
Suriye’nin ordudan ayrılıp muhalefet güçlerine katılan iki tanınmış ismi Tuğgeneral Mustafa Şêx ile Suriye’nin ilk astronotu Muhammed Farıs’ın başını çektiği bir grup, Suriye devrimini radikal İslami grupların denetiminden çıkarmak için bilimsel kanat adıyla bir hareket başlatmışlardı. Bu girişimleri, uluslararası güçlerin desteğini de alıyordu. İlk toplantılarını Mart ayı başında Idlıp’ta gerçekleştirerek, yapacakları ikinci ve üçüncü toplantılardan sonra kongreye gitmeyi kararlaştırdılar. Mustafa Şêx bu girişimini Kürtlerle yani YPG’den bazı yöneticilerle yaptığı görüşmelerle başlatmıştı.
YPG'de toplantıdaydı
Grubun ikinci toplantısı ise 27 Mart tarihinde Raka, Idlıp, Hama, Humus, Halep ve çevresi, Hasekê ile Latkiye’den yaklaşık 200 ÖSO askeri meclis üyesi ile YPG yöneticilerinden Abdo Çilo ve Mahir Botan’ın da katılımıyla gerçekleşti. Toplantıyı, Tuğgeneral Mustafa Şêx, Anedan Şeriat Mahkemesi Başkanı Şeyh Yusuf ve Halep çevresi Genel Şeriat Mahkemesi Başkanı eski Şam Yargıtay Başkanı Hüseyin Hanedi yürüttü. Toplantı, Mustafa Şêx’in ayın başında Idlıp’ta gerçekleşen toplantıda hazırladıkları belgeyi okumasıyla başladı. Şêx, uluslararası güçler tarafından ÖSO'nun hırsız, cinayet şebekesi görüldüğü, hiçbir ciddiyeti ve prestijinin kalmadığı yine radikal İslami grupların Suriye devriminin başına bela oldukları ve onlardan temizlenmesi gerektiği bunun için Idlıp toplantısını kastederek gerçekleştirdikleri toplantıda bu yönlü önemli kararlar aldıklarını söyledi. Ardından Idlıp’ta gerçekleştirilen toplantıda alınan kararlar okunarak üzerinde tartışılmaya başlandı. Toplantıya Cephet El Nasra ve Liva Tevhit ile diğer bazı küçük radikal İslami gruplar adına katılan temsilciler belgenin bazı maddelerine muhalefet etti. Ancak muhalefetleri sonuçları değiştirmeye yetmedi.
İki önemli karar
Mustafa Şêx toplantıdan iki önemli karar çıkarmak istiyordu. Biri; yeni bir Harekat Komutanlığı komitesiydi. İkinci önemli karar ise oluşacak dış ilişkiler komitesinden habersiz hiçbir grubun uluslararası güçlerden para, silah vb herhangi bir yardım almamasıydı. Aynı toplantıda Selim İdris ismi tartışmaya açıldı. Anedan Askeri Meclis Üyeleri Ebul Xeyr ile Muhammed Abdurrahman ısrarla Selim İdris'in yokluğunu sorguluyorlardı. Bazı temsilciler ise onun bu toplantıda olmasına gerek olmadığını söylüyorlardı. Sert tartışmaların ardından toplantıdan Askeri Harekat Komitesi ile Dış İlişkiler Komitesini oluşturma kararı çıktı. Askeri Harekat Komitesi 13 kişiden, Dış İlişkiler Komitesi ise 7 kişiden oluşuyordu. Askeri Harekat Komitesi için yapılan oylamada YPG yönetiminden Abdo Çilo ve Mahir Botan da seçildiler. Mustafa Şêx, Askeri Hareket Komitesinin başına Muhammed Farıs’ı önerdi. Delegelerden bazıları Dış İlişkiler Komitesinin başkanlığına da Mustafa Şêx’i önerdiler. Mustafa Şêx aynı toplantıda yapılan oylama ile seçildi. Muhammed Farıs’ın başkanlığı seçimi ise bir ay sonra Atme’de yapılacak toplantıda yardımcılarını da seçmek koşuluyla ertelendi.
Toplantıya Mustakbel Teyyar yani Mişal Temo’nun grubundan da Abdulaziz Temo katılmıştı. Ancak Kütleri, YPG temsil ettiği için kendisi sadece Hasekê’den ÖSO adına bir temsilci olarak katılmakla kaldı. Zaten toplantının ortasında "İstanbul’da işim var gitmem gerekiyor" diyerek gitmek isterken bazı temsilciler, Türk devletine toplantı hakkında bilgi verecek diyerek gitmesine karşı çıktı. Ancak Mustafa Şêx, önemsemeyip izin verdi. Şêx, zaten kendilerinin de Türkiye dahil başka güçlere bilgi verecekleri imasında bulundu.
Atme toplantısı yapıldı
Bu toplantılar serisinin üçüncüsü bir ay sonra Atme’de yapıldı. Nisan ayında Atme’de gerçekleşen toplantıda Muhammed Farıs Harekat Komutanlığı Komitesi'nin başkanı olarak seçildi. İki yardımcısından biri olarak da YPG Askeri Konsey Üyesi Mahir Botan seçildi.
Türkiye rahatsız oldu
Başta Türkiye olmak üzere ortaya çıkan bu yeni durumu görüşüp tartıştı. Türkiye, YPG’nin bu işin içinde olduğunu görünce yeniden başta Selahattin Bedrettin olmak üzere birçok Kürt işbirlikçisini harekete geçirdi.
Efrîn ev sahipliği yapacaktı
Atme’de gerçekleşen toplantıdan sonra oluşumun öncülüğünü yapan Mustafa Şêx ve Muhammed Farıs kongreye gideceklerdi. Bu kongreye ev sahipliği ise Efrîn yapacaktı. İşte tam da o sırada Efrîn ve çevresine ÖSO’ya bağlı olduklarını söyleyen bazı gruplar tarafından saldırılar başlatıldı. Saldırılara kadar görünmeyen Selim İdris, saldırıların ikinci gününde Azaz’da ABD’li senatör John McKain ile görüştü. Zaten YPG Genel Komutanı Sipan Hemo bu görüşmeden önce Selim İdris’in Türkiye’de Selahattin Bedrettin ile birlikte Türkiye yetkilileriyle görüşerek genelde Rojava özelde ise Efrîn’e yönelik saldırıların planını yaptıklarını açıklamıştı. Selahattin Bedrettin, Komala ve Teyyar Mustakbel yani Mişal Temo’nun gruplarıyla yeni bir güç oluşturduklarını belirterek Türkiye yetkilileriyle görüşüyor.
Kongre engellenmiş oldu
Saldırılar başlayınca yapılması planlanan kongre engellenmiş oluyor. Efrîn'e yönelik saldırıda bulunan gruplarla YPG arasında bir anlaşmaya varıldığı açıklanan günlerde bu kongrenin Idlıp’ta yapıldığı; içinde Türkiye işbirlikçisi iki grubunun yer aldığı Mustafa Şêx tarafından açıklandı. Bu saldırılarla asıl amaçlananın YPG’nin kongreye katılarak bu oluşum içinde yer almaması olduğu ortaya çıkıyor.
El Nasra başka isimle
Efrîn ve çevresine saldıranlar arasında her ne kadar birçok grubun adı geçse ve yayınlanan bildiriye çok sayıda grubun imzası atılmış olsa da başını Liva Tevhit ve Devl Ül İslamiyê grubları çekti. Aslında son birkaç aya kadar Suriye’deki silahlı grup olarak Devl Ül İslamiyê diye bir grup yoktu. ABD ve bu yılda BM tarafından terör listesine alınan Cephet El Nasra’nın kendini yeniden isimlendirmesidir Devl Ül İslamiyê.
Bu konuda en çarpıcı sözleri yaşanan çatışmalarda arabuluculuk yapmak amacıyla YPG ile görüşmeler gerçekleştirmek için Efrîn’e gelen Cerablus sorumlusu Haci Ahmet söylüyor: "Türkiye’ye görüşmelere gittiğimizde açıkça Kürtlerle savaşacaksanız yanımıza gelin. Savaşmayacaksanız yanımıza hiç gelmeyin ve bizden de herhangi bir destek istemeyin."
SEYİT EVRAN/EFRÎN