
İçişleri Bakanı, Başbakan’ın bu sözlerini doğrulamak ve meşruiyetini arttırmak için öğrenci evlerinin terörist yuvası olarak kullanıldığını söyledi. Artık terörizm suçlaması hükümetin muhaliflerini suçlamak için çok ucuz bir argümanı haline getirilmiştir. Kısa bir süre önce Mehmet Metiner adında Başbakan’ın dalkavuğu olan bir milletvekili Cem evlerinin de terörist barındıran yerler olduğunu iddia etti. Bir zamanlar Amerika’da Mc Carty döneminde muhalifler Sovyetler Birliği’nin ajanı olarak suçlanırmış. Şimdi AKP Hükümeti muhaliflerini terörizmle damgalıyor. 1990’lı yıllarda bile bu kadar ucuz suçlama yapılmazdı.
Şimdi bu suçlama tüm gençlere kadar uzanmıştır. Genç kızları ve erkekleri ahlak düşkünü olarak suçluyorlar, sonra da kurtarıcılığa soyunuyorlar. Gençler ahlaksızlık batağına saplanmış, AKP ise gençleri bataklıktan kurtaracak! Böylelikle ailelerinden ve toplumdan alkış alacaktı. Ama şimdi çocuklarının böyle suçlandığını gören aileler AKP Hükümetine tepki gösteriyorlar. Erdoğan her zaman bu tür gündemlerle oy avcılığı yaparken şimdi baltayı taşa vurmuş gözüküyor. Öyle ki şimdiye kadar yandaşı olan aydın ve yazarlar Erdoğan’a tepki gösterdiler. Erdoğan’ın bir dönem destekçisi olanlar şimdi tek tek bırakıyorlar. Gençleri ahlaksızlık töhmeti altına sokan Erdoğan kendisine yönelik tepkileri daha da arttırmış bulunuyor.
Erdoğan söylendiği gibi öğrenci evleri konusunda yasa çıkaramaz. Ancak kızlı-erkekli aynı evde kalıyorlar diyerek toplumsal değer yargılarına seslenmek istedi. Ama böyle bir gündem yokken, böyle bir sorun yokken birkaç örnek üzerinden genelleme yapıp gençleri suçlaması tam tersine etki yaratmıştır. Erdoğan’ın gençleri seçime alet etmesi, seçimde oy toplamak için gençleri töhmet altında bırakması Erdoğan’ın karakterini de ortaya koymuştur. Oy için, seçim kazanmak için her türlü yol ve yöntemi mubah gören bir kişilik olduğu bir daha görülmüştür. Erdoğan’ın ilkesi ve ahlakı olmadığını, Müslümanlığı da; hak, hukuk, adaletten söz etmesi de tamamen oy almak içindir. Söylendiği gibi politikleşmiş İslam da değildir. İslam’ı da oy için kullanan, aldığı oyla iktidar olup yandaşlarına rant dağıtan bir partidir. Modernist tüketim toplumu yaratan bir partidir. Toplumun ahlakını da, kültürünü de oy için tüketen siyasi harekettir. İktidar İslam’ı yapmaktır. Toplum üzerinde sömürü ve egemenlik kuran devleti ele geçirme aracı yapmaktır. İslam’ı sömürü ve egemenlik ideolojisi yaparak İslam’ı kullanan karşıt İslamcıdır. “Karşıt İslam” kavramı Kürt Halk Önderine aittir. Bu karşıt İslam, İslam’ı da bir metayı pazarlayan sponsor gibi kullanmaktadır.
Gençlik bir toplumun geleceğidir. Ama bu gelecek AKP’nin muhafazakarlık denen zihniyeti ve tutumuyla karartılmak isteniyor. Gençliği töhmet altında bırakma, gençliği kalıba sokma zihniyeti AKP’nin belirttiği bazı toplumsal değerleri koruyan muhafazakarlık değildir. AKP’nin yaptığı her türlü gelişmenin önünü alan, beyni de, yüreği de durduran bir tutuculuk oluyor. İşte buna gericilik de deniyor. Hatta irtica olarak tanımlanıyor.
AKP para getiren bir şey olursa, rant getiren bir şey olursa ona açıktır. Bunun dışında olan her şeye sırt çeviren bir karaktere sahiptir. Biz şu gelişmeyi yaptık, bu gelişmeyi yaptık derken zihniyet gelişiminden, özgür ve demokratik yaşam gelişiminden söz etmiyor, tamamen bina yapımından, yol yapımından, maddi değerlerden söz ediyor. Bu yönüyle tam bir modernisttir, pozitivisttir. Manevi dünyanın gelişmesi kesinlikle yoktur. AKP iktidarı dönemi kadar moral değerlerden, manevi değerlerden uzaklaşma olmamıştır. Zihniyet gelişmesi ve dönüşümü bu iktidar zamanında yaşanmamıştır. Kapitalizm “ahlakının” gelişmesi hiçbir dönemde olmadığı kadar AKP döneminde olmuştur. Kapitalizmin ahlakının da tarih boyu görülen en büyük ahlaksızlık olduğu tartışmasızdır.
AKP kapitalizmin ahlakına karşı çıkan gençleri hedef almıştır. Belki söylemiyle tüm gençleri töhmet altına almıştır; ancak esas olarak da sol ve sosyalist gençleri vurmak istediği açıktır. Bir zamanlar özellikle kapitalistlerin, emperyalistlerin sosyalistler için yarattığı sosyalistler için yarattığı algıyı yeniden hortlatmak isteyen bir siyasi ahlaksızlık içine girdiği de açıktır. Bir zamanlar sosyalistler için öyle hikayeler uydurmuşlar ki, dünya tarihinin en büyük yalanları sıralamasında bunlar yer almaktadır. Yine bir zamanlar Aleviler için benzer hikayeler uydurulduğunu kim duymamıştır. İşte AKP toplumun hafızasına gericiler, kapitalistler tarafından yerleştirilen bu olayları yeniden hortlatmak istiyor. “Zaten bu evlerde terör eğitimi yaptırıyorlar” derken, solcular ve Özgürlük Hareketi’ni işaret ediyor. Aslında İçişleri Bakanı Erdoğan’ın neyi hedeflediğini itiraf etmiştir.
Erdoğan Türkiye tarihinin siyasi ahlakı en az olan lideridir. Makyavelli dirilseydi artık Makyavellist kavramını değil, Erdoğanist kavramını kullanın derdi. Amaca ulaşmak için her şey mubahtır sözü tam da Erdoğan’ın kişiliğini, yaşamını ve pratiğini gösteriyor. Boynuz kulağı geçer misali Erdoğan da Makyavelliye nal toplatmaktadır.