“El Kaide çok kötü!”
Aferin. Ama soralım:
“El Nusra iyi mi?”
Pakistan’da kiliseleri bombalayan, Kenya’da bir alışveriş merkezini kana bulayan “El Kaide”yi suçlamak ya da Türkiye’de İngiliz Konsolosluğu başta olmak üzere orayı burayı bombalayan “El Kaide Türkiye koluna” karşı “8 ilde 17 operasyonda 101 kişiyi yakalamak” “iyidir” iyi olmasına da, bu “beyanlar” ve “operasyonlar” bir kişiyi, ya da hükümeti ya da devleti, El Kaide adlı “şemsiye” örgütün altında iş tutan bir başka El Kaide uzantısıyla ilişkisi bakımından temize çıkarmaya yetmez.
Sorarlar…
“Şemsiye” altında iş tutan Pakistan’daki El Kaide’ye, Kenya’daki El Kaide’ye, Türkiye’deki El Kaide’ye karşı takındığın tutumun samimiyetine inanmaya hazırız. Ama bize bir açıklama yap:
Rojava’yı kana bulayan, insanın ciğerini, kalbini çıkarıp, dişleriyle parçalayan, senin vurduğun helikopterden paraşütle atlayan pilotun gırtlağını palayla kesen El Nusra Cephesi ve Irak-Şam İslam Devleti için ne diyorsun?”
Kurnazlığın bini bin para:
“Biz Suriye’de bütün ‘radikal’ gruplara karşıyız…”
“Bütün radikal gruplar” lafı, savaşın en acımasızca yürüdüğü Suriye için, mizahi bir laf…
“Boşver ‘radikalleri’, ABD’nin bile terörist örgütler listesine aldığı El Nusra Cephesi’nden bize söz et… Senin ülkende adı Radikal olan bir gazete yayınlanıyor, adı ‘Terörist’ olan bir gazete yayınlanmıyor, ‘radikaller’ diyerek gerçeğe sis bombası atma, açık konuş! Sana ‘radikallere’ karşı mısın diye sorulmuyor, genel olarak ‘teröristlere’ karşı mısın diye de sorulmuyor, sana sorulan soru şu: Terör örgütü El Nusra Cephesine, Irak-Şam İslam Devleti örgütüne karşı mısın, bunlardan yana masın?”
Bu soruya ne Cumhurbaşkanı Gül, ne Başbakan Erdoğan, ne de Başdanışman Akdoğan açık, seçik, ikircimsiz, doğrudan bir cevap verebilir.
Çünkü, Türkiye El Nusra benzeri terör örgütlerini destekliyor.
Ve şimdi AKP Hükümeti izlediği bu karanlık çizginin üzerinde, kızgın sacın üstünde zıp zıp zıplayan birisi gibi, tuhaf hareketler yapıyor. Uluslararası kamuoyu önünde deşifre oldukça, Rojava’ya karşı “El Kaide” silahını kullandığı kanıtlarıyla ortaya çıktıkça, Hükümetin zıplamaları artıyor. “Genel olarak El Kaide”ye “düşük yoğunluklu” suçlamalarda bulunarak, kendisinin yaptığı El Kaide’yle işbirliğini gizlemeye çalışıyor.
Neden?
Çünkü bu “işbirliği” büyük bir suçtur. Uluslararası hukuka göre de suçtur, Amerikalıların “kitabına” göre de suçtur. Bu kitapta şöyle yazar: “Eğer ben El Kaide silahını vaktiyle Afganistan’da kullandığım gibi kullanmıyorsam, hiç kimse kullanamaz”…
Türkiye ise kullanıyor. Ne kadar gizlemeye kalkarsa kalksın, Türk diplomasisinin patronu Davutoğlu’nun yelek cebinden, El Nusra teröristinin kara sakalı ayan beyan görünüyor.
Yarın ne olur?
Yarın Suriye’nin Arap bölgelerine El Nusra benzeri El Kaide uzantıları egemen hale gelirse…Bunun hesabı Türkiye’den sorulur.
İşte bu nedenle, şimdi AKP Hükümeti “yol ağzında”dır. Ya bu suçtan kurtulmak için El Nusracılardan elini çekecek, eteğini kurtaracak; ya da Rojava devrimini boğmak için kendi geleceğini tehlikeye atacak…
Evet…Neden bir araba söz ettik?
Şundan: Başbakan Başdanışmanı Akdoğan’ın yazısını okuduk…
Bu yazıda Başdanışman, El Kaide terör örgütünün Pakistan’da ve Kenya’da gerçekleştirdiği saldırılar hakkında “sert” ifadeler kullanmış.
“Bu olaylar açıkça terör olaylarıdır ve değil İslami, insani hassayeti olan hiç kimse bunlara müsamaha gösteremez...”
Üstelik yazıda yalnız bu “kanlı olayları” da hedef almakla yetinmemiş. “Bu zihniyetin filizlenmesine sebep olan düşünce biçimlerine karşı mücadeleden” bile söz etmiş. Demek istediği, bu törer örgütlerinin “İslamla ilgili düşünceleriyle” de mücadele. Cesur bir tezdir bu.
Ama yazıyı baştan sona kadar okuduktan sonra, Başdanışmanı Cihatçılığa karşı mücadele açmaya sevkeden ana sebeb kendiliğinden ortaya çıkıyor.
Bu “cesur” çıkışın arkasında, Suriye’de Rojava’ya karşı El Kaideci En Nusra ile yapılan kirli suç ortaklığından duyulan “korku” yatıyor.
Yazıda neredeyse Cihatçının “düşünce özgürlüğünü” bile yok edecek kadar “radikalleşen” Başdanışman, Hükümetinin Türkiye topraklarında barındırdığı El Nusracılara karşı tek bir söz bile etmiyor.
El Kaide’ye “karşı” olan Başdanışman “El Nusra” için ne diyor?
‘El Kaide terörist’ ya ‘El Nusra’ ne
Belli ki El Kaide “şemsiye” bir örgüt. Yani bir kişi, “El Kaide” diye yazıp, bazı eleştirilerde bulunduğu zaman, o kişi, bu “şemsiye” altındaki her hangi bir “örgütle” ilişkisini “gizliyor” olabilir.