
Ameliyattan mahkemeye
Acilen ameliyata alınan Başçı, iyileşmesine olanak dahi verilmeden apar topar Beşiktaş Özel Yetkili Ağır Ceza Mahkemesine çıkartıldı. Hakkında hiçbir somut delil bulunmamasına rağmen, iki bacağı kopup, vücudu yanık ve ameliyattan yeni çıkmış halde savcı Mehmet Murat Yönder tarafından tutuklanma istemiyle sorgu hakimliğine sevk edildi. Başçı’nın durumunu gören sorgu hakimi Selda Kutluata, sağlık durumunu dikkate alarak tutuklama talebini reddetse de savcı Yönder, Başçı’nın patlama esnasında hayatını kaybeden Erdal Meşe’nin PKK üyesi olduğunu bile bile dükkana aldığını ve gözcülük yaptığını iddia ederek ret kararına itiraz etti.
Savcının itirazını inceleyen 12. Ağır Ceza Mahkeme heyeti, vücudunun yüzde 40’ı yanan, kemikleri kırılan, bacakları kopan ve ameliyat edilen Mehmet Başçı’nın, "kırık kemiklerinin henüz kaynamadığını, iki günde bir pansuman yapılması ve düzenli olarak kontrolden geçirilmesi gerektiğini, tek başına bakımını üstlenemeyeceğini dikkate alarak tutuklanması durumunda ağır bir şekilde mağduriyetine sebebiyet verileceği" gerekçesiyle tutuklanmasını reddetti.
Ancak 5 yıl sonra aynı noktaya tekrar geri gelindi; 9 Kasım 2010 tarihinde 13. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından ”PKK örgütüne üye olmak ve patlayıcı bulundurmak” iddiasıyla verilen ceza Yargıtay 9.Ceza Dairesi tarafından onaylanınca Başçı tutuklanarak Tekirdağ 1 Nolu F Tipi cezaevine konuldu.
Hastanede eziyete devam
İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi avukatları, 3. Yargı Paketi kapsamında Başçı’nın infazının ertelenmesi talebiyle 13. Ağır Ceza Mahkemesi'ne başvurdu. Ancak İnfaz Savcılığı, Başçı’yı serbest bırakmak yerine Tekirdağ Devlet Hastanesi'ne sevk edilmesi kararını aldı. Tekirdağ Devlet Hastanesi'nin hazırladığı ve Başçı’nın tüm hastalıklarının sıralandığı raporda, "Metris R Tipi (Rehabilitasyon) Ceza İnfaz Kurumu'na gönderilmesi uygundur" şeklinde görüş belirtildi. 31 Temmuz 2013 tarihinde Metris R Tipi Cezaevi'ne gönderilen Mehmet Başçı şimdi yüzlerce hasta tutsak gibi tedavi koşullarından yoksun biçimde yaşamını sürdürmeye çalışıyor.
Her hafta 5 tabut çıkıyor
Ceza İnfaz Sisteminde Sivil Toplum Derneği (CİSST), Adalet Bakanlığı’nın verilerine göre 2010’da 252, 2011’de 268, 2012’de 260 mahpusun hapishanelerde yaşamını yitirdiğini belirtiyor. Buna göre Türk cezaevlerinden her hafta 5 tabut çıkıyor.
154 ağır hasta var
İnsan Hakları Derneği (İHD) Merkez Yürütme Kurulu üyesi Necla Şengül, 10 Eylül’de hazırladıkları son raporda, 154’ü ağır olmak üzere 526 mahpus olduğunu söyledi.
ZEYNEP KURAY/ANF/İSTANBUL