Papa şunları belirtti: “Korkusuzca söyleyelim: Değişime ihtiyacımız var ve değişimi istiyoruz. Değişim istiyoruz, gerçek bir değişim, yapısal bir değişim. Bu sistem artık işlemiyor, çiftçiler, işçiler, topluluklar, köyler artık dayanamıyor. Dünya, Toprak Ana artık dayanamıyor. Hayatlarımızda bir değişim istiyoruz, mahallemizde, asgari ücrette, yakınımızda ama aynı zamanda tüm dünyayı etkileyen bir değişim istiyoruz. Ekonomi insanların hizmetinde olmalı, ilhamını Hristiyanlıktan almış gerçek anlamda komüniter bir ekonomi. Gelirlerin eşit dağıtımı ahlaki bir görevdir.”
Hiç bir gücün halkları tam bağımsızlıktan mahrum etmeye haklarının olmadığını belirten Papa, “Hiçbir aktüel ya da yerleşik gücün, halkları tam bağımsızlıklarından mahrum etmeye hakkı yoktur. Böyle yaptıkları zaman, yeni sömürgecilik şekillerinin yükseldiğini görüyoruz, ki bu da barış ve adalet şansına zarar veriyor. Yeni sömürgecilik birçok farklı maske takıyor. Kimi zaman hırsın anonim tesiri olarak görünüyor: şirketler, kredi kurumları, bazı serbest piyasa anlaşmaları ve her zaman işçinin ve fakirin kemerini sıkan tasarruf tedbirleri uygulamaları olarak” dedi.
Papa, yeni sömürgecilik konusunda bu çarpıcı ifadeleri kullanırken, aynı zamanda kilise adına özeleştiri verme gereğini de duydu. Papa: “ Sömürgecilikten söz ederken kilisenin yaptıklarını görmezden geliyor, diyebilir. Bunu pişmanlıkla söyüyorum: Tanrı adına Amerika’nın yerli halkına karşı birçok ağır günah işlendi. Ben bunun için sizden naçizane özür diliyorum, sadece kilisenin yaptıkları için değil, aynı zamanda Amerika’nın fethi denilen süreçte yerli halka karşı işlenen suçlar için de” ifadesini kullandı.
Papa’nın Bolivya lideri Evo Morales’in Papa’ya orak-çekiç formunda bir haç hediye etmesi ve boynuna da yine orak-çekiçli bir madalyon takması, Papa’nın gezisinin öne çıkan anlarından biri oldu.
HABER MERKEZİ