğu yeni ittifaklar denkleminde yer verdiğini Kobanê’ye yönelik hava operasyonlarıyla gösterdi. Bu hamleyi her biri ABD’nin inisiyatifinde yürütülen Kobanê’ye havadan silah yardımı, AKP’nin hizaya çekilerek yardım koridorunu açmak zorunda bırakılması ve peşmergenin Kobanê’ye geçişi hamleleri takip etti. Aslında 20 gün sonra ABD’nin Kobanê müdahalesi kısa vadede direnişe katkı sunmakla birlikte, uzun vadede Rojava’daki ilerici-özgün deneyimin bölgeye yönelik emperyalist politikalar içerisinde eritilmesi amacını taşıdığı ve bu destansı direnişten kendisine bir pay çıkartmaya çalıştığı da siyasi ve askeri analistlerin gözünden kaçmadı.
Kobanê dünyayı ayağa kaldırdı

Aralarında Nobel Barış Ödülü sahipleri ve filozofların da olduğu binlerce kişinin çağrısı ile dünyanın her tarafında halklar 1 Kasım günü Kobanê için buluştu. Bu amaçla, Avrupa, Amerika, Afrika, Asya, Avustralya kıtalarında komiteler oluşturuldu, yüzlerce yürüyüş organize edildi.
Almanya'da 15 merkezde İtalya'da 19 merkezde, Fransa'da 9 merkezde en az 40 organizasyonun destek verdiği eylemler düzenlendi. Eylemleri destekleyenler arasında sol partiler, feministler, Amazig ve Tamil halkları, Fransız, Ermeni, Breton ve Korsikalılar vardı.
Yine, Hollanda'nın Den Haag, Kıbrıs'ın Lefkoşa, Avusturya'nın Salzburg, Linz, Graz ve Vinaya, İsviçre'nin Zürih kentinde, Belçika'nın başkenti Brüksel'de, Yunanistan'ın başkenti Atina'da, İspanya'nın başkenti Madrid ve özerk Bask bölgenin başkenti Bilbao'da, Portekiz'in Lizbon kentinde, Çek Cumhuriyeti'nin başkenti Prag ve Varşova kentinde halklar Kobanê için yürüdü.
İngiltere'de 6 ayrı merkezde eylemler organize edilirken İskandinavya ülkelerinde de 1 Kasım Kobanê günü vardı.
İsveç'in Uppsala, Angered, Gävle, Malmö, Göteborg, Stockholm kentlerinin yanısıra, Danimarka'nın başkenti Kopenhag'ta, Norveç'in başkenti Oslo ile Bregen kentinde, Finlandiya'nın başkenti Helsinki'de, Hindistan'da 6 ayrı merkezde, yine ABD'de Washington'da, Arjantin'in başkenti Buenos Aires'te, Ekvador'un Quito kentinde, Honduras'ın Tegucigalpa kentinde, Kanada'nın Vancouver ve Toronto kentlerinde, Avustralya'nın Adelaide ve Sydney kentlerinde, Venezuela, Pakistan ve Şili'de de on binlerce insan sokaklara çıkarak Kobanê’yi sahiplendi.
Tarihi Kobanê direnişi, bir anda dünyanın birçok yerinde yayılan ve düzenli orduları darmadağın eden DAIŞ için sonun başlangıcı oldu.
Her yer Kobanê
6-8 Ekim serhildanının ardından 1 Kasım’ı Dünya Kobanê Günü haline getiren gelişmelerin ana kaynağı hiç kuşku yok ki, Öcalan’ın tarihi seferberlik çağrısı oldu. 67 yaşındaki Apê Nemir’in DAIŞ’a karşı savaşarak sembolleştiği Kobanê direnişi ve 134 sonra gelen tarihi zafer, direnişin toplumsallaştırılması adına atılmış en önemli adım olarak hafızalarda yer etti.
Kobanê’de kent savaşının başladığı günlerde patlak veren 6-8 Ekim serhildanları ve eylemlerine polisi, askeri, sivil-faşist güçleri ve kontrgerilla aygıtlarıyla saldıran AKP, aynı gözdağını 1 Kasım eylemleri için de verdi.
Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ve İçişleri Bakanı Efkan Alâ, halkı sokaklara çağırmanın yasalarda olmadığını iddia ederken, valilikler “Sokağa çıkılması durumunda tereddütsüz müdahale edileceğini” ilan etti.
Bu tehditler ve gözdağının ardından 1 Kasım sabahı özellikle Kürdistan’da sokaklar ve meydanlar askerin ve polisin zırhlı araçları ve barikatları ile dolduruldu, Amed sokaklarında tanklar gezdirildi. Bu tehdit ve gözdağına rağmen Kürdistan coğrafyasında yüzbinler sokakları, meydanları doldurdu. Kobanê sınırındaki Suruç’ta binler, seslerini direniş mevzilerine ulaştırmayı başardı. Dünyanın ve Türkiye’nin dört bir yanında “Her yer Kobanê, her yer direniş” sloganları yankılandı.
Halk ayağa kalktı
Kürt coğrafyasında kent kent ilçe ilçe eylemler düzenlendi. Başta Amed, Batman, Van, Mardin gibi merkezler olmak üzere hemen her il ve ilçede büyük kitlesellik kazanan eylemlerde PKK, PYD, YPG/YPJ bayrakları ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fotoğrafları taşındı.
Eylemlere saldırılar da eksik olmadı. Amed’de, Mardin/Nusaybin’de, Şırnak/İdil’de, Hakkari/Gever’de ve Muş’ta genellikle miting programlarının sonlandığı ve kitlenin dağıldığı sırada polis saldırıları gerçekleştirdi. Halkın polis saldırılarına yanıt vermesi üzerine çatışmalar yaşandı.
Suruç’ta ise kitle sınırdaki Mahser ve Dewşen köylerinde bir araya geldi. İki koldan başlayan yürüyüş Miseynter Köyü’nde binlerce kişinin katıldığı bir mitinge dönüştü. Suruç eyleminde kadınların çok yoğun katılımları dikkat çekti. İstanbul, Ankara, İzmir, Adana, Antalya ve Türkiye’nin diğer birçok kentinde sokaklara dökülen on binlerce kişi AKP’nin DAIŞ çetelerini destekleyen politikalarına bir an önce son vermesini istedi.
YPJ direnişi Afganistanlı kadınlara umut oldu!

Çin’den Brezilya, Kanada, Rusya ve ABD’ye kadar on milyonlarca insan 1 Kasım Dünya Kobanê gününde, ayaklandı ve son derece örnek bir ahlaki tavır geliştirdi. Ancak bunlardan en ilginç olanı hiç şüphesiz Afganistan’daki kadınların Kobanê direnişini sahiplenen gösteri, basın açıklaması ve direnişleri oldu. Afganistan’ın yedi eyaletinde eş zamanlı düzenlenen DAIŞ karşıtı gösteriler, Afganistan Dayanışma Partisi’nin (Solîdarîty Party of Afghanistan-SPA) öncülüğünde gerçekleştirildi. Herat, Farah, Nangarhar, Balkh, Takhar, Nimruz ve Bamyan eyaletlerinde düzenlenen kitlesel gösteri ve yürüyüşlere binlerce kişi katıldı. Kobanê’deki kadınlar ve tüm Kürt halkı için sokağa çıkarak ellerinde direnen YPJ’li kadın savaşçıların posterleri ve YPG bayraklarıyla gösteri yapmaları, yeni bir halk uyanışının ve farkındalığın işareti oldu.
ERDOÐAN ALTAN