Yazar Şeyhmus Diken, "Masal, anlatıcısını yitirince…" başlıklı yazısında, "Çepeçevre dolanırdık içi köz ateşle dolu mangallı kürsünün üzerine yayılmış yorganın etrafına. Sonra hikayelerini anlatırken gece boyunca ninem iki dili de yani Kürtçe ve Türkçe'yi de aynı ustalıkla kullanırdı" diye bizi tarihe götürüyor. "Çîvanok, her toplumda olduğu gibi Kürt toplumunda da çok önemli bir yer tutmaktadır" diyen Adar Jiyan, "Kürt edebiyatının en soylu ögesi; Çîvanok" başlıklı yazısını kaleme aldı. "Masalın sonu"nu anlatan Mîran Janbar ise, "Kürtlerde masalın yitirilişi 1990’lı yıllara, köylerin yakılıp yıkıldığı, insanların göç edip şehirlere sığındığı yıllara dayanır" diyerek, masalların vedasına dikkatimizi çekiyor.
Karker Dağı'nın zirvesine bırakılan defterin hikayesini "Cennetin zirvesinde" başlığıyla Bircan Yıldız kaleme aldı. Halil Dalkılıç ise Van-Çatak'ta adına anıt mezar yapılan "Alman Ronahî"nin mücadelesini yazdı.
PolitikART'ın bu sayısında yine Mehmet Söğüt'ün "Ses" ve Osman Kapan'ın "Dexo ve ben" öyküleri, Deniz Gem'in "Sistemsel bir hastalık: Unutmak" ve Yusuf Değirmenci'nin "Serçe" başlıklı denemelerini, Zerdeşt Tolhildan'ın "Uslanmaz Kürtler ve Reşkotan aşireti" yazılarını okuyabilirsiniz.
İçeri'den bölümünde ise A.Rezak Gülmez'in bir ananın "Son bakış"ını bulabilirsiz.
Yeni bir sayıda buluşmak dileğiyle...
editörden