
Umur HOZATLI
Tabi ki yenileceğiz! Tabi ki hep mücadele edeceğiz, boyun eğmeyeceğiz, “aman” dilemeyeceğiz, geri adım atmayacağız, susmayacağız…
Ama tabi ki yenileceğiz!
Çünkü bize düşmanlığın kurallarını öğretmediler, bilmiyoruz.
Dostluğun, barışın, kardeşliğin kurallarını biliyoruz, öğrettiler ama düşmanlıktan haberimiz yok.
Bu yüzden hep yenileceğiz!
***
İki tür düşmanlık var.
Biri kindar onursuz düşmanlık, diğeri kinsiz onurlu düşmanlık.
Biz ikisini de bilmiyoruz, beceremiyoruz, yapamıyoruz; birincisi uzağımızdan dahi geçmiyor zaten, ikincisine de yabancıyız.
Gerçekten; fıtratımızda, tıynetimizde, genlerimizde düşmanlık diye bir şey yok.
Mücadelelerimizde düşmanlık bulgusuna rastlanamıyor.
Savaşıyoruz, çabalıyoruz, muhalefet ediyoruz ama düşmanımıza düşmanlaşamıyoruz.
Bu yüzden hep yeniliyoruz!
***
Yenilginin de bir raconu var tabi, biz dik yeniliyoruz, onurlu yeniliyoruz; bu yüzden onursuz bir zaferdense onurlu yenilgi bize gurur oluyor.
Onursuz zafer diktatörlüktür zaten, faşizmdir, insan karşıtıdır; yakınımızda ve uzağımızda, dünyanın yarısına onursuz zafer hakim.
Bu yüzden hep mutsuz dünya.
***
Yine de bir yolu var, onurlu zaferin bir yolu var.
Homeros’tan Akhilleus’i, Sun Tzu’dan savaş ve mücadele stratejilerini okuyun.
Binlerce yıl önceki…
Okuyun, güncelleyip uygulayın.
Ama uygulayın.
Yaşamın her alanı için geçerli iki muhteşem öğreti.
***
Onursuzları yenmek onurlu bir zaferdir, zaten.
Başarmalıyız.