• Cenevre’de Birleşmiş Milletler Meydanı’nda düzenlenen özgürlük nöbeti ve çadır eylemine katılan Aleviler, inanç ve kimlik haklarının anayasal güvence altına alınmasını istedi.

Veysel KUŞKANADI-CENEVRE

Demokratik Alevi Federasyonu (FEDA) öncülüğünde İsviçre’nin Cenevre kentindeki Birleşmiş Milletler Meydanı’nda düzenlenen iki günlük özgürlük nöbeti ve çadır eylemi sona erdi.

FEDA’nın “Barışın Öznesi, Demokratik Toplumun Güvencesiyiz” şiarıyla Avrupa’nın çeşitli kentlerinde yürüttüğü eylemler kapsamında kurulan nöbet çadırındaki program, basın açıklaması ve kültürel etkinliklerle tamamlandı.

Eyleme Alevi kurumlarının yanı sıra devrimci, demokratik ve sivil toplum örgütleri de katıldı. “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”ne ilişkin çalışmalar yürütüldü ve çeşitli kurumlarla görüşmeler gerçekleştirildi.

Eylül ayı boyunca Zürih, Strasbourg, St. Gallen, Leverkusen, Dortmund ve Paris’te sürdürülen eylemlerin ardından Cenevre’de 18 Eylül’de başlayan nöbet, 19 Eylül’de gerçekleştirilen programla sonlandırıldı.

Programda gulbang okundu ve semah dönüldü. Eylemin açılış konuşmasını Cenevre FEDA Temsilcisi Filiz Güven yaptı. Alevilerin Rêber Apo’nun başlattığı süreci başlangıcından itibaren desteklediğini belirten Filiz Güven, Avrupa’da sürdürülen nöbet eylemleriyle barış ve demokratik toplum talebini görünür kılmayı amaçladıklarını söyledi.

FEDA’nın Eylül ayı boyunca farklı kentlerde gerçekleştirdiği eylemlere dikkat çeken Güven, “Bir kez daha haykırıyoruz, barış ve demokratik toplumda ısrarcıyız” dedi.

Barışın öznesiyiz

FEDA İsviçre Eş Sözcüsü Songül Aslan ise “Barışın Öznesi, Demokratik Toplumun Güvencesiyiz” şiarıyla bir araya geldiklerini belirtti. Mevcut sürecin Türkiye’de yıllardır devam eden çatışma ve savaş ortamının sona erdirilmesi ve kalıcı bir barışın kurulması açısından tarihsel bir fırsat olduğunu vurguladı.

Aslan, “‘Rêya Heq Alevileri olarak bu süreci destekliyor ve sahipleniyoruz. Barış olmadan eşit ve özgür bir yaşam, demokratik bir toplum mümkün değildir. Kalıcı bir barış ile birlikte kurulacak demokratik toplum için yapılacak anayasada biz Alevilerin de taleplerinin karşılık bulmasını istiyoruz” dedi.

Alevilerin yaklaşık yüz yıldır inkâr, asimilasyon ve eşitsizlik politikalarıyla karşı karşıya bırakıldığını belirten Aslan, “Barış ve Demokratik Toplum Süreci”nde Alevilerin inanç ve kimlik haklarının anayasal güvence altına alınması gerektiğini kaydetti.

Taleplerimiz açık

Alevi kurumları tarafından dile getirilen talepler şöyle sıralandı:

*Eşit yurttaşlığın güvence altına alınması.

*Aleviliğin müstakil bir inanç olarak tanınması.

*Tekke ve Zaviye Kanunu ile el konulan kutsal mekânların ve maddi varlıkların iade edilmesi.

*Zorunlu din derslerinin kaldırılması.

*Alevi-Bektaşi Kültür ve Cemevi Başkanlığı’nın kapatılması.

*Diyanet İşleri Başkanlığı’nın kapatılması veya bütün inançlara eşit hizmet verecek şekilde yeniden yapılandırılması.

*Yer isimlerinin özgün isimleriyle değiştirilmesi.

*Arşivlerin açılması, Alevi katliamları nedeniyle resmi özür dilenmesi ve devletin buna ilişkin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesi.

*Köy Kanunu’ndaki “merkezinde cami olan” ifadesinin değiştirilmesi.

*Anadilde ibadet için gerekli yasal düzenlemelerin yapılması.

Konuşmanın ardından Alevi kadınlar ellerindeki laçekleri Birleşmiş Milletler Meydanı’na bıraktı. Eylemde laçeklerin bırakılmasıyla savaşta akan kanın durması ve kalıcı barışın sağlanması çağrısı yapıldı.

Sıradaki durak Fribourg

Cenevre’deki nöbet biterken, FEDA’nın “Barışın Öznesi, Demokratik Toplumun Güvencesiyiz” şiarıyla yürüttüğü eylemler ise devam edecek. FEDA’nın bir sonraki durağının İsviçre’nin Fribourg kenti olduğu belirtildi. Barış nöbeti ve çadır eyleminin 24-25 Eylül tarihlerinde Fribourg’da sürdürüleceği kaydedildi.