
Ensar sözcüğü: Arapça da "yardım edenler, yardımcılar" demektir. Sıfat olarak, "herkesi seven, herkese yardım eden" demektir.
İslam tarihinde ise Suudi Arabistan’ın Medine şehrinde oturan ahalinin Peygamberimiz Hz Muhammed (sav)’in İslam dinini tebliğ mücadelesinde, İslamın gelişmesi ve yerleşmesi açısından, hayati manada önem taşıyan ve Mekkeli müslümanları bağrına basan insan topluluğuna Ensar ismi verilmiştir.
Türkiye’de din adına iktidarda bulunanlar ve iktidarı hedefleyen kesimler bu isimlerle kendilerine maddi çıkar sağlamaktadırlar. Müslümanlar arasında ensar ve benzeri isimleri kullanmaları yardımlaşma amacını çağrıştırsa da, bu kesimler esas bu isimlerden çıkar sağlamayı hedeflemekteler.
Karaman’da AKP iktidarı ve saray sultanının sahibi oldukları bu vakıfta toplam 45 masum ve günahsız çocuğa tecavüz edilmiş, bu ahlaksızlık ve kebair olan suç, başka kesimler tarafından deşifre edilsede, ısrarla, bu sapkın olay kapatılmak istenmiştir.
Savcısından barosuna, bakanından milletvekiline, medyasından diyanetine kadar, herkesim bu masumların başına gelenleri ya örtme, ya da sıradanlaştırma çabasındadır.
İslam dinini prensip ve ilkeler olarak yaşayanları, islam karşıtı gösteren bu iktidar şehvetperestleri ne yazıktır ki bu anlayışlarını Türkiye’de ezici çoğunluğada aşılamışlardır. İslam fıkhına göre en büyük (kebair) günahlardan olan bu ahlaksızlık ve günahkarlık, inanca bağlı olduklarını söyleyenleri harekete geçirmediği gibi, butün İslam karşıtı amellerde de artış yaşanmaktadır.
Kur’an’ın suç saydığı büyük günahlar: Zulüm, insan katletme, tecavüz, zina, uyuşturucu, faiz, iftira, sihir, kumar ve hırsızlık gibi günahlarla yaşam, ne acıdır ki bu kesimlerin yaşam değerleri haline gelmiştir. Kur’an bu tür anlayış ve davranışları red etmeyi ve bu anlayışlara karşı mücadele etmeyi, dinimizin ana gayesi olarak bizlere öğretmiştir. Namazımız, orucumuz, haccımız ve bütün ibadetlerimiz bizleri bu anlayışlardan uzaklaştırmıyorsa, ibadetlerimiz adet olmuştur. İslamın ibadetleri inananları fahşadan ve münkerden alıkoyar.
Bugün islam aleminde ve müslümanları aldatmak için, kameralar karşısında ibadetlerini, 'Namaz, oruç, hac ve ümrelerini milyonluk lüks araçlar ve koruma orduları ile yapanların, yegane ve tek gayeleri, bu dine inanan, ama bu dini tanımayan insanlardan, oy, iktidar ve para koparmaktır. İslama inandığını söyleyen Müslümanlar, Hz. Lut’un kavminin erkekleri kendi aralarında geliştirmiş oldukları ahlaksız ilişkilerini bilmektedirler. Kurandaki kıssalar bu kebair amellerin sahiplerinin helakını bizlere anlatmaktadır.
Lut kavmi de uyarıları yalanladı. Biz de onların üzerine taş yağdıran bir kasırga gönderdik. Yalnız Lut ailesini (bu azabtan ayrı tuttuk;) onları seher vakti kurtardık; Tarafımızdan bir nimet olarak. İşte biz, şükredenleri böyle ödüllendiririz. Oysa andolsun zorlu yakalamamıza karşı onları uyarmıştı. Fakat onlar bu uyarıları kuşkuyla karşılayıp-yalanlamakta direttiler.
Kamer Suresi, 33-36
Lut, kavmine dedi ki:
"Alemlerde, sizden önce hiç kimsenin yapmadığı 'fahşayı' (hayasızlığı) mı yapıyorsunuz? Gerçekten siz, kadınları bırakıp, şehvetle erkeklere mi yaklaşıyorsunuz? Doğrusu siz, 'müsrif' (haddi aşan) bir kavimsiniz.
Lut Kavmi'nin cevabı:
"Bunları, yurdunuzdan sürüp çıkarın, muhakkak bunlar, çokça temizlenen insanlardır" demekten başkası olmadı.
Bunun üzerine Biz, karısı dışında, (Lut'u) ve ailesini kurtardık; (karısı) ise helake uğrayanlardan oldu. Ve onların üzerine, bir (azap) sağanağı yağdırdık. Bak! Mücrimlerin(suçluların) akıbeti nasılmış? Araf suresi 80-84.
Kendilerine müslümanım diyen bu iktidarlar, yandaşlar ve onlara dolaylı destek verenlere birkaç mesaj.
Kur'an erkeğin erkeklerle fahiş ilişkilerinden dolayı, kavimlerin helak olduğunu söyler. Bunlar masum çocuklara tecavüz eder, onlara tecavüz edenleri koruyup kollar.
Kur'an Zulm edenlere 'Allah lanet eder' der. Bunlar zulümde Firavun, Nemrut, Ebucehil, Mussolini ve Hitler’e rahmet okutur.
Kur'an 'İnsan öldürmek insanlığı öldürmektir' der. Bunlar Sur, Cizre, Gever, Silopi, Nusaybin ve İdil’de yaşlı, kadın, çocuk demeden yüzlerce binlerce insanı, Allah onları Kürt yaratmış diye katleder.
Kur'an 'Islah etme inşa etme müslümanın temel özelliğidir' der. Bunlar Kürt halkının evlerini başına yıkar, kış ortası dışarıya atar, sokağa çıkma zulmü ile müslüman olan Kürdü açlık ve susuzlukla öldürür.
Kur'an 'fitne adam öldürmekten daha kötüdür' der. Bunlar Kürdistanda, Suriye’de, Irak’ta, Libya’da, Mısır’da sadece fesat ve fitne ateşi yakar.
Kur'an 'Faiz ve tefecilik Allah a ve Resülüne savaş açmaktır' der. Bunlar Faiz ve tefecilikleri ile övünür, Rıza Zerrab ve Sedat Peker’le iş tutar.
Kur'an 'Hırsızlık haramdır' der. Bunlar tarihte bile eşine rastlayamayacağımız büyüklükte hırsızlıklara imza atar.
Kur'an 'İftira ve yalan büyük günahtır' der. Bunlar Gazete, Televizyon, Cami mimberlerini, mahkeme, üniversite ve Meclislerini yalan makinaları yerine kullanır.
Kur'an ' Sihirbazlığı ve insanları gaflete sevk etmeyi din düşmanlığı olarak görür'. Bunlar Cübbeli Ahmet’i, Adnan Oktar’ı, Mehmet Görmez’i, Hatipoğlu ve daha yüzbinlercesini Müslümanları uyutmayı, gaflete daldırmayı ve haksızlıklar karşısında sihirbazlıklarla uyutmaya çalışır.
Kur'an 'İsrafı haram sayar, Fakire yardımı şart koşar'. Bunlar 1100 odalı saraylarda, villalarda Saltanat sürer, fakiri, ve ümmeti açlıktan öldürür.
Hasıli kelam, İlahi Kitap Kur'an neyi yasaklamışsa onlar tersini yapar. Bütün bunları yaptıktan sonrada, milyonluk lüks arabalarına uçaklarına binerek, namaza gider, hacca ve ümreye gider.
Ey aklı başında olan ve henüz çıldırmamış olan, iman sahibi kimse, aç gözlerini ve kalk bu gaflet uykusundan, din gitti dünya gitti.
Zulme rıza zulümdür.
Peygamberin bir hadisi ile noktalayalım. Bir Münker gördüğünüzde onu elinizle, değilse dilinizle onada gücünüz yetmiyorsa kalbinizle buğz ediniz. Bu da imanın en zayıf noktasıdır der.
Allah’ın selamı bu zulme ve münkere karşı koyanların üzerine olsun.