‘Edep halkası’

Forum Haberleri —

“Bütün bu sabır ve inat, sadece insan olmakta ısrar içindir." A.Öcalan

 

HÜSNÜ ÇAVUŞ

Türkiye’de devrimci özelliklerini kaybetmemiş “siper yoldaşlığı” yapanlar dışında, kendilerini “sol ve devrimci-demokrat” olarak ilan edenlerin bu kimliği, ciddi bir sorgulanmayı gerektirmektedir. Çünkü TC’nin mezar hırsızlığıyla sergilediği edepsizlik bile bunların korkaklığını kırmaya yetmemiştir. Türkiye’de kirlenme ve vicdansızlık dibe vurmuştur. Demokratik İslami yaklaşıma sahip olanların dışındaki Diyanete bağlı sahte müslümanlara öncülük edenlerle, devlete bağlı düşkün Alevileri de bunlardan saymak gerekir. Artık “edep” sorunu temel bir sorun olarak daha da derinleşmiştir. İnsanlık büyük yaralar almaya ve uzlaşma, iç hesaplaşma ve kendi tarihiyle yüzleşme kapılarını kapatmaya devam etmektedir. Sadece devletle halklar değil, devletin kendi türkçü-ırkçı kitlesi ile Kürt, Ermeni, Laz, Çerkez vd halklar arasındaki bağlar, komşuluk ilişkileri ve selamlaşmalar da kopmaya başladı.

Düşmanlık kültürü hakim bir kültür olarak devlet tarafından zorla ve bütün bağları yıkarak inşa edilmektedir. Yani TC Devleti’nin kuruluşuyla başlayan bu süreç, sömürgeci AKP-MHP faşist diktatörlüğü ve ona payanda olan CHP’deki egemen zihniyetin Türk-İslam projesi olarak devam ettirilmektedir. CHP’yi destekleyenlere bu gerçeği gösterebilmek ve bu tasfiyeci zihniyetin tasfiyesini isteyenlere güç vermek önemlidir. Ama bilmek gerekir ki, bu zihniyetin hakim olduğu bir CHP’yi ittifak gücü olarak görmek, aslında ittihatçı zihniyetle ittifak anlamına gelmektedir. Onunla ittifak yaparak mevcut diktatörlüğü zayıflatma politikasının artık gözden geçirilmesi zorunlu hale gelmiştir. İttifak karşılıklı yarar ilkesine dayanır. Ama CHP’yle ittifak, özünde sadece CHP şahsında TC devletini güçlendirmeye hizmet eden bir ittifaktan öteye gitmemektedir. Bu, ittifak edenin iyi niyetinden bağımsız olarak böyledir. Çünkü CHP, bu devletin temel dayanağıdır. Kürt sorununa yaklaşımı sömürgeci-soykırımcıdır. Kemalizmin Koçgiri, Ağrı, Dersim, Zilan’daki soykırım ve vahşeti bugün AKP-MHP faşizminin yaptıklarından farklı değildi. Devletin resmi ideolojisinin takipçisidirler. Bu nedenle CHP tabanına yaklaşımla CHP’de hakim olan ittihatçı-ırkçı zihniyetinin sahiplerine yaklaşım farklı olmalıdır. Tabanla yönetim arasındaki çelişkiye aldanmamak kadar, bu çelişkiyi derinleştirmeye odaklanmak demokrasi mücadelesine de güç verecektir.

AKP-MHP sömürgeci faşist diktatörlüğü, CHP ve onun dışındaki sömürgeci Kemalizmi ulusal kurtuluş hareketi olarak gören “sol”cuların, halkların radikal devrimci demokratik muhalefetini pasifize etme ve sistem içinde tutarak köleleştirme politikaları, artık daha da netleşmiştir. Bu nedenle CHP tabanının daha fazla sağa kaymasını engelleyebilmek için, CHP’nin ittihatçı özünü teşhir etmek ve politikalarıyla AKP-MHP’nin sömürgeci faşist diktatörlüğünün ömrünü uzattığını CHP’ye değil ama onun tabanına ısrarla kavratmak önemlidir. Böyle bir teşhir ve kopuşu gerçekleştirme politikası, iktidarın noteri olan parlamentonun artık umut olarak gösterilmemesi kadar önemlidir. Çünkü, parlamenter mücadeleye umut bağlatmak, halkların özgürlük mücadelesinden uzaklaşmasına da neden olacaktır. Parlamenter mücadeleyle sistem dışı devrimci mücadelenin birbirini besleyen özelliği artık tamamen ortadan kalkmıştır.

Seçimlerle “iktidara gelme” veya “mecliste grup kurma, iktidara ortak olma, yönetime katılma” gibi düşüncelerin maddi temelleri, ırkçı ve tekçi bir zihniyetle kurulmuş olan TC devletinde hiç bir zaman olmadığı kadar netleşmiştir. Bu zihniyet parlamentoda yer alarak; kürsülerde konuşarak, kavga ve hakaretlere uğrayarak yeterince teşhir edilmiştir. Bu devlet Türkiye’de ırkçı türkten başka kimseyi istemediğini her dakika göstermektedir. Dilinden nefret akmaktadır. Gözleri herkese düşmanca bakan ve sayıları milyonlarca olan silahlandırılmış, ölüm listelerinin hazır olduğunu yüksek sesle söyleyen ve bu amaçla görevlendirilmiş bir kitlesi bulunmaktadır. Faşizm kendisine silahlı bir kitle tabanı da oluşturmuş ve devletin bütün kurumlarını ele geçirmiştir. Bunlara karşı öz savunma hazırlığını yapmak ertelenemeyecek bir haktır.

İşte bütün bunlar, özgürleşmenin zorunlu kopuşlarla gerçekleşebileceği gerçeğini Türkiye ve Kürdistan’ın teslim olmamış halklarına bir kez daha hatırlatmaktadır. Aksi durumda bugünkü halin çok gerisine düşme tehlikesi her zaman pusuda beklemektedir.

Raye Haq – Hak Yolu Alevilik süreğinde “edep halkası” vardır. Bu, toplumsal olarak inşa edilmiş olan ahlaki değerlere işaret eder. Doğru düşünmeyi, doğru konuşup doğru yapmayı, “eline-beline-diline-aşına-özgür eşine ve işine-emeğine” değer vermeyi, bu değerlere bağlı kalmayı ve korumayı anlatır. “Mürit’i Mürşit’e götüren bir yolun ışığıdır.” Devlet dışı her inancın kendine göre bir edep halkası vardır. Özünde hepsi de Aryenik kültürün demokratik komünal değerlerini yansıtır. Ahlaki politik toplumun da temel özellikleridir. Çünkü ahlaksızlık kötüdür. İnsanı kendi toplumsal özüne yabancılaştırır ve insana düşman olan ahlaksız bir kişiliksizliğin mezarına gömer. İnsanın kendisi mezara dönüşür.

Sömürgeci faşist AKP-MHP ve onun resmi ideolojiden kaynaklı sahte muhalefetçisi olan CHP’nin ittihatçı yöneticileri, “edep halkası”nın dışında varlıklarını sürdürmektedirler. Temel amaçları “edep halkası”nı parçalamaktır. Bugünkü yöntemleri ve kullandıkları dil farklı gibi görünsede, bu onların ortak noktasıdır. Kürt’e, Ermeniye ve Aleviye artık mezarda bile rahat vermemektedirler. Bunlardan demokratikleşme beklemek, tıpkı bütün bunlara rağmen, “sizlerle birlikte yaşayalım” diye ısrar etmek gibi büyük bir gaflettir. Türkiye’de, sosyalist devrim mücadelesini yürüten devrimcilerden başka ittifak edilecek güçler konusunda, artık çok daha hassas davranmak ve edepsizlerle edepliler ayrımını daha da netleştirmek gerekmektedir. Çünkü ittifaklar halkası yanlış tercihlerle ne kadar genişletildiyse o kadar da edepsiz sızmalar olmuş ve enerjinin iç tartışmalarla boğularak hedefe yoğunlaşılması engellenmiştir. Edep-erkân’dan kopmamak önemlidir. İnsanı arındırır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.