- Şehit anmalarına çiçeklerle katılan Seyit Tolhildan (Mehmet Emin Akman)’ın annesi Halime Akman: “Şehitlerin hepsi onurumuzdur. Hepsi birer kahraman. Ben oğluma minnettarım, borçluyum. Hiçbir şey yetmez bu borcu ödemeye.”
Cizîr ve Hezex’te gerçekleştirilen anma programlarına güller ve çiçeklerle katılan Halime Akman, şehitlerin fotoğraflarını kendi elleriyle süsledi. Oğlu Mehmet Emin Akman’ın (Seyit Tolhıldan) 2019’da şehadete ulaşmasından yedi yıl sonra açıklanması üzerine oğlunun fotoğrafını kırmızı, sarı ve yeşil flamalarla donatan Halime Akman, “Oğluma ve şehit düşen tüm arkadaşlarına minnettarım” dedi.
Yasın yerini dayanışma aldı
Kürdistan ve Türkiye’nin birçok kentinde 21 Ağustos’tan itibaren, özgürlük mücadelesinde farklı tarihlerde ve yerlerde şehitler için anma programları düzenlendi. Anma alanlarında kurulan yas çadırları, yaşamını yitirenlerin ardından anlatılan çok sayıda direniş öyküsüne ev sahipliği yaptı. Çadırlarda yasın yanı sıra yaşam, dayanışma ve direniş öne çıktı.
Botan’da 26, 27 ve 28 Ağustos tarihlerinde başlayan anma programlarına üç gün boyunca binlerce kişi katıldı. Kadınlar, çocuklar, gençler ve yaşlıların ziyaret ettiği alanlarda kent sakinleri dayanışmanın parçası oldu.
Bu ziyaretçiler arasında Hezex’in (İdil) Deştadarê (Sırtköy) beldesinden gelen Halime Akman da vardı. Halime Akman’ın anmalara her gün elinde güller ve çiçeklerle katılması dikkat çekti. Şehitlerin fotoğraflarının yanına getirdiği çiçekleri bırakan Halime Akman, her fotoğrafın başında bir süre durdu.
'Tu hezar carî xêr hatî Delal ê min'
11, 12 ve 13 Eylül tarihlerinde Şirnex’in ilçelerinde düzenlenen anmaların bir durağı da Hezex oldu. Anmanın ilk gününde masalara yaşamını yitirenlerin fotoğrafları yerleştirildi.
Halime Akman, fotoğrafların arasında tanıdık bir yüz ararken oğlu Mehmet Emin Akman’ın fotoğrafını buldu. Fotoğrafın başına geçerek Kürtçe, “Tu hezar carî xêr hatî Delal ê min” sözlerini defalarca tekrarladı.
Yanında getirdiği poşetten kırmızı, sarı ve yeşil flamalar, örme ipler ve çeşitli el yapımı süslemeler çıkaran Halime Akman, oğlunun fotoğrafını kendi elleriyle süslemeye başladı. Diğer annelere de seslenerek “Delalê we hemîyan xêr hat” diyen Halime Akman, oğlunun yoldaşları için de getirdiği süslemeleri kullandı. Oğlunun fotoğrafının başında oturduğu sırada zafer işareti yapan Halime ana, anmanın ikinci ve üçüncü günlerinde de fotoğrafın başından ayrılmadı. İkinci gün yanında oturan diğer annelerin çocukları için de süslemeler getirdi.
‘Ben şehidimi böyle karşılıyorum’
Anmanın son gününde mevlit okunurken Silopiya’da 88 gerilla için de geniş katılımlı bir anma programı düzenlendi. Halime Akman burada da yerini aldı. Elinde kırmızı, sarı ve yeşil flama ile kırmızı bir gül taşıyan Akman, zafer işareti yaparak alana girdi ve “Şehîd namirin” sloganını attı.
Anmanın ardından Halime Akman, oğlu Mehmet Emin Akman’ı ve onun yaşamını Jinnews’ten Neslihan Kardaş’a anlattı.
Oğlunun 2012’de Qandîl’de PKK’ye katıldığını belirten Halime Akman, oğlunun 2019 yılının Şubat ayında şehadete ulaştığını ancak haberinin yıllar sonra kendisine ulaştığını söyledi.
Halime Akman, “Ben elimde güllerde taziyelere katıldım. Çünkü benim için özgürlüğün temsiliydi. Ben şehidimi böyle karşılıyordum. Ben onu yürekten küllerle süslüyordum. Şehitler bizim onurumuzdur. Onlar hem bizim geleceğimiz hem de önümüzü aydınlatan aşıklardır. Bizler onlar sayesinde bu günlere geldik” diye konuştu.
Hepsi birer kahraman
Şehitlere olan borcunu hiçbir zaman ödeyemeyeceğini ifade eden Halime Akman, “Ben şehidime borçluyum. Sadece benim şehidim değil, şehitlerin hepsi bizim onurumuzdur. Onların hepsi birer kahraman” dedi.
Oğlunun çalışkan ve yiğit biri olduğunu söyleyen Halime Akman, “Ben ne yaparsam yapayım onun borcunu ödeyemem. Sağ olduğum sürece onların yolunda ilerleyeceğim. Ayakta duramasam, bastonla bile yürüyecek duruma gelsem yine de onların izinde olacağım” ifadelerini kullandı.
Halime Akman, konuşmasının sonunda oğlunun fotoğrafına bakarak son olarak şunları ifade etti: “Bu fotoğrafı alıp göklere de çıkarsam, güllerle, çiçeklerle, bayraklarla, her şeyle süslesem dahi yine onlara minnettarım. Ben oğluma minnettarım, borçluyum. Hiçbir şey yetmez bu borcu ödemeye.” ŞIRNEX
***
Botan’ın direnişini Qendîl’e taşıdı
Şirnex’ın Hezex ilçesine bağlı Deştadarê’de dünyaya gelen Seyit Tolhildan (Mehmet Emin Akman), Botan’da büyüdü, gençlik çalışmalarında yer aldıktan sonra 2012’de Kurdistan dağlarında gerilla saflarına katıldı. Seyit Tolhildan, 21 Şubat 2019’da görev başındayken şehadete ulaştı. Seyit Tolhildan, Kürt dili ve kültürünün hakim olduğu Botan’da büyüdü.
Aileden alınan direniş kültürü
Botan’da yaşanan köy yakma ve boşaltmaları, faili meçhul cinayetler, baskı ve işkenceler Seyit’in çocukluk yıllarında tanıklık ettiği olaylar arasında yer aldı. Ailesinden aldığı direniş kültürü, onun toplumsal sorunlara karşı duyarlılığını geliştirdi.
Bir süre sistem okullarında eğitim gören Seyit, daha sonra gençlik çalışmalarına katıldı. Ev ev dolaşarak Kürt gençlerine yönelik çalışmalar yürüten Seyit, bu süreçte örgütlü mücadeleyi yakından tanımaya başladı.
Gerillayla tanışması dönüm noktası
Çalışmaları sırasında gerillalarla tanışan Seyit, gerillanın yaşam tarzı ve yoldaşlık ilişkilerinden etkilendi. Bir dönem milislik faaliyetlerinde de yer alan Seyit, 2012 Newroz’unda gerilla saflarına katılma kararı aldı. Medya Savunma Alanları’na geçen Seyit, savaşçı eğitimine dahil oldu. Eğitim sürecinde siyasi, askeri ve ideolojik çalışmalar yürüttü.
Tecrübelerini gençlerle paylaştı
Eğitimini tamamladıktan sonra Qendîl’e geçen Seyit, burada çeşitli çalışmalarda görev aldı. Şehitlerle kurduğu bağı çalışmalarına taşıyan Seyit, zaman içerisinde Hêzên Taybet içerisinde yer aldı. Askeri alandaki eğitimlerini sürdüren Seyit, gerilla taktikleri konusunda deneyim kazandı. Tecrübelerini genç yoldaşlarıyla paylaşan Seyit, Önderlik Savunmaları ve çözümlemelerini okuyarak ideolojik çalışmalarını sürdürdü.
Yaşamı, duruşu ve katılımıyla yoldaşları için örnek alınacak bir mücadele tarz ve temposunun sahibi olan Seyit Tolhildan, 21 Şubat 2019’da görevi başındayken şehadete ulaştı.