
Ertuğrul Kürkçü'nün egemen düşünce dünyasına karşı entelektüel-siyasal meydan okuyuşunun ürünü olan bu kitapta sosyalizm ve toplumsal mücadeleler tarihine dair yazıları bir arada: Ütopyacılıktan Marksizme, Marksizmden Ütopyacılığa... Komünist Manifesto: Teorinin Pratiği, Pratiğin Teorisi... Proleter Enternasyonalizmi... Devlet ve Devrim... Lenin... Stalin... Antonio Gramsci... Ho Chi Minh... "Castroculuk"... "Fococuluk"... Che... Babailer (Baba Ishak) Ayaklanması... Celâli İsyanları... Mustafa Kemal: İmge ve Gerçek... Yön Hareketi... '68... Dev-Genç... THKP-C... Silahlı Mücadele...
Devrimci bir hafıza
Yayınevi kitabın tanıtımında, ''Bu kitap, ortak hafızanın yeniden kurulması çabalarına katkıda bulunma isteğinin bir kaydı, 1980’ler sonundaki ortak entelektüel meydan okuyuşa bir sahipleniş olarak görülmeli'' diyor.
Kitapta Kürkçü'nün saptaması şöyle aktarılıyor: “Eski çağlarda Selçukluların ve Osmanoğullarının zulmüne başkaldıran Batınî tarikatların yüzyıllar boyu süren isyanlarının; Kürtlerin, Ermenilerin, Rumların, Makedonların isyanlarının bilgisinin kolektif hafızadan silinmesi için egemen sınıfların okulda, kışlada, basında ve medyada, dinde ve diyanette gösterdikleri çabalar boşuna değildi. Cumhuriyet’in egemenleri de onlardan hiç geri kalmadılar —şimdi onların yerine yerleşmek için çırpınan İslamcı halefleri de. Devrimci bir hafıza olmadan, önceki kuşakların bilgisi birbirine eklenmeden ayağa kalkan her yeni kuşak bütün bir ayaklanma bastırma deneyimlerinin ortak mirasına sahip bir egemenlik mekanizması karşısında bir çocuk saflığıyla kala kalıyordu...”
Bu kitap ortak hafızamızın yeniden kurulması çabalarına katkıda bulunma isteğinin bir kaydı...
İsyan türküsü: özgürlük ve eşitlik
Selçuklu ve Osmanlı padişahlarının zulmü, hayatı kendileri için katlanılmaz kıldığında Anadolu halklarının, yüzlerini döndükleri toplum tasarımı yüzlerce yıldır bildikleri, içinden çıkıp geldikleri ilkel eşitlikçi aşiret demokrasisi oldu. Toplumun iktisadi temeli karmaşıklaşıp göçebelik tarihsel temelini yitirdikçe sahici anlamından uzaklaşan bu eşitlikçi ütopya uğruna girişilmiş kavgalar ve verilen kurbanlar, askerî feodal Osmanlı Devleti'nin yerine sınıfsız bir toplumun geçmesini sağlayamazdı ama, bozkırlarda özgür yaşamak özlemiyle tutuşan yoksullar her başkaldırılarında bu despotik devletin temelini kemirerek, ortadan kalkmasını kolaylaştırdılar. Bugün, onların ayaklanmalarından geriye kalan zalime başkaldırma ve ortaklaşa yaşayıp çalışma ruhu, popüler kültürün içinden çağdaş özgürlük kavgalarına sızarak sosyalist mücadeleye yerel duyarlılıklarının üzerinde gelişeceği tarihsel zemini sağlıyor.
Yeni kuşaklar isyanın izine düşerken türkülerinde hep aynı çığlık: Eşitlik! İsyanın İzinde / Ertuğrul Kürkçü / Dipnot Yayınları
KÜLTÜR SERVİSİ