
Türk Hükümeti’nin Serêkaniyê-Dêrik hattına kurduğu, Efrin-Hatay hattına kazdığı mevziler ile KDP yönetiminin Rojava sınırına kazdığı derin hendeklere karşı Batı Kürdistanlıların tepkisi yeniden sokağa taştı.
AKP Hükümeti “utanç duvarları” ardından iki aydan beridir Serêkaniyê-Dêrik hattında mevziler kazıyor, nöbetçi kulübeleri dikiyor ve buralara ağır silahlar konuşlandırıyor. Paralel olarak 11 Nisan gününden bu yana Efrîn’in Şiye ilçesine bağlı Qemitliq köyü sınırında Türk ordusu iş makinalarıyla hendek kazıyor. 3 kilometreye ulaşan hendek, 3 metre genişliğinde ve 3 metre derinliğinde. AKP iktidarının Efrîn’deki kazı çalışmalarından yaklaşık iki hafta önce Güney Kürdistan’daki KDP iktidarı Dêrik’e bağlı Sihêla köyünden itibaren üç metre derinliğinde hendek kazmaya başladı. 9 Nisan günü yüzlerce genç hendeği protesto ederken, peşmergelerin açtığı ateş sonucu 18 yaşındaki bir genç ayağına isabet eden iki kurşunla yaralandı. 10 Nisan günü de binlerce kişi aynı yerde protesto gösterisinde bulunarak, Kürdistan’ı bölen sınırların kaldırılmasını istedi. KDP güçleri yeniden ateş açınca gerginliğe neden oldu. Eylemciler, gerginliğin tırmanmaması için basın açıklaması yaparak dağıldı. KDP hendeğine paralel olarak Türkiye de Batı Kürdistan sınırına hendek kazıyor.
365 köy ve 7 nahiye
Efrîn’de dün 365 köy ve 7 nahiye nüfusunun da katılımıyla onbinler bir araya geldi. Kent merkezindeki protesto yürüyüşü sabah saatlerinden itibaren nahiye ve köylerden gelen insanların Raco yolu üzerindeki yol ayrımında toplamasıyla başladı. Yürüyüşe çok sayıda sivil toplum örgütü ile bazı siyasi partiler de katıldı. Yapılan konuşmalarda Rojava’ya karşı çıkmanın Kürdistan ve Kürt halkına karşı çıkmak olduğuna dikkat çekilerek, hendek ve utanç duvarlarına tepki gösterildi.
Onbinlerce kişinin katıldığı eylemde, duvar ve hendekler ile KDP-AKP ortaklığı protesto edilirken, kitlenin öfkeli olduğu gözlendi. “KDP’nin Rojava’ya yönelik politikasını kınıyoruz” pankartı arkasında yürüne kitlenin içinde 9 Nisan’da olduğu gibi çok sayıda KDP sempatizanlarının bulunması dikkat çekti.
ANF/EFRÎN
KDP tehlikeli oynuyor
Rojava’yı utanç duvarı ardından KDP gibi hendeklerle abluka altına almak isteyen Türkiye’ye tepki gösteren BDP, HDP ve KESK yetkilileri, seçim ardından çözüm süreci için adımlar beklenirken bu uygulamanın “çok tehlikeli bir girişim olduğunu” belirtti.
BDP Hukuk ve İnsan Haklarından Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Meral Danış Beştaş, “Türkiye’nin Nusaybin’de yaptığı duvar, son hendek kazması ve bu kazma işinin Federal Kürdistan ile çakışması, Türkiye ile Federal Kürdistan arasında Rojava’ya yönelik bir işbirliği olduğunu ortaya koyuyor” dedi.
“Türkiye’deki iktidar ile Kürdistan yönetimi arasındaki temaslar bilinen bir durum. Bunun Rojava’daki yönetime yönelik işbirliğine dönüşmesi çok tehlikelidir” değerlendirmesinde bulunan Beştaş, şunları dile getirdi: “Çözüm sürecinin devam ettiği, seçimlerden sonra hızla adım atılması gereken bir dönemde, yapılanı tehlikeli bir girişim olarak değerlendiriyoruz. Rojava’daki Kürtler ile Türkiye’deki halklar ayrı halklar değildir. Buradaki tablo daha da ağırlaşmaktadır. Suriye’deki Kürtler ile Türkiye’deki Kürtler aynı halktan olmanın yanı sıra akrabadır. Bu nedenle orada yaşananların sonucu ve yansıması burada sosyal ve psikolojik açıdan çok ağır olmaktır. Türkiye bu tehlikeli girişimlerden vazgeçmelidir. Rojava’daki yönetimin devrilmesine yönelik bir yöntem doğru değildir.”
Özgen: Duvarın devamıdır
Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) Genel Başkanı Lami Özgen ise Türkiye’nin çetelere destek vererek, Batı Kürdistan’daki yapıyı boğmaya çalıştığını; bu başarılamayınca izolasyonu hayata geçirmek istediğini; duvar ve hendeklerin bunun gereği olduğunu söyledi. Özgen, şunları ifade etti: “AKP, Kürt sorununu çözmeyi hedeflerken, diğer yandan KDP ile beraber Rojava Kürtlerini ablukaya almak istiyor. Bu kabul edilir bir durum değil. Çetelerin giriş-çıkışına engel olunmalı ve hendek sürecine son verilmelidir.”
Çelebi: İhanet politikası
Türkiye’nin Suriye politikasının Ortadoğu politikasından bağımsız olmadığını dile getiren HDP Eşbaşkan Yardımcısı Orhan Çelebi, seçimlerde de görüldüğü gibi AKP Hükümeti’nin başta Ceylanpınar olmak üzere Rojava sınırına yüklendiğini ve Ceylanpınar’da olağanüstü hal ilan ettiğini hatırlattı. Çelebi, şunları söyledi: “Ceylanpınar, Rojava’ya saldırının üstü olarak kullanmak istiyor. Federal Kürdistan’ın son hendek kazma olayını ise, Kürtlerin Kürde karşı bir saldırısı olarak görmek gerekiyor. Rojava Kürtlerini izole etmek istiyorlar. Rojava’daki olası gelişmeleri bastırmak istiyorlar. Barzani’nin tutumu bir ihanet politikasıdır. Kürdün Kürde karşı savaşı durumuna gelebilir bu girişim. Barzani bundan vazgeçmeli ve Rojava’ya destek çıkmalı.”