- Elbistan’ın çarşı merkezine doğru yol aldığımızda arama kurtarma çalışmaları yerine sadece her sokak başında enkaz temizleme çalışmalarını görebildik.
- Havada çok yoğun bir kokuyla karşı karşıya kaldık; enkazda kalan onlarca yurttaşın cansız bedenlerinin kokusu. Elbistan’ı ölü kokusunun sardığı gerçeği gözler önündeydi.
İkinci depremin merkez üssü olan Elbistan’da, ilçenin neredeyse yüzde 70’i yıkıldı. 7,7'lik ilk depremde 3 binanın yıkıldığı ilçede, 7,6'lık ikinci depremde ise 2 bin bina yıkıldı. İlçede ağır hasarlı olan ve acilen yıkılması gereken bina sayısı ise 565 olarak kayda geçerken, halen enkaz çalışması yapılmayan binalar bulunuyor. İlçede bulunan 69 mahalle ve bağlı diğer kırsal mezralarının büyük bölümü depremden zarar gördü, en az 40 yerleşim yerinde insanlar evlerine giremiyor. Nüfusun üçte ikisi göç etti. Barınma, sağlık, ısınma, banyo ve tuvalet sorunlarının devam ettiği ilçede, kurulan çadır kentler ise insanların ihtiyaçlarını karşılamıyor. Temel ihtiyaçlarla ilgili sorunların yanı sıra özellikle çocuklarda ateşli hastalıklar baş göstermeye başladı. Depremin ilk günlerinde birçok noktada sivil kuruluşlar eliyle dağıtılan sıcak yemekler, dün sadece bir-iki noktada dağıtılıyordu.
Yapı stokunun yüzde 70’inin yıkıldığı, yüzde 30’unun da ağır hasarlı olduğu ilçede, depremden bir gün sonra sadece birkaç binada arama kurtarma çalışmaları yapıldı. Halk ve gönüllülerin eliyle yapılan enkaz arama çalışmalarında yüzlerce insan kurtarılırken, yapılan geç müdahale nedeniyle yüzlerce insan hayatını kaybetti. Halkın tüm isyan ve yardım çığlıklarına rağmen arama kurtarma çalışmalarının tam anlamıyla organize edilemediği ilçede, bir hafta geçtikten sonra arama kurtarma çalışmalarının yerini tamamen enkaz kaldırma çalışmaları aldı. Yüzlerce yapıda çalışma yapılmadı. Çalışmanın yapılmadığı yapıların üzerine ise “Boş”, “Bilinmiyor”, “Kimse yok” yazılamaları dikkat çekiyor. Depremin üzerinden geçen 11. gün itibariyle, enkazlar kamyonlara şehir dışını taşınıyor. Enkazı kaldırılan yapılarda delillerin toplanıp toplanmadığı, karot ve numunelerin alınıp alınmadığı konusunda ise bilgi yok.
Hiç gidilmeyen enkazlar var
Jinnews'ten Dilan Babat ve Elfazi Toral, Elbistan'daki izlenimleri yazdı: Elbistan’ın çarşı merkezine doğru yol aldığımızda arama kurtarma çalışmalarına dair herhangi bir çalışma görünmezken, sadece her sokak başında enkaz temizleme çalışmalarını görebildik. Havada çok yoğun bir kokuyla karşı karşıya kaldık. Gelen koku enkazda kalan onlarca yurttaşın cansız bedenlerinin kokusu. Elbistan’ı ölü kokusunun sardığı gerçeği gözler önündeydi. Yani yayılan koku enkazlarda insanların olduğunu gösteriyor. Arama kurtarma ekiplerinin terk ettiği kentte, iş makinaları çalışıyor.
Enkazlar olduğu gibi duruyor
Kentin diğer yerlerine doğru yol aldığımızda sayısız enkazın ilk günkü gibi kaldığı dikkatimizi çekti. Henüz onlarca enkaza ulaşılmadığını, günler öncesinde yağan karın dahi enkazların üzerinden kaldırılmadığını gördük. Gün boyunca birçok yurttaşla sohbet etme fırsatını bulduk. Karşılaştığımız hemen hemen her yurttaş, enkaz altında birçok kişinin kaldığını, insanların kendi imkanlarıyla çıktığını söylüyor. Yine hemen hemen herkes, yaşanan büyük yıkımın sorumlusunun iktidar ve yetkililer olduğunu ekliyor ardından. Yurttaşlar, arama kurtarma ekiplerini görmediklerini paylaşıyor.
Enkazı temizlerken cesetler çıkıyor
Enkaz temizleme çalışmalarında yer alan bir temizlik görevlisi ise şunları paylaştı: “Buraya geldiğimden beri kendi mücadelemizle çalışmalarımızı yapıyoruz. Bizleri yöneten kimse yok. Devlet var fakat yönetim yok. Arama kurtarma ekipleri burada yok. Enkaz altında yaşamını yitiren kişilerle sık sık karşılaşıyorum. Enkazları temizlediğimiz sırada cesetler çıkıyor. Birçok yerde iş makinalarıyla cesetler çıkarıldı. Yani yaşama şansları olsa dahi geç müdahale veya hiç müdahale edilmediği için binlerce insan öldü. Hala canlı kişiler enkaz altında olabilir fakat iş makinalarıyla direkt müdahale ettikleri için insanları göz göre göre ölüme terk ediyorlar. Biz buraya geldiğimizde birilerinin yaşayıp yaşamadığını kontrol ediyoruz. Bu bizim görevimiz değil, AFAD’ın görevi fakat AFAD yok burada.”
Birçok köyde elektrik yok
MA'dan Adnan Bilen'in haberine göre köylerde ise depremin ilk gününden bu yana adeta bir dram yaşanıyor. Köylerde 200’den fazla insanın yaşamını yitirdiği belirtilirken, bu sayının çok daha yüksek olabileceği tahmin ediliyor. Depremin yaşandığı ilk dört gün köyler ile ilçe merkezi arasında irtibat tamamen kesilirken, insanlar yardım çığlıklarını hiçbir yere duyuramadı. Köy yollarının kardan kapanması nedeniyle ilçe merkezine gelemeyen yurttaşlar, köylerde enkaz altında olanların kurtarılması için kimseye ulaşamadı. Enkazları elleriyle kazıyan yurttaşlar, cenazelerini günler sonra defnedebildi. Depremzedeler, Elbistan’ın deprem vuran her noktasında yaşanan ölümlerin ihmal sonucu olduğu konusunda hem fikir. Birçok köyde üç-dört aile bir çadırda yaşamaya çalışıyor, birçok köyde halen elektrik yok. Göç eden insanların bir daha geri dönmeyecekleri endişesini yaşayan yurttaşlar, bölgenin insansızlaştırılmaması için yeniden inşa ve geri dönüş çalışmasının yapılmasını istiyor. MARAŞ