BDP Eşbaşkanı Demirtaş ise Halepçe ve Beyazıt katliamlarında yaşamını yitirenleri anarak konuşmasına başladı. Adana'daki coşkuyu selamlayan Demirtaş, "Aslında Adana'da bugün söylenecek pek bir şey yok. Sizin ortaya çıkardığınız bu irade karşısında ne söylesek azdır. İlk defa bu yıl büyük bir coşkuya tanık olduk. Herkes açısından aynı zamanda bir genel seçim havasıdır. Vereceğiniz her oy sadece belediye başkanına verilmiş oy olmaz. O oylar aynı zamanda Türkiye'deki sorunların çözüm perspektifini ortaya koyacak. Bu heyecan özgürlüğe olan heyecandır" diye konuştu.

Adana'da HDP çatısı altında belediyeleri kazanacaklarını söyleyen Demirtaş, "İnanıyorum ki iki hafta çok iyi çalışırsak Büyükşehir'i kazanırız. Adana bugüne kadar faşist koltuğundan başka derdi olmayanlara artık yeter demeli. Buranın büyükşehir belediye başkanı bir CHP'de bir AKP'de bir MHP'de, ne omurga var ne bir şey. Buradaki mal varlığının haddi var hesabı yok. Böyle mi belediye yönetilir" dedi. "Adana'daki yeni imara açılmış bütün arazileri önce belediye başkanı ve yandaşları alıyor sonra imara açıyorlar. Adana bir onların adaylarına baksın bir de bizim adaylarımıza baksınlar" diyen Demirtaş, "Ezilenlerin yanında olan HDP'nin dışında başka bir parti mi var? Geri kalanların hepsinde kafa aynı, zihniyet aynı" diye ekledi.

Başbakan resmen savaşa gidiyor

Türk Başbakan Recep T. Erdoğan'ın Adana mitingdeki konuşmalarını hatırlatan Demirtaş, şunları söyledi: "Başbakan buradaydı. Bazı tabelaları götürmüşler oradan belli. Şimdi meydanlara çıkıyor, en büyük provokasyonu yapıyor. Her sözü zehir gibi hakaret. Bugüne kadar hiçbir seçim kampanyası şimdiki gibi kirlenmedi. Başbakan resmen savaşa gidiyor. Zaten inkar da etmiyor bu bizim için 'İstiklal Savaşıdır' diyor. Sana bir savaş hikayesi anlatayım. Bir zamanlar senin gibiler de 'Allah Allah' diyerek savaşa gidiyorlarmış cephede yenildikleri zaman da 'Alla Alla nasıl yenildik' deyip gerisin geri geliyorlar. Sen bir sussan seçim atmosferi barış içinde geçecek. Senden başka tahrik eden yok. Ülkenin barışı için en büyük iç tehdit sensin Başbakan."


Berkin'in cezası ölüm müydü?
HDP'nin var olan ırkçı, erkek egemen zihniyeti yıkmak için kurulmuş bir parti olduğunu belirten Demirtaş, Başbakan'ın Adana'da yaptığı konuşmaları eleştirmeye devam ederek, "Biz diyor 'yaratılanı yaradan dan ötürü severiz.' Sen sana oy vermeyenleri Allah yaratmadı sanıyorsun, sen bir tek onları seviyorsun. Mesela sen Berkin Elvan'ı, Ceylan'ı, Uğur'u sevmiyorsun. Sevseydin böylemi konuşurdun. Ölümler arasına ayrım koymak kendime insanım diyene yakışmaz. Biz tek bir insan savaşta ölmesin diye çabalıyoruz. Acılar arasına ayrım koymuyoruz. Kullandığı cümlelere bakın 'O ekmek almaya gitmedi ne ekmeği. Yüzü puşiliydi' Farz edelim ki senin zulmüne 'bir taş da ben atayım' dedi. Cezası ölüm müydü? 15 yaşındaki çocuk senin zulmüne o minik elleriyle taş atmak için sokağa çıktı. Onu öldürmen mi gerekiyordu. Oy için aklını yitirmek bizim işimiz değil. Biz halkımızın değerleri için koltuğumuzdan değil canımızdan vazgeçeriz. Bunların hesabını vermelisin Başbakan olarak. Kendi topladığı kitlelere evladını yeni kaybetmiş anneleri yuhalatıyor. Bir acılı anneyi yuhalatmanın insanlıkla alakası olamaz. HDP bu zihniyeti değiştirmek için kurulmuş bir partidir" diye konuştu.

Alayını sandığa gömeceğiz
Demirtaş, "HDP çatısı altında el ele direneceğiz. İki haftamız var. Seçim kazanmak için yeterli bir zamandır. Canla başla çalışmamız lazım. Tek bir oyun bile heba edilmemesi lazım. Alayını sandığa gömmemiz lazım. İki hafta sonra çok büyük kutlama ile yine meydanlarda olacaksınız" dedi. "Biz muhalefet partisi olarak yetinmeyeceğiz. İktidara geleceğiz" diyen Demirtaş, "Tabelalarımızın, bayraklarımızın indirilmesinin altında yatan neden budur. Hepsi HDP'den korkuyor ve rakip olarak görüyor. Bizim de rakibimiz yok bunların hepsi aynı kefede aynı zihniyettedir" diye belirtti. Demirtaş, Türkiye'de kalıcı bir barışın ve Kürt sorununun demokratik çözümü için her oyun HDP ve BDP'ye verilmesi gerektiğini ifade etti.
Demirtaş ve Kürkçü, Adana mitingi ardından Mersin'deki mitinge katılmak üzere yola çıktı.