140'ı tutuklu, 205 kişinin yargılandığı İstanbul 'KCK davası'nın ikinci duruşması dün görüldü. Silivri Ceza İnfaz Kurumları Yerleşkesi'ndeki mahkeme salonunda yapılan duruşmaya, 139 tutuklu BDP'li ile 8 tutuksuz BDP'li katıldı.

Asker avukatı yerde sürükledi

Duruşma, yaka kartı almadan sadece avukat kimliğiyle mahkemeye girmek isteyen Avukat Hüseyin Boğatekin jandarmayla gerginlik yaşamasıyla başladı. Boğatekin, 4-5 asker tarafından yerde sürüklendi ve salona alınmadı. Diğer avukatların tepkisi üzerine askerler Boğatekin'i bıraktı. 50 civarındaki avukat, giriş kapısındaki görevli askerler tarafından bir meslektaşlarının salona alınmadığını söyleyerek, bu şartlar altında yargılama yapılamayacağını ve mahkeme başkanının duruma müdahale etmesini istediler. Mahkeme Heyeti Başkanı Ali Alçık da, güvenlik konusuyla, jandarmanın ilgilendiğini söyleyerek, "İçeri alınmıyorsa bir sorun vardır demek ki. Siz girebildiyseniz o da girsin" dedi.

Avukatlar duruşmayı terk etti
Avukatların ısrarı üzerine Alçık, "Duruşmanın inzibatı mahkemeye aittir. Düzeni, bozmayın" uyarısında bulundu. Alçık ile avukatlar arasında tartışma devam ederken, izleyiciler ile sanıklar alkışlarla protesto etti. İzleyiciler, "Baskılar bizi yıldıramaz" sloganı atarken, avukatlar da duruşma salonunu terk etti. Avukatların salondan çıkmasıyla Mahkeme Heyeti Başkanı Alçık duruşmaya ara verdi.

İzleyiciler dışarı çıkarıldı

Mahkeme ara verdiği sırada, aralarında CHP milletvekili Sezgin Tanrıkulu'nun da olduğu izleyiciler dışarı çıkarıldı. Tanrıkulu, dışarıda yaptığı açıklamada, "Devlet ve hükümetin çizdiği alan dışında Türkiye'nin herhangi bir yerinde herhangi bir muhalif duruş yargının zulmüyle insanların karşı karşıya kalmasına neden oluyor" dedi. Tanrıkulu, "Biraz önce içeri girdik ancak bizim de milletvekili olarak duruşmayı izlememiz yasaklandı. İzleyiciler dışarı çıkartıldı. Dinleyicilerin çıkartılması veya avukatlara burada baskı yapılması Türkiye'de savunma hakkına, yargının şeffaflığına, adil yargılama ilkelerine aykırılığın göstergesidir" diye konuştu.

Avukatsız ve izleyicisiz
Yarım saatlik aradan sonra duruşma avukatsız ve izleyicisiz devam etti.
Tüm avukatları temsilen duruşmaya giren avukat Feyzi Çelik, "Duruşmanın kapalı olarak yapılması kararınız var mı?" diye sordu. Mahkeme Heyeti Başkanı Ali Alçık, böyle bir karar olmadığını belirterek izleyicilerin "düzeni bozmalarından" dolayı dışarı çıkarıldığını, avukatların ise duruşmaya katılmamayı kendilerinin tercih ettiğini söyledi.
Tutuklu yargılananlardan BDP İstanbul eski İl Başkanı Mustafa Avcı,  mahkemede kendilerini güvencesiz ve ötekileştirilmiş hissettiklerini belirterek "Bizi psikolojik olarak rahatlatın. Bu ortam uygun bir ortam durumuna getirilsin" dedi. Prof. Dr. Büşra Ersanlı da söz alarak, "Avukatlar girmemek konusunda belli bir irade beyanında bulunmuşlardır. Ben de onların geri gelmesini istiyorum. Ama ailelerimiz bir irade beyanında bulunmamışlardır. Onlar mahkeme heyeti tarafından çıkarıldılar. Buraya gelmeleri ve iddianame okunurken yanımızda bulunmaları bizi psikolojik olarak çok rahatlatacaktır" dedi.
Bunun üzerine Mahkeme Başkanı Alçık, "İzleyicilerin alkışlaması, yuhalaması, ıslıklaması yasaktır, duruşmanın inzibatını sağlamak Mahkeme Heyeti'nin görevidir. İzleyiciler, yarın yine aynı şeyi yaparsa yine duruşma salonundan çıkarılır. Sanık müdafileri ise kendileri salondan çıkmışlardır. Gelsinler, kapı açık" dedi.

İddianame okunmaya başlandı

Ardından da duruşmaya öğle arası verildi. Aradan sonra TRT spikerleri tarafından iddianamenin özetlenerek, okunmasına devam edildi. İddianamenin okunması sırasında söz alan savunma avukatlarından Müşir Deliduman, iddianamenin özetlenmeden savcı tarafından okunmasını istedi. Ancak mahkeme, talebi reddetti. Mahkeme Heyeti Başkanı Ali Alçık, 2 bin 400 sayfalık iddianamenin ciltlenerek, sanıklara verildiğini, iddianamenin özetlenerek 133 sayfaya indirildiğini, spikerler tarafından da bu özetin 8 günlük duruşma periyodunda okunmasının planlandığını anlattı.

Heyete sırtlarını döndüler

Söz alan tutuklu yargılananlardan BDP Parti Meclisi üyesi Hasan Özgüneş, taleplerinin mahkeme tarafından reddedildiğini belirterek, "Hepimizin psikolojisi bozulmak üzere. Sizlerin tavrı hem bize hem de avukat arkadaşlarımıza karşı son derece zorlayıcı bir tavır. Avukatlara 'Sizi dışarı atarız' diyorsunuz. Böyle bir şey nasıl söylersiniz? Biz sizlerle uzun süre karşı karşıya kalacağız. Bu şekilde bu nasıl gidecek. Biz istiyoruz ki, herkes bunları dinlesin, görsün. Nasıl bir iddianame hazırlanmış, nasıl bir Türkçe kullanılmış görsünler" diye konuştu.

Dava yarına ertelendi
Bu arada duruşma salonunda bulunan 2 avukat da konuşmak için söz istedi. Ancak Başkan Alçık söz vermeyince, avukatlar taleplerinin reddedilmesine itiraz etmek için konuşmak istediklerini ve mahkemenin itiraz haklarını kısıtladığını dile getirdi. Alçık, "Hakkınızı kısıtlamıyoruz. Siz suistimal ediyorsunuz" dedi. Mahkemenin söz vermemesi üzerine yargılananlar da mahkeme heyetine sırtlarını dönerek, heyeti protesto ettiler. Alçık, davaya devam edilemeyeceğini belirterek, duruşmayı 5 Temmuz'a erteledi.

İSTANBUL