
Raúl Zibechi’nin kaleme aldığı Otonom Yayınları’ndan çıkan “İktidarı Dağıtmak: Devlet Karşıtı Kuvvetler Olarak Toplumsal Hareketler” adlı kitap, El Alto sakinlerinin mücadele dinamiklerini, devlet başkanını devirmeyi başaran destansı mücadelelerini okuyucu ile buluşturuyor. “Farklı bir dünyayı nasıl yaratabiliriz? Devletin rolü nedir ve toplumu devlet karşıtı hareketlerle değiştirmenin olasılıkları nelerdir?Şehirde otonom, anti-kapitalist, devlet karşıtı alanlar veya dinamikler nasıl yaratabiliriz?” sorularına yanıt arıyor.
Bolivya’da, emekçiler ve yerlilerin 16 Mayıs 2005 tarihinde kaynaklarının millileştirilmesi ve kurucu bir meclis oluşturulması talebiyle sokaklara dökülmesi, Devlet Başkanı Carlos Mesa’nın koltuğunu bırakmasına yol açtı. Carlos Mesa, 2004 yılında iktidara geldiği ilk günlerde, enerji kaynaklarının kullanımı için referandum yapacağını söylemişti. Ancak referandum yerine yabancı şirketler ile pazarlığı oturan Mesa, yine kongreden yabancı şirketlere büyük vergi indirimleri sağlayan yeni bir “Doğalgaz Yasası” çıkmasını sağladı.
Yabancı şirketlere bu kadar taviz verilmesi üzerine Bolivyalılar, “Bolivya zenginlikleri kime ait? Bize mi, yoksa yabancı tekellere mi?” diyerek günler süren eyleme geçti. Bu eylemin öncülüğünü ise El Alto (başkent La Paz’ın tepesinde büyük bir gecekondu mahallesi, bağımsız bir belediye yönetimine sahip) yerlileri yaptı.
Halk örgütlenmesi
El Alto yerlilerinin başlattıkları direnişlerinde öne çıkan en büyük özellikleri ise iktidara karşı alternatif olarak oluşturdukları yerel birlikler oldu.
Bugün Sur, Cizre ve Nusaybin’deki YPS birliklerine benzer şekilde, El Alto Mahalli Birliği (FEJUVE) adı altında örgütlenen yerliler, iktidara karşı öz yönetim direnişine geçti. Kentlileşmeye başlayan göçmenlere, temel hizmetleri sağlamak için El Alto’da ilk olarak 1957 yılında oluşturulan mahalle meclisleri, 1979’da ise birbirleriyle bağlantı kurarak FEJUVE’yi oluşturdu.
Bugün El Alto’da, 600’e yakın yerel mahalle meclisi var. Coğrafi bölgelere göre örgütlenen bu meclislerin tümü, şehir düzeyinde FEJUVE’ye bağlı.
Oluşturulan bu mahalle meclislerinin ise her birinin farklı bir görevi var. Bunların bazıları şunlar:
* Öz-yardımlaşma: Meclisler aracılığı ile eski madenciler ve köylüler kaynaklarını (Madencilerin emekli birikimleri dahil) ve teknik bilgi ve becerilerini birleştirip toprak satın aldılar, okul ve parklar inşa ettiler ve temel kamu hizmetlerini sağladılar. Bu şekilde kendi topluluklarını ve mahallelerini kurmayı başardılar
* Denetleme: Mahallelerde evlerin satış-alışı gibi işlemleri meclisler denetliyor. Mahallede çıkan anlaşmasızlıklarda aracı oluyor ve toplumda adaleti sağlıyor (Zorunlu kamu hizmetinden, çok ender olarak linçe kadar varan yaptırımlarla). Birçok bakımdan meclisler mahallede, devletin hemen hemen yokluğunu mikro-hükümet gibi işlev görerek dolduruyor.
* Protesto: Meclislerin eskiden beri sürdürdükleri bir başka görev, kendi yapamadıkları işleri belediye yetkililerinden istemek için halkı harekete geçirmek. FEJUVE, 2001 yılında El Alto’da bir kamu üniversitesi kurulması için başlatılan mücadelenin en önemli öncülerinden biriydi. 2003 yılında konut inşaatına konulan vergiye başarıyla karşı koydu. 2005’te ise su şirketinin özelleştirilmesine karşı başlatılan kampanyaya ön ayak oldu.
İktidara karşı: Devlet dışı güçler
Kitabında bu deneyimi özetleyen yazar Raúl Zibechi’ni de, devlete ve iktidara karşı yerinden bir yönetimin mümkün olabileceğini gösteriyor. Merkezileşmenin devlet/kapitalizmin bir modeli olduğuna dikkat çeken Zibchi, El Alto deneyimdeki “parçalı mahalle örgütlenmesi”ne dair verdiği örneklerle bu örgütlemenin nasıl iktidarın alanını daralttığını gözler önüne seriyor. İktidara karşı ve iktidarın dağıtılması için yerel örgütlenmenin esas alınması gerektiği üzerinde duran Zibechi, yine iktidar aygıtının olduğu yerlerde ise devlet dışı güçlerin kaçınılmaz olduğuna işaret ediyor. Zibechi bu güçleri ise şu sözlerle açıklıyor: “Bu güçler, devletten geri çekilmeyle ve hareket halindeki yeni toplumun çekirdeğini oluşturan toplumsal ilişkilerin patlaması ile beliren karmaşık durumlarda ortaya çıkmakta ve kaybolmaktadır. Bu güçler, devleti dağıtma veya devletin görünür hale gelmesini önleme kapasitesine sahip güçlerdir.”
Zibechi’nin tanımladığı El Alto’daki bu güçler, devlet iktidarına karşı yerelin mahalli birlikleri olurken, bu birliklerin yaşamı örgütlemesi ile ise El Alto Mahalli Birliği (FEJUVE) oluştu.
Günümüzde El Alto’da yaşanan sürece benzer bir durum Kürdistan’da yaşanır halde. Devlet zulmüne ve iktidarına karşı, Kürdistan’da mücadele içerisinde giren Zibechi’nin işaret ettiği devlet dışı güçler ise YPS direnişçileri. Verilen bu direniş temelinde örülen yeni yaşam da öz yönetimi esas alıyor.
Devletsiz demokrasi
PKK lideri Abdullah Öcalan, ulus-devlete karşı “Devletsiz demokrasi” ya da “Demokratik Ulus” olarak adlandırıldığı şekilde formüle ettiği tezinde, devletin demokratik yerel alana dair kısıtlayıcı ve yüzeysel yaklaşımına dikkat çekerken, Zibechi’nin de benzer bir noktada olduğu görülüyor. Zibechi’ye göre, özgürlükçü toplumsal ilişkiler kurmak için devlet uygun bir araç değil. Bunun için de insanların kendi topraklarında yeni toplumsal ilişkiler kurmasının, bunun örgütlenmesine gitmesinin ve bunun için mücadele etmesinin en devrimci yol olduğu görüşünde.
Merkezileşmenin dağıtılması
Öcalan ile Zibechi’nin görüşlerindeki benzer noktalardan bir tanesi de “merkezi” yapısına karşı, yerelin “parçalılığı.”
Bu noktada Zibechi, kitabına ismini verdiği “İktidarı Dağıtmak” sözcüğünü de şu sözlerle açıklıyor: “Dağılmayı üreten topluluktur; çünkü topluluk, dağılma üretir ve bu dağılma da kendi akışkanlığının olasılığını meydana getirir. Ortak olana geri dönmenin bir yolu olarak dağılma ise şu manayı taşır; Dağılmanın kendisi birikime ve yoğunlaşmaya karşıttır, aynı zamanda kendisini sabitleyen ve biçimlendiren öğeleri de dağıtır. İktidarın dağıtılması, devlete karşı savaş, merkezileşmenin dağıtılması.”
KÜLTÜR SERVİSİ