
HPG'lilerin aileleri, İHD ve DİAY-DER, Amed Yeniköy Mezarlığı'na getirilen HPG'li Hakan Ceylan ve Hicran Gersiyor'un cenazelerinin 3 gün boyunca defnedilmemesi ve cenaze törenine yapılan saldırıya tepki göstererek, kabul edilemez olduğunu belirtti.
Bingöl'ün Genç İlçesi kırsalında yaşamını yitiren HPG'li Hakan Ceylan (Dijwar Amed) ve Hicran Gersiyor'un (Axin Viyan) cenazeleri 3 gün boyunca polisin engellemesi sonucu defnedilmedi. HPG'lilerin tabutlarını arayan polisler, kitlesel olarak düzenlenen cenaze törenine gaz bombaları, tazyikli su ve plastik mermilerle saldırmıştı. HPG'li Hakan Ceylan'ın annesi Hanım Ceylan, 3 gün boyunca cenazelerin defnedilmesine izin verilmediğini ve 3 günün sonunda cenazeyi her türlü müdahaleye rağmen defnettiklerini ifade etti. "Oğlum o kadar savaşçıydı ki düşman cenazesinden bile korktu" diyen Ceylan, polislerin cenazelerin defnedilmesini bayrakları gerekçe göstererek engellediğini söyledi. Anne Ceylan, polislerin Yeniköy Mezarlığı'na baskın yaparak bayrakları topladıklarını; ancak yine cenazelerin defnedilmesine izin vermediğini kaydetti.
Boyun eğmedik ya bize yetti
Cenaze töreninin üçüncü gününde artık kararlı bir duruş sergilediklerini vurgulayan anne Ceylan, "Üçüncü gününe girdi. Biz cenazeleri onların ellerine vermedik. Bu zulme boyun eğmedik. Bu bizim için yeterlidir. Tazyikli su sıktıklarında herkes kendini cenazelerin üzerine attı. Herkes cenazelere sahip çıktı, cenazelerinin ıslanmasını izin vermediler. Herkese o boyalı sudan döktüler. Gaz bombası atıllar. Yer yerinden oynadı. Ancak Kürt halkı da büyük bir direniş gösterdi orada. Kürt halkı yanımızda olmasaydı, sahip çıkmasıydı, cenazeleri elimizden alırlardı. Her şeye rağmen yılmadık, başımız dik Dijwarımın cenazesini istediği şekilde gömdük" dedi.
İnşallah başaracağız
Müdahale sırasında atılan tazyikli su ile ıslandığını ifade eden anne Ceylan, şöyle devam etti: "Ben çamurlu ve ıslak halimle mezarın içine girerek oğlumun cenazesini yerleştirdim. Bir anne niye böyle bir hale girsin. Bunu nasıl kabul edebilir. Bu hiçbir şekilde kabul edilemez. İnşallah başaracağız, mutlaka başaracağız. Benim oğlum nasıl ki kabul etmedi yapılan zulümleri, bizler de kabul etmeyeceğiz. Oğlum çok cesurdu. Hiçbir şeyden korkmazdı. Çevremdekiler sen bu çocuğu nerde nasıl büyüttün diye soruyorlardı. Ben oğlumu dağlar için yetiştirdim."
Kızımın resmi kucağımdaydı
HPG'li Hicran Gersiyor'un (Axin Viyan) annesi Ayhan Gersiyor ise, Diyarbakır'a Emniyet Müdürü olarak atanan Recep Güven'in "Dağda ölenlere ağlayamıyorsanız insan değilsiniz" sözlerini hatırlattı. Anne Gersiyor, çocuklarının cenazelerinin paramparça edildiğini ifade ederek, "Gerçekten bizim çocuklarımıza ağlıyorsa niye bizim cenazeyi caminin kapısından çıkartmamıza bile izin vermedi. Niye cenazemizi omuzlayıp mezarlığa götürmemizi istemediler. Yalan söylüyorlar" dedi. Kürt halkına cenazeyi sahiplendiği için teşekkür eden Gersiyor, hiç kimsenin o müdahaleden kaçmadığını söyledi. Gaz bombalarının önünde durduklarını kaydeden Gersiyor, "Kızımın fotoğrafı kucağımdaydı. Sırtıma su sıktılar. Yine düşman sevinmesin diye fotoğrafları yere düşürmedim" ifadelerine yer verdi.
Saldırı insanlık dışıdır
İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şube Başkanı Raci Bilici, polisin cenazeye saldırısını insanlık dışı olarak değerlendirerek, her zaman cenazelere saygı duyulması gerektiğini söyledi. Çatışmalı ortamlarda ele geçen bir bireyin savaş sözleşmeleri ve insan olma gereği haklarının korunması gerektiğini ifade eden Bilici, "Ama üzülerek şunu belirtmeliyim, bu son 30 yıllık savaş sürecinde yaşadığımız gördüğümüz tanık olduğumuz, tespit ettiklerimiz, hiç de bu şekilde değildir. Çok ciddi ihlallerle karşı karşıya kalıyoruz. Bazen sağ olarak yakalanan ve infaz edilen PKK militanlarına tanık olduk. Ölü olarak ele geçirilip panzer arkasında sürüklenen PKK militanlarını gördük. Bazen de paramparça olmuş cenazeleri gördük. İşte en son Diyarbakır'da insan haklarına aykırı bir tutum ile karşı karşıya kaldık" dedi.
Firavunlaştılar
Din Adamaları Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği (DİAY-DER) Başkanı Zahit Çiftkuran da, "Bir cenazeye zulüm edilirse, bütün insanlığa zulüm edilmiş olur" diyerek, cenazelere saldırının doğru olmadığını kaydetti. Çiftkuran, "Herkes kendine göre, dinine göre cenazelerini defnetmesi gerekiyor. Biz diyoruz ki cenazelerden ellerini çeksin bunlar. Emniyet Müdürü ilk geldiğinde gazetecilerle yazarlar bir araya geldi. 'Dağda ölene ağlamayan insan değildir' demesi bizleri umutlandırmıştı. Musa'nın söylediklerini firavunun söylediklerine dönüştürdüler" şeklinde konuştu.
DİHA/AMED