Türkiye’de enflasyon, Eylül’de yüzde 24.52’ye yükseldi. Üretici fiyatlarındaki yıllık artış ise yüzde 46’nın üzerinde. Böylece enflasyon son 15 yılın en yüksek oranına ulaşmış oldu.

Eylül ayında enflasyon bir önceki aya göre yüzde 6,30 artarak yüzde 24,52’ye ulaştı. Ekonomistler yüzde 3,6 oranında artış bekliyordu. Enflasyon rakamlarının piyasa beklentilerinin üzerinde olmasıyla dolar ve euroda yükselme gözlendi.

Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), Eylül ayı enflasyon rakamlarını açıkladı. TÜFE, gıda fiyatları, ulaştırma başta olmak üzere TL’deki değer kaybının neredeyse tüm gruplarda genele yayılan artışları tetiklemesiyle Eylül’de yüzde 6.30 ile beklentilerin oldukça üzerinde arttı. Enflasyon rakamları aylık bazda 2001 krizinden bu yana en yüksek seviyede gerçekleşmiş oldu. Beklenti artışın yüzde 3,46 olacağı yönündeydi.

Yıllık enflasyon ise yüzde 17,90’dan yüzde 24,52 seviyesine yükselmiş oldu. Üretici fiyatları aylık bazda yüzde 10,88 artarken, yıllık Yİ-ÜFE yüzde 46,15 oldu.

Bir önceki ay Ağustos’ta enflasyon aylık bazda yüzde 2,3 artmış, yıllık enflasyon da yüzde 15,85’ten yüzde 17,90’a yükselmişti. Aynı dönemde üretici fiyatları yüzde 6,6 artarken yıllık Yİ-ÜFE yüzde 32’yi aşmıştı.

Aylık en yüksek artış yüzde 11,41 ile ev eşyası grubunda oldu. Ana harcama grupları itibariyle 2018 yılı Eylül ayında endekste yer alan gruplardan, ulaştırmada yüzde 9,15, çeşitli mal ve hizmetlerde yüzde 7,42, eğlence ve kültürde yüzde 6,62 ve gıda ve alkolsüz içeceklerde yüzde 6,40 artış gerçekleşti.

Yıllık en fazla artış yüzde 37,28 ile ev eşyası grubunda gerçekleşti.

TÜFE’de, bir önceki yılın aynı ayına göre ulaştırma yüzde 36,61, çeşitli mal ve hizmetler yüzde 30,61, gıda ve alkolsüz içecekler yüzde 27,70 ve konut yüzde 21,84 ile artışın yüksek olduğu diğer ana harcama gruplarıdır.

Artmaya devam edecek

Enflasyon oranlarını değerlendiren ekonomistler, toplu iflasların ve kitlesel işsizliğin kapıda olduğu yorumu yaptı. Ayrıca rakamların ara malı fiyat artışlarını üreticinin üstlenmeyeceğini gösterdiğini belirten ekonomistler, enflasyondaki artışın süreceğini öngörüsünde bulundu.

CNNTürk’e konuşan Prof. Dr. Murat Ferman, “Beklenenin üzerinde bir rakam 4’ün altında olacağını düşünüyorduk. Bu rakamlar enflasyondaki artışın önümüzdeki aylarda da artacağını gösteriyor” dedi.

Akçay: Kitlesel işsizlik kapıda

Ekonomist Ümit Akçay, üretici fiyatlarındaki artışın TÜFE’nin artmaya devam edeceğini gösterdiğini söyledi. Akçay, “Ek olarak, talebin daraldığı ortamda üreticiler bu fiyat artışını tüketiciye yansıtmakta zorlanacaklar. Bu, toplu iflasların ve dolayısıyla da kitlesel işsizliğin kapıda olması anlamına gelir” şeklinde yorumladı.

Sönmez: Dehşet rakamlar

Mustafa Sönmez ise “Dehşet rakamlar bunlar” diyerek, şunları ifade etti: “Bu aynayla yüzleşmeyi bilecekler mi, yoksa zabıtayı mı çağıracaklar, göreceğiz. Sanayici (üretici) fiyatlarında enerjide yüzde 25 artışlar başı çekmiş. Ekim’de de aynı şeyin olacağını ve ÜFE’nin yüzde 50’nin üstüne tırmanacağını söylemek mümkün. Ağustos’ta son fiyatlar ayın 10’una aitti,20‘si bayrama geldiği için alınamamış, yüzde 2.3 gibi eksik enflasyon açıklanmıştı. Eylül’ün 6,3 çıkması biraz bundan. Ama 46,2 ÜFE korkunç ve yıllık TÜFE’yi aylarca yüzde 25’lerde tutar.”

Gürses: İşini yapmalılar

Ekonomi yazarı Uğur Gürses, yüzde 40’lara vuran ara malı fiyat artışlarını üreticinin üstlenmeyeceğinin açık olduğunu,ş devamının geleceğini söyledi. Gürses, şunları ekledi: “‘Gerçekçi’ YEP tahminlerinde Ağustos’tan yıl sonuna kadar olan ilave enflasyonun 7.5 puan olması öngörülüyordu; 6.3’lük Eylül artışından sonra üç aya 1.2 puan kaldı. Fiyatlama davranışını bozan; ekonomi politikasındaki atalet ve olguları hafife alma, dış mihrak aramayla zaman kaybetmedir. Para politikası işini yapmalı bataklıkla uğraşmalıdır; zabıtalarla fiyat kontrolü sivrisinek kovalamaktan başka bir şey değildir.”

Çekirdek enflasyon korkutucu

Ekonomist Mahfi Eğilmez de Merkez Bankası’nın para politikasının en fazla etkili olacağı kalemlerden oluşan çekirdek enflasyonun da (C Endeksi) yüzde 24,05’e ulaştığına dikkat çekti. Çekirdek enflasyonun aylık bazda TÜFE’den daha fazla artmış olmasının, önümüzdeki aylarda enflasyondaki artışın yine yüksek düzeylerde devam edeceğini gösterdiğini vurgulayan Eğilmez, BBC’de paylaştığı analizinde, asıl korkutucu noktanın burası olduğunu kaydetti. Eğilmez, şöyle izah etti: “Çünkü bu büyük artış Merkez Bankası’nın para politikası uygulamasının işlevsiz kaldığını (ya da alınan parasal önlemlerin etkisinin gecikmeli olarak ortaya çıktığını düşünürsek) çok geç kalınmış önlemler olduğunu ortaya koyuyor. Kurda yaşanan büyük artışların fiyatlara yansıması kaçınılmazdı. Gecikmeli olarak artan oranda yansımaya başladı. Merkez Bankası da gecikmeli yansımaya güvenip geciktikçe bu sıçramanın durdurulması mümkün olamadı.

   

Henüz tüketiciye yansıtılmadı

TÜFE (yüzde 24,52) ile Yİ-ÜFE (yüzde 46,15) arasındaki büyük fark (21,63 puan) bir başka korkutucu durumu ortaya koyuyor. Bu fark, özellikle kurdaki artıştan dolayı üretime gelmiş olan fiyat artışlarının henüz tüketiciye yansıtılmadığını gösteriyor. Gelecek aylarda TÜFE’ye yansıyacak ve manşet enflasyon daha da yükselecek.

Türkiye’nin, dünyada enflasyonun düşük seyrettiği bu dönemde bu kadar yüksek düzeyde enflasyon yaşaması bu konuda gerçekten mücadele etmediği anlamına geliyor. Başka hiçbir ifade yüzde 25’e gelmiş manşet enflasyonu ve yüzde 46’yı aşmış üretici enflasyonunu açıklayamaz.

   

Faiz artırımı beklentisi

Türkiye ekonomisi, yanlış ekonomi politikası uygulaması sonucu tam bir kısır döngünün içine girmiş durumda. Geldiğimiz noktada Merkez Bankası, faizi bir kez daha yüklü biçimde artırmak açmazıyla karşı karşıya bulunuyor. Türkiye, enflasyonla gerçekten mücadele etmek ve o arada ekonomiyi de küçültmeden bu işin içinden çıkmak istiyorsa yargı reformu başta olmak üzere bir takvime bağlı olarak yapısal reformları ilan etmeli ve yaşama geçirmeye başlamalı.”

 

HABER MERKEZİ

 
 

Konkordato seriye bağlandı

 

Konkordato ilan eden firmaların sayısı gün geçtikçe artıyor. Samsunlu iki ilaç firması ve Mersinli mobilya parçaları üreten bir şirket ile Sabo Ayakkabı da  konkordato başvurusu yaptı.

Fransa ve Almanya başta olmak üzere dünyanın çeşitli ülkelerine ihracat yapan Sabo Ayakkabı konkordato başvurusunda bulundu. Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 25 Eylül 2018 tarihli kararına göre Türkiye’nin tek ahşap ayakkabı kalıbı üreticisi olan Sabo Ayakkabı konkordato başvurusunda bulundu.

Mahkeme, Sabo’nun başvurusunu değerlendirerek, 3 aylık geçici mühlet verdi. Mahkeme Dr. Aydın Çelik, Derya Coşkun ve Aziz Şadi Yanık’ı geçici komiser heyeti olarak atadı. Konkordatonun tasdikine ilişkin davanın ön inceleme ve ilk tahkikat duruşmasının 13 Aralık 2018 günü yapılacağı belirtildi.

Hotiç, Yeşil Kundura ve Beta da konkordato başvurusunda bulunmuştu.

Samsunlu ilaç şirketi Onfarma, yine Samsunlu ilaççı İmaretçioğlu ve Mersinli mobilya malzemeleri üreten fason pres firması Işın konkordato ilan etti.

 
 

Dolar dalgalandı

 

Beklentilerin oldukça üzerinde gelen enflasyon verisi sonrası döviz cephesinde dalgalanma yaşandı. Dolar ilk tepkinin ardından geri çekildi. Veri öncesi 6 lira seviyesinde olan kur, sürpriz yapan enflasyon sonrası 6.10 seviyelerine kadar çıktı.

Kur saat 13.00 itibariyle 6.07 seviyesinde yer aldı. Aynı dakikalarda euro/TL ise 7.01 seviyesinde yer aldı.

Borsa İstanbul ise yüzde 0.5 değer kayıpla 97.500 seviyelerine geriledi.

 
 

Zamlar kışa çöktü

 

Üç ayda üçüncü zam geldi. Yıl başından bu yana konutta zam oranı doğalgazda yüzde 30, elektrikte yüzde 40 oldu. Enerji zamları enflasyonu daha da artıracak.

Zam yağmuru hız kesmeden devam ediyor. BOTAŞ ve Enerji Piyasası Düzenleme Kurumu (EPDK), doğalgaz ile elektriğe üç ay içinde üçüncü defa zam yaptı. 1 Ekim’den itibaren doğalgazda zam oranı konutlar için yüzde 9, sanayi için yüzde 18.5 oldu. Elektrikte zam oranı ise konutta yüzde 9, sanayide yüzde 15 olarak açıklandı. Son üç aydaki zammın ardından elektrik ve doğalgaz fiyatı temmuz sonuna kıyasla konut için yüzde 30, sanayi için toplam yüzde 48 artmış oldu. Dört kişilik bir ailenin ortalama elektrik faturası 1 Ocak 2018’de 10.33 lira iken, bu rakam dün itibarıyla 136.8 liraya yükseldi.

Isınmak artık zor

Cumhuriyet’ten Mustafa Çakır ve Emre Deveci’nin haberine göre doğalgaz ve elektrik zamlarının başka birçok ürün ve hizmette de artışa neden olması beklenirken, dar ve sabit gelirliler için bu kış daha da zor geçecek. Geçen hafta yapılan yönetmelik değişikliğiyle doğalgazda fiyat artışlarının kolaylaştırılmasının ardından ardı ardına zam haberleri geldi. BOTAŞ ağustosta elektrik üretim amaçlı doğalgaz satış fiyatını yüzde 49.5 arttırmış, konutlarda kullanılan doğalgaza yüzde 9, sanayidekine de yüzde 14 zam yapmıştı. BOTAŞ 1 Eylül’de de konutlarda ve sanayide kullanılan doğalgazın fiyatını aynı oranda artırdı. Elektriğin büyük bir bölümü doğalgaz santrallerinde üretildiği için doğalgaza paralel olarak elektiğe de zam geliyor. Ağustos başında elektrik fiyatı konutlarda yüzde 9, sanayide ise yüzde 14 artırılmıştı.

9 ayda fiyatlar katlandı

Enerji Ekonomisi Derneği Başkanı Prof. Dr. Gürkan Kumbaroğlu, elektrikte yapılan son zamlarla ocaktan itibaren fiyat artış oranının sanayii ve ticarethaneler için yüzde 50’yi, meskenler için yüzde 40’ı aşmış olduğunun altını çizdi. Kumbaroğlu, doğalgazdaki artışın dokuz aylık dönemde konutlar için yüzde 30, sanayii için yüzde 69 ve elektrik üretimi için yüzde 113 oranında olduğunu hatırlattı. “Son zamlar ile sanayi ve ticarethaneler için dokuz aylık fiyat artış oranı Türk Lirası’nın Avro karşısındaki değer kaybına oran olarak eşitlenmiş oldu” diyen Kumbaroğlu, “İthal kömürü ve doğalgazı ile yenilenebilir enerjide dövize endeksi alım garantileri ile dövize endeksli sektör son zamlardan sonra döviz kurlarındaki artışı yakaladığından bundan sonra döviz kurları artmadığı sürece elektrikte yeni zam söz konusu olmamalı” şeklinde konuştu.

Enflasyonu daha da artıracak

Enerjiye yapılan zamlar, ağustosta yüzde 17.9’a yükselen tüketici enflasyonunu ile yüzde 32.13’e ulaşan üretici enflasyonu daha da artıracak. Elektriğin enflasyon sepetinde yüzde 2.39, doğalgazın yüzde 1.44 ağırlığı bulunuyor.

Elektriğe yüzde 9 zammın tüketici enflasyona yüzde 0.22 doğrudan artırıcı etkisi olacak. Doğalgazdaki yüzde 9 zammın doğrudan etkisi 0.13 puan. İki zammın da enflasyona doğrudan etkilerinin yanı sıra dolaylı etkileri de olabiliyor.

Elektrik ve doğalgazda hane kullanım fiyatlarına yapan üç zammın enflasyona toplam doğrudan etkisi yaklaşık 1 puan oldu.

Fiyat artışları hane halkının yanı sıra üreticiler üzerinde de baskı yaratacak. TEB Yatırım tarafından yayımlanan değerlendirmeye göre fiyat artışlarından en çok etkilenen ana sanayi kolları arasında cam ve çimento üreticileri yer alıyor. Sanayi için doğalgazdaki yüzde 18.5 fiyat artışının Soda Sanayi, Şişecam ve Anadolu Cam’ın faiz, amortisman ve vergi öncesi kârını (FAVÖK) yüzde 7 ile yüzde 13 arasında aşağı çekmesinin beklendiği ifade edilen raporda, çimento şirketlerinin maliyetlerinin de yaklaşık yüzde 25’ini elektriğin oluşturduğuna dikkat çekildi.

Enerjinin faturası 273 lira

Makina Mühendisleri Odası Başkanı Yunus Yener, Ağustos 2018’e kadar elektrik üretimi için sağlanan doğalgazın sübvanse edildiğine, doğalgazla elektrik üreten santrallara gazın maliyet rakamlarının altında verildiğine, yatırımcı özel şirketlerin kamu zararı pahasına desteklendiğine vurgu yaptı. Ağustosta sübvansiyonun kısmen kaldırıldığına işaret eden Yener, kamusal desteğin dar ve sabit gelirlilere ve emekçileri sağlanmasını istedi.Amortisman bedeli, ÖTV ve KDV ile birlikte “konut tüketicilerinin 1 m3 doğalgaz için ödeyeceği bedelin 1.76 TL’ye varabileceğine” işaret eden Yener, başkentte bir konutun yıllık doğalgaz faturasının bin 766 TL’ye, aylık ortalama faturasının da 147 liraya ulaştığına dikkat çekti. Yener, 4 kişilik ailenin aylık doğalgaz ve elektrik faturasının 273 TL’ye ulaştığını belirterek, “Bu tutar bin 603 TL olan asgari ücretin yüzde 17’sidir. Diğer yanda, elektrik ve doğalgaz fiyatlarındaki artış başka birçok ürün ve hizmetin fiyat artışlarının da gerekçesi olacak ve enflasyon oranı düşmek bir yana yüzde 30’ları aşabilecektir” dedi.

Yener, emekçilerin maaşları ve asgari ücretin artırılmasını istedi. Doğalgaz satış fiyatlarında sübvansiyonun yalnızca düşük gelirli konut tüketicileri için sağlanmasını talep eden Yener, enerji yoksunlarına ise bedelsiz elektrik ve doğalgaz desteği verilmesi gerektiğini kaydetti.

Yıl başında 66 dolar seviyesinde olan Brent tipi ham petrolün varil fiyatı dün 83.65 doları gördü. Birçok analist, İran’a dönük ABD yaptırımları nedeniyle petrol fiyatının 100 doları görebileceğini öne sürüyor. Petrol fiyatlarındaki artış akaryakıt fiyatlarının yanı sıra doğalgaz fiyatlarını, doğalgaz fiyatlarındaki artış da elektrik fiyatlarını artırıyor. Doğalgaz ve elektrikte, kur farkı nedeniyle gelen zamlara ek olarak petrol fiyatlarındaki artıştan kaynaklı zamların gelmesi bekleniyor.

 
 

İşçiler yarım gün iş bıraktı

 

Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonuna (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası üyesi işçiler, İzmir’de yarım günlük iş bıraktı.

Eylem Konak eski Sümerbank binası önünde saat 13.00’te başladı. “Krizin faturasını emekçiler ödemeyecek” pankartı taşıyan işçiler, “Direne direne kazanacağız”, “Krizin faturası patronlara” sloganları attı. Polis yoğun önlem aldı. Eyleme DİSK’e bağlı sendika üyelerinin yanı sıra HDP İzmir milletvekilleri Murat Çepni, Serpil Kemalbay, CHP Milletvekili Kani Beko, KESK üyeleri, STK temsilcileri, kadın örgütleri, demokratik kitle örgütleri ve siyasi parti temsilcileri katıldı.

Binlerce işçiye seslenen Genel-İş Sendikası Genel Başkanı Remzi Çalışkan, yaşamanın her geçen gün işçi ve emekçiler için zorlaştığını belirterek, “İşsizlik 6 milyonu aştı ve çok büyük bir toplumsal sorun haline geldi. Artık her evde işsiz var. Enflasyon son 15 yılın en yüksek seviyesinde. Temel tüketim maddelerinin fiyatı iki katına çıktı. Artık ücretler faturalara ve kiraya zor yetmekte” şeklinde konuştu.

Çalışkan’ın ardından DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, konuşma yaptı. Krizin sorumlusunun 16 yıldır iktidarda olan AKP olduğuna vurgu yapan Çerkezoğlu, “Bu krizin sorumlusu sermaye, AKP iktidarı ve Saray rejimidir. Faturasını onlar ödeyecek” dedi.

Konuşmaların ardından işçiler sloganlarla alandan ayrıldı.