Efrîn ve ilçelerine dönük saldırılar sonrası talan edilen birçok tarihi yapı, gruplar tarafından çalınarak farklı ülkelere satılıyor. Tarihi talana ilişkin Efrînlilerin UNESCO’ya yaptığı başvuru ise yanıtsız kaldı.
SOZDA OREMAR / JINNEWS/ŞEHBA
Rojava’nın Efrîn kenti, sahip olduğu tarihi eser ve kalıntılarla önemli yerleşim merkezilerinden biri. Yüzyıllardır çoğunluğu Kürtler olmak üzere Arap, Süryani ve Türkmen halkların hep beraber yaşadığı Efrîn’de, Türk ordusu ve desteklediği grupların saldırıları sonucu yaşanan göç ile birlikte birçok tarihi eser de talan edildi.
Uygarlık ve medeniyetlerin yerleşim yerleri arasında yer alan Efrîn’de, birçok uygarlık ve medeniyete ait kalıntı bulmak da mümkün. Hurî, Mîtanî, Roma, Yunan ve Bizans imparatorluk ve uygarlıkları Efrîn’i kendilerine mesken bildi. Bu imparatorluk ve uygarlıklar geride Efrîn’i tanıtacak birçok yapı bıraktı. Efrîn bölgesinde, 72 tarihi tepe, 5 kale ve 5 de tarihi köprü bulunuyor. Efrîn’deki bu tarihi yapılar arasında yer alan Nebi Hori Kalesi, Semah Kalesi, Kılotê Kalesi, Suriye Kalesi, Meydan Ekbezde, Hawar Kalesi, Roma Köprüsü, Dêrmışmış, Dêrmermeran, Elbiskê, Endar Tepesi, Kurbê Tepesi, Dermuşê, Ziyareta Henan,Karacurnê, Zêdiyê, Behdinan Tepesi, Kıtıx, Kimarê, Beradê, Soxanekê, Bırçheyder ve sayısız doğal mağaraları ile iki kapılı mağaraları adeta uygarlıklara beşiklik ediyor.
En az 16 bin parça çalındı
Türk ordusu ve ona bağlı grupların Efrîn’e dönük hava saldırıları sonrası cami, kilise ve diğer tarihi yerler zarar gördü. Endar Tepesi ve Nebi Hurî Kalesi de saldırılardan nasibini aldı. Kale’de bulunan birçok mozaik talan edilerek çalındı. Yerel kaynaklar, çalınan mozaiklerin Türkiye ve çevre ülkelere götürüldüğünü aktardı.
Şimdiye kadar Efrîn ve ilçelerinde en az 16 bin tarihi kalıntı ve parçanın çalındığı belirtiliyor. En son, Efrîn’in Şiye ilçesine bağlı Tirmuşa köyünde bulunan tarihi mozaikler gruplar tarafından bulundukları yerlerden söküldü. Yerel kaynaklar, yapılan kazılarda tarihi bir kitabında bulunduğunu ve grupların buna da el koyduğu bilgisini verdi.
Efrîn tarihi eserler şehridir
Saldırılardan önce tarihi eserlerin korunması amacıyla kurulan Tarihi Eserler Kurumu (Esera), şimdilerde Efrîn’de yapılan talanı kayıt altına alıyor. Esera Eşbaşkanı Esmihan Ehmet, saldırılarla birlikte tarihi yerlerin hemen hepsinin yok olma ile yüz yüze bırakıldığının altını çizdi. Ehmet, ”Türk devletinin işgali bize her açıdan zarar verdi. Kendi toprağımızı terk etmek zorunda bırakıldık, insanlarımız katledildi, tarihi eserlerimiz bir bir çalındı, zeytin ağaçlarımız kesildi” dedi.
Jinnews’e konuşan Ehmet, ”Efrîn tarihi eserler şehridir. İşgal edilen bir tarihtir. Bunu kabullenmemiz oldukça zor. Kendimizi bildik bileli bu tarihi şehir Kürtlerin. Atalarımızdan bugüne gelen tarihi eserlerimiz çalınarak ticaret aracı yapılıyor. Bir halkın tarihi nasıl ticaret aracı yapılır? Tüm dünyanın gözü önünde bir halkın tarihi yerle bir ediliyor, eserler Türkiye’ye geçirilip pazara sürülüyor” diye konuştu.
Kazılmayan yer bırakılmadı
Tarihi yapıların Türkiye’ye taşındığına air ellerinde belgeler olduğunu söyleyen Ehmet şöyle dedi:, ”Elimizde ciddi belge ve görüntüler var. Tarihi eserlerimizin kazılarla pazarlara sürüldüğünü belgeledik. Kazılmayan yer bırakılmadı. Her yerde ayrı tarihi eserler çalınarak satılıyor. Tarihi eserlerin olduğu yerlerde çadırlar açarak kazı, cihazlarıyla sayısız eserler çıkartıldı. Biz her karış toprağımızın tarihi eser olduğunu yıllardır biliyoruz ve o tarihi eserleri Esera olarak korumaya aldık. Hiç kimse o tarihi eserlere dokunmadı. Çünkü biz tarihimizi koruduk. Ancak işgal ile birlikte tarihi eserler şehri olan Efrîn’de neredeyse tarihi eser bırakılmadı.”
İnsanlık suçu işleniyor
Tarih karşısında insanlık suçu işlendiğini vurgulayan Ehmet, birçok tarihi yapının talan edilerek harabeye çevrildiğini ve buna karşı ise uluslararası kamuoyunun sessiz kaldığını belirtti. Esmihan, Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü’nü (UNESCO) Endar Tepesi’nde yapılan talan hakkında bilgilendirme yaptıklarını, yine 70 sayfalık bir rapor hazırlayarak gerekli mercilere gönderdiklerini fakat herhangi bir dönüş almadıkları bilgisini verdi.
Ehmet,”Buradan tarihi eserlerle uğraşan arkeologlara, tarihe sahip çıkmak isteyenlere sesleniyorum; Efrîn’de bir halkın tarihi yok ediliyor. Bu işgale karşı sizi sağır, kör ve dilsiz yapan şey ne? Hukukçuysanız, ‘insan hakları savunucusuyuz’ diyorsanız neden Efrîn’de yapılan insanlık dışı işgale karşı sessizsiniz?” diye sordu.