KCK'nin geri çekilme kararı ve AKP'nin tutumunu değerlendiren Türkiye Barış Meclisi (TBM) Sekreterya üyesi İmam Canpolat, Türk Hükümeti'nin taleplere kulaklarını tıkayarak, baştan beri sürece ciddi yaklaşmadığını söyledi. Canpolat, böylesi süreçlerin tek taraflı yürüyemeyeceğine işaret ederek, "Kürtler barışa hazır ancak devlet bunu göremiyor. Bu bağımsız heyetler geri çekilmeyi ihlal edenleri teşhir edeceklerdi. Hükümet gitti istihbarat raporlarından takip etmeyi yeğledi. Geri çekilen gruplara tacizler yapıldı. Kürt hareketi bunlara rağmen geri çekilmeyi sürdürdü. Hükümet ipe un sürdü" diye konuştu.


Savaş hazırlıkları hızlandı

Hükümetin savaşa hazırlık çalışmalarını hızlandırdığını savunan Canpolat, şöyle devam etti: "130'a yakın yeni karakol ve kalekol yaptılar. Demokratik haklarını kullanan halka şiddetle saldırdılar. Bunların hepsini toplayınca hükümetin barış süreci yerine savaşa hazırlık yaptığı görülüyor. Meclis'te çıkarması gereken yasaları ya da hukuki engellerin kaldırılmasına yönelik çalışma yapmadı. Toplumu beklentiye soktu. Başbakan 'Ben baldıran zehri içerim' dedi. Oysa geride kalan aylara baktığımız zaman Başbakan kendisi baldıran zehrini içmiyor, Kürtlere içirtmeye çalışıyor. Kürtlerde ve Kürt hareketi bunun farkındadır."

MİT ile sorun çözülmez

Demokratikleşme yönündeki adımların önemine işaret eden Canpolat, Meclis'in tatile girmesini eleştirdi. Canpolat, "MİT Müsteşarı'nı adaya göndermekle sorun çözülmez. Bu görüşmelerin yararı oldu, bundan sonra da olacaktır. Ancak Kürt sorunu gibi bir sorunu MİT Müsteşarı'nın görüşmeleri ile çözüleceğini düşünmek ya kendini aldatmaktır ya da karşındakinin siyaset bilmediğini zannetmektir. Dolayısıyla bu yöntemin aşılması gerekir. Hükümetin karar alıp Meclis'i toplaması ve paketi müzakere ederek çıkarması gerekir" dedi.

Kürtlerin talepler nettir

Kürtlerin taleplerinde belirsizlik olmadığına vurgu yapan Canpolat, Kürtlerin statü sahibi olması ve anadilde eğitim talebinin net olduğunu belirtti. Hükümetin bunların yolunu açabileceğini kaydeden Canpolat, şöyle sürdürdü: "Kürt Hareketi zaten bunların yolunun açılması için zemin hazırlıyor. Geri çekilme de bu şekilde ele alınmıştır. Geri çekilmede hükümet sorun yaratmasaydı şimdiye kadar tamamlanmış olurdu. Tamamlanmamasının nedeni hükümetin gösterdiği zorluktur. Her gün insansız hava araçları ile takip edilip, taciz edildiler. Ne kadarının çekilip çekilmediği sorun değildir. Sorun bir zihniyet sorunudur. Hükümeti bu süreci seçim malzemesi yaparsa kitlelerden cevap alacaktır."
Hükümetin anayasayı beklemeden hemen yasal yol temizliğine başlaması halinde tıkanıklığın aşılacağını ve sürecin yeniden rayına gireceğini ifade eden Canpolat, şunları ekledi: "Ölümcül hastalıklarla boğuşan tutsakların bırakılmasını istiyoruz. Hükümet illegal bir yöntem ile sorunu çözeceğini zannediyor. Bu yanlıştır. Türkiye, Kürt sorunun çözecekse binlerce tutsağı ve Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan'ı içerde tutamaz."

Bozdağ'ın açıklaması
Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ'ın KCK'nin geri çekilme kararına ilişkin yaptığı açıklamayı eleştiren Canpolat, şöyle değerlendirdi: "Bu yıllardır kullanılan söyleme geri dönüştür. Bu dil siyasal çözüm yerine askeri çözümde ısrar etmek demektir. Hükümetin yeniden savaşa hazırlık çalışmaları da dikkate alınca bu sözleri başka türlü okumak zaten mümkün değildir. Bozdağ'ın sözleri süreci sıkıntıya sokan sözlerdir. Başbakan böyle bir dil kullandığı için yardımcıları da bunu kullanıyorlar. Toplumu yeniden manipüle ederek Kürt tarafına suçu yüklemek vicdansızlığın daniskası olur."


ALPER ATALAY / EREN DİNÇ/DİHA/ANKARA