Taksim Gezi Parkı direnişi, 11 günü geride bırakırken, direnişe katılım ve destek günden güne artıyor. Direniş alanına önceki gece gazeteciler ve sanatçılar yürüyerek, destek verdi. Adana'da çatışmalar sürerken, İzmir, Mersin ve Ankara'da günlerdir yapılan eylemler ardından direniş çadırları kuruldu.

Taksim Gezi Parkı direnişinin 10. gününde dün yine binlerce kişinin katıldığı yürüyüş, etkinlik ve eylemlerle en yoğun günlerden biri yaşandı.
Önceki gece yüzbinlerce kişi yine Taksim alanında buluştu. Park alanında Taksim Dayanışması platformu kuruldu. Basın açıklaması ve müzik dinletilerinin yapıldığı platformda, Taksim'deki kıyım ve direniş eylemlerine yönelik saldırılar protesto edildi. Etkinlikler, müzik dinletileri ve sloganlar eşliğinde sabah saatlerine kadar dinmedi.

Gazeteciler direniş alanındaydı

Akşam saatlerinde  Özgür Gündem gazetesi çalışanları ve Türkiye Gazeteciler Sendikası (TGS) üyeleriniden oluşan kalabalık grup Gezi Parkı direnişine destek vermek amacıyla Taksim'de yürüyüş düzenledi. Taksim Tramvay Durağı'nda biraraya gelen gazeteciler, "Direniş medyayı da özgürleştirecek" pankartı ve tutsak Kürt gazetecilerin fotoğraflarını taşıyarak yürüdü. Yürüyüşün ardından Gezi Parkı'nda gazeteciler adına TGS İstanbul Şube Başkanı Gökhan Durmuş açıklama yaptı. Durmuş, direniş haberlerini yansıtmaya çalışan gazetecilerin polis şiddeti nedeniyle yaralandığını vurguladı. 63 gazetecinin halen tutuklu bulunduğuna işaret eden durmuş, taleplerini şöyle ifade etti: "Biz basın emekçileri de özgürlük istiyoruz. Hapisteki meslektaşlarımızın derhal serbest bırakılmasını talep ediyoruz. Tutuklanma, işten atılma, sansürleme korkusu yaşamadan, oto sansüre zorlanmadan işimizi yapabilmek, kamuoyunu en doğru şekilde bilgilendirme görevimizi layıkıyla yerine getirebilmek istiyoruz."
Özgür ve bağımsız bir gazetecilik için herkesi TGS çatısı altına birleşmeye davet eden Durmuş, "Özgürlük talebiyle büyüyen ve dalga dalga yayılan bu direnişin medyayı da özgürleştireceği umuduyla, bu direnişin parçası olduğumuzu belirtiyoruz" dedi.

Sanatçılar yürüdü

Taksim direnişine sanatçılardan da büyük destek geldi. Sanat Cephesi'nin çağrısıyla sanatçılar, Galatasaray Meydanı'nda biraraya gelen sanatçılar Taksim Meydanı'na yürüdü. Yürüyüş boyunca, "Faşizme karşı omuz omuza", "Devrimci sanat engellenemez" sloganları atıldı. Yürüyüşün ardından konuşan Ali Rıza Binboğa, Başbakan'ın yaşamın her alanına yönelik müdahalelerinin kabul edilmez olduğunu belirterek, ''Devrimi genlerinde taşıyan bir ülkenin bireyleri olarak inanıyorum ki, mücadeleye devam edecekler" dedi. Oyuncu Pelin Batu, "Onların karşısında durmaya devam edeceğiz. Biz biriz bir olmaya devam edeceğiz. Bugün gezi için yarın başka bir yer için biraraya geleceğiz" şeklinde konuştu. Şair Cezmi Ersöz ise, "Bu ülkede Roboski, Reyhanlı gibi demokratik parantezler açılıyordu; ancak bugünden sonra ülkenin tarihi Taksim'den önce ve sonra diye ikiye ayrılacaktır" diye konuştu. Açıklamanın ardından sanatçılar, parka gitti.
Gazi'de polis terörü
İstanbul'un Gazi Mahallesi'nde Taksim Gezi Parkı direnişine destek çıkmak amacıyla günlerdir onbinlerin katılımıyla yapılan eylemler önceki gece de yoğun katılımla devam etti. Gazi Mahallesi'nde toplanan binlerce kişi önceki gece yine polis karakoluna yürüyüş gerçekleştirdi. Yürüyüş yapan eylemcilere polis yine saldırdı. Yakın mesafeden yoğun gaz bombası ve plastik mermi kullanan polisler, Duran Akbaş adlı genci gaz bombasıyla kafasından vurarak, ağır yaraladı.Akbaş'ın yaşam tehlikesinin sürdüğü belirtildi. Akbaş'ın yaralanmasıyla halkın öfkesi artarken, çatışmalar gece boyunca sürdü. Polis zırhlı araçlarla ara sokaklara girerek, çok sayıda kişiyi darp etti. Polise taş ve molotoflarla karşılık veren eylemciler, caddelerdeki mobese direklerini de kaynak makinaları ile kesti.
Sarıgazi 'Demokrasi Caddesi'nde de binlerce kişinin yer aldığı yürüyüş gerçekleştirildi. Yürüyüşte hiçbir siyasi kurumun flama ve bayrağı taşınmazken, sık sık "Yaşasın halkların kardeşliği", "Faşizme karşı omuz omuza" sloganları atıldı.

Tempo artıyor

Gezi Parkı direnişinde dün alana gelen onbinlerce yurttaşın katılımıyla yine   renkli görüntüler yaşandı. Direniş alanındaki siyasi parti ve kurumlar tarafından gün içinde gerçekleştirilen etkinlikler gece de devam ederken, alandaki çadırların önlerinde kurulan stantlarda çeşitli gazete ve dergilerin dağıtımı yapıldı. İlk yardım çadırlarında sabahlayan doktorlar ve tıp öğrencileri de ihtiyacı olanlara sağlık kontrolü yaptı. Sabah saatlerinde çöp toplama ve temizlik çalışmaları yapıldı. Birçok noktaya fikir ve sinema kulüpleri ile kütüphaneler kuruldu. Direnişçiler gün içerisinde meydanda kurulan "Meydan Kütüphanesi"nden aldıkları kitapları okudu. Alanda kurulan BDP çadırında da gün içerisinde etkinlikler gerçekleştirilerek, halaylar çekildi.
Direnişinin 11'inci gününde Antikapitalis Müslümanlar da "Çapulcular Camii" adını verdikleri Gezi Parkı Meydanı'nda Cuma namazı kıldı.

Adana'da tepki dinmiyor

Adana'da son 7 günü geride bırakan protesto gösterilerinde bir kez daha çatışmalar yaşandı. Akşam saatlerinde Atatürk Parkı'nda biraraya gelen KESK, DİSK, TMMOB, TTB, Halkevleri ve çok sayıda siyasi parti grupları sık sık hükümet aleyhine slogan attı. İlerleyen saatlerde ise eylemciler Atatürk Caddesi'ni trafiğe kapattı. Daha sonra eylemcilerden bir grup AKP İl binasına yürüdü. Yürüyüşte tencere, tava, slogan ve alkış sesleri dinmedi. Polis barikatıyla karşılaşan eylemciler, polise taş attı. Polisin gaz bombalı saldırı ardından da çatışmalar saatlerce sürdü.

Direniş çadırları kuruldu

İzmir'de direnişine destek vermek amacıyla onbinler yine alanlardaydı. Kıbrıs Şehitleri Caddesi girişinde biraraya gelen eylemciler, Gündoğdu Meydanı'na yürüyerek kütüphane kurdu. Eylemler İzmir Müzisyenler Derneği'nin müzik dinletisiyle devam etti. Kurulan Gezi Parkı panolarına, eyleme katılanlar, düşüncelerini yazdı. Alanda kurulan sinevizyonlarda film izlendi. Kadınlar da eylemler sırasında atılan cinsiyetçi ve homofobik sloganlara karşı toplanarak, ellerindeki sprey boyalarla küfürlü yazıların üzerini boyadı. Öğrenciler, sanatçılar, çevreciler, hayvan hakları aktivistleri, sosyalistler, anarşistler, LBGTT bireyler ve dağcıların birarada olduğu eylemde, üniversite öğrencilerinin sınavların ertelenmesi talebinin kabul edilmemesi üzerine akademisyenler eylem alanında öğrencilere ders anlattı. Öğrenciler de taşıdıkları dövizlerle sosyal medya gözaltılarını protesto etti. Gündoğdu'ya insanların akını gece boyunca kesilmedi. Alanda onlarca dilek balonu gökyüzüne havalandırılarak, havai fişekler atıldı.
Mersin'de destek eylemlerinin adresi olan Barış Meydanı'nda biraraya gelen kitle eylemlerini gece geç saatlere kadar sürdürdü.
Ankara’daki Kuğulu Park’ta ise binlerce kişi toplanarak direnişe destek için etkinlikler düzenledi. Kütüphane kurulan alanda kitaplar okunarak, komün standlarından ihtiyaçlar ücretsiz dağıtıldı.

HABER MERKEZİ




Taksim Plafformu: Sorumluları al konuşalım
Taksim Gezi Parkı direnişini temsil eden Taksim Platformu, polis şiddetinin sorumlularının görevden alınarak cezalandırılması talebini tekrarlayarak, hükümete çözüm için diyalog ve müzakere çağrısında bulundu. HDK ise Hükümeti ısrarından vazgeçmeye ve yaşananlardan ders çıkarmaya çağırdı.
Taksim Platformu, Gezi Parkı eylemlerinin 11. gününde bir açıklama yaptı. Açıklamada şöyle denildi: "Meşru taleplerimizi savunurken dışlayıcı bir dile başvurmamaya, kimseye ayrımcı bir gözle bakmadan anlamaya çalışmaya ve şiddetten uzak durmaya büyük özen gösterdik. Bundan böyle de haklı mücadelemize gölge düşürecek her türlü eylemde bulunanları uyarma ve aramıza mesafe koyma gayretimizi sürdüreceğiz. Hangi yol ve yöntemle olursa olsun hiç kimseye, hiçbir gruba, hiçbir anlayışa ve hiçbir inanca karşı şiddeti, ayrımcı ve dışlayıcı davranışı, hakareti, küfrü kabul etmiyoruz ve böyle davrananları şiddetle kınıyoruz, suçluyoruz.  Demokratik bir siyaset ortamının oluşumu için son derece önemli gördüğümüz bir arada yaşama deneyimini tehdit edebilecek her türlü eylemi son derece tehlikeli ve elde edilen barışçıl ilişkileri tahrip etmeye yönelik olarak görüyoruz. Sonuç vermediğinin görülmesine rağmen günlerce sürdürülen yasalara aykırı polis şiddeti sorumlularının görevden alınmasının, cezalandırılmasının, şiddetin dinmesini ve barışçıl bir müzakere ortamının oluşmasını sağlayacağı inancındayız. Sorunun çözümü için hala yegâne koşulun, diyalog ve müzakere yolunun açılması olduğu inancımızı tekrarlıyoruz... Taksim hepimizin!"

HDK'den Başbakan'a: Israrından vazgeç

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Yürütme Kurulu'ndan yapılan yazılı açıklamada, haklarına sahip çıkan insanlara karşı vahşetin dinmediği belirtildi. HDK, "Günlerdir TOMA'larla, tazyikli suyla, gaz bombalarıyla, copla süren devlet şiddeti, ülkeyi adeta bir iç savaş görüntüsüne sokmuş durumda" dedi. AKP Hükümeti'nin halkın meşru ve haklı taleplerini yok saymaya, dayatmalarda ısrar etmeye ve şiddetle sonuç almaya çalıştığına dikkat çeken HDK, bu politikların iflas ettiğini belirtti. Polis saldırılarında 3 kişinin yaşamını yitirdiğini, 4 bin 335 kişinin yaralandığını hatırlatan HDK, "Hala hiçbir şey olmamış gibi davranılıyor. 'Yüzde 50'yi evde tutuyorum' denilerek, halkı karşı karşıya getirecek politikalardan medet umuluyor. Yaralananların ve ölenlerin sorumlusu şiddette ve yanlışta ısrar eden hükümettir" dedi.
Açıklamada, şu ifadeler yer aldı: "Üslubu ve tutumuyla ülkeyi bu hale getirdikten sonra 3 günlüğüne yurtdışına çıkan Başbakan Erdoğan, yaşananlardan sonuç çıkarmalı ve başta Taksim Gezi'de uygulanmak istenen Topçu Kışlası, AVM ve rezidans projesinden vazgeçtiğini açıklamalıdır. Yeni saldırı sinyalleri sorunları azaltmıyor, artırıyor. Başbakan 'polisi çekin' diyenlere 'burası yol geçen hanı mı' cevabını vererek ortamı germekten, yeni saldırılara zemin hazırlayacak mesajlar vermekten vazgeçmelidir. 'Yol ver gidelim, Taksimi ezelim' sloganları atan taraftarlarını selamlamak yerine, yaşananlardan ders çıkarmalı ve halktan özür dilemelidir. Şiddetle sonuç alma ısrarı yeni çatışmalara ve ölümlere zemin hazırlıyor. Taksim projeleri iptal edilmeli, halka şiddet uygulayanlar görevden alınmalıdır. Halkın talepleri de eylemleri de demokratiktir ve meşrudur. Şiddetin devam etmesi halinde, bundan sonra da yaşanacak acıların ve olayların tek sorumlusu AKP Hükümeti olacaktır."

HABER MERKEZİ