Elazığ Cezaevi’ndeki 12 tutsak enfekte oldu

.
- Elazığ Cezaevi’nde incelemelerde bulunan İHD heyeti, 12 tutsağın koronavirüse yakalandığını belirterek, daha önce aktarılan işkence ve kötü muamele iddialarının devam ettiğini aktardı.
İHD Amed Şubesi, Elazığ Kampüs Cezaevi’nde bir heyetle incelemelerde bulundu. Heyet, incelemelerinin ardından da ilgili Cezaevi Savcısı ile görüştü. İnceleme ve gözlemlerinin sonucunu yazılı olarak paylaşan İHD heyeti, 12 tutsağın virüse yakalandığını; kronik rahatsızlıkları bulunan Mehmet Salih Erdem ve Adnan Çakı’nın farklı koğuşlarda izolasyona tabi tutulduğunu söyledi.
Tutsaklara nasıl bulaşıldığının tespit edilmediğini kaydeden heyet, telefon ahizelerinin sık sık temizlenmediğini ve gardiyanların sosyal mesafeye dikkat etmediklerini gözlemlediklerini, tutsakların kişisel temizlik malzemelerini kendi imkanlarıyla aldıklarını, kalitesiz maskelerin verildiğini belirtti.
Üç hafta önce yapılan genel aramada Yusuf Acinoğlu adındaki tutsağın gardiyanlarca fiziki saldırıya maruz kaldığını ifade eden İHD heyeti, Elazığ Kadın Cezaevi’nde yaptıkları incelemelerin sonuçlarını da paylaştı.
Kadın tutsakların hastaneye sevk sırasında kelepçe uygulamasının devam ettiğini, yemeklerin kalitesiz olduğunu, havalandırma süresinin yarıya indirildiğini, kantinlerdeki fiyatların fahiş olduğunu öğrendiklerini söyleyen heyet, koruyucu önlemler alınmadığı gibi işkence ve kötü muamele iddialarının devam ettiğini vurguladı.
Adalet Bakanlığı’na çağrıda bulunan heyet, kişisel temizlik malzemelerin ücretsiz verilmesini, hastane sevkleri sırasında kelepçe uygulamasının vazgeçilmesini, telefon hakkı süre kısıtlamasının kaldırılmasını, işkence ve kötü muamele iddialarının araştırılıp kamu görevlileri hakkında gerekli işlemlerin yapılmasını istedi. AMED
Antalya Cezaevi’nde OHAL
Antalya L Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklar, sağlığa erişim haklarının engellendiğini ve OHAL uygulamalarının yeniden devreye konulduğunu aktardı.
Tutsaklar, gönderdikleri mektupla cezaevinde maruz kaldıkları hak ihlallerini aktardı. Hak ihlalleri şöyle sıralandı:
* Pandemi nedeniyle temizlik ürünü olarak sadece günde yarım su bardağı çamaşır suyu dağıtılıyor. Bazen (ayda en fazla 1 defa) bir çorba kâsesi kadar sulandırılmış sıvı sabun veriliyor. Koğuş mevcudumuz ise 20 kişi.
* Yeni gelen mahkumlara sadece kullanılmış, kirli bir yatak veriliyor.
* Revire çıkmak çok zor, hastane ise imkansız. Yani sağlığa erişim hakkı tamamen engellenmiş durumda.
* Yemekler az ve kalitesiz.
* Bilgisayar çıktısı olarak gelen mektupları almamız ve Kürtçe mektupların gelip gitmesi gayri resmi uygulamalarla engelleniyor. Mektuplarımızın çoğu ya kayboluyor ya da el koyuyorlar.
* OHAL dönemi uygulamaları tekrar devreye sokuldu. Kitap, çorap, iç çamaşırı vb. eşyaların kargo ile gelmesi veya ziyaretçiler tarafından getirilmesi yasaklandı.
* Kantin fiyatları çok yüksek ve neredeyse her hafta değişiyor.
* Muhalif hiçbir TV kanalını izleyemiyoruz. Yeni Yaşam Gazetesi BİK’ten ilan alma hakkı olmadığı gerekçesiyle verilmiyor. Kısa dalga yayın yapan radyolar OHAL’den beri yasaklanmış durumda. OHAL’den önce almış olduklarımıza da el konuldu.
Şakran’da 11 gardiyan yakalandı
Şakran 3 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’nde tutulan Mikail Çağırıcı, 11 gardiyanın koronavirüse yakalandığını ve bu gardiyanların kendileriyle temasta bulunduğunu bildirdi.
İzmir’in Aliağa ilçesinde bulunan Şakran 3 No’lu T Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsaklardan Mikail Çağırıcı, ailesiyle yaptığı telefon görüşmesinde cezaevinde yaşadıkları hak ihlallerini anlattı. Çağırıcı, şunları belirtti: “Cezaevinde anla veremediğimiz büyük bir kargaşa var. 11 gardiyan kovid oldu. 11 adli tutuklu da kovid olduğu iddiası var. Siyasi tutuklularda kovid vakasının olup olmadığını bilmiyoruz. Fakat kovid olan 11 gardiyan sayıma gelip bizimle temasa geçiyor. Bize herhangi bir test yapılmadı. Şuan 4 kaldığım koğuşta 4 tutuklu girip ve soğuk algınlığına yakalandık. Temizlik malzemeleri ve su sorunu yaşıyoruz. Üzerimizde askı var. Gardiyanlar sayıma gelince sosyal mesafeye uymuyorlar ve maske takmıyorlar. Koronavirüsün gardiyanlara bulaştığı duyulduktan sonra bize maske vermeye başladılar.”







